Ana içeriğe geç
Sözlük

sahil ile cümle

sahil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başkenti kuzeybatı sahilindeki Papeete'dir.Η πρωτεύουσα είναι η Παπεέτε, στην βορειοδυτική ακτή.
Kolo Madagaskar güney-batı sahilinde Belon'i Tsiribihina'da, Menabe'de doğdu.Γεννήθηκε στο Μπελονί Τσιριμπιχινά (Belon'i Tsiribihina) της Μενάμπ στις νοτιοδυτικές ακτές της Μαδαγασκάρης.
Kalanları sahile geri dönerler.Φώκιες απαντούν στα παράλια.
Çeşitli sahilleri ve çok sayıda plajları vardır.Υπάρχει σημαντική τουριστική κίνηση και αρκετές παραλίες.
Balayına Alanya'ya gitmiştik, oradaki ahbapları bizi bir sahil gazinosuna götürdü.Κατά την περίοδο αυτή που έμεινε στην παραλία, μια μπάλα του βόλεϊ ξεβράστηκε στην ακτή.
Türkiye’nin bütün sahil bölgelerinde bulunur.Βρίσκεται σε παραλίες ολόκληρης της Ελλάδας.
Kayalıkların altında kullanılmamış sahil ormanları da milli parkın sınırları içindedir.Οι Παλαιοζωικοί γρανιτικοί βράχοι βρίσκονται σε περιορισμένες περιοχές στα περίχωρα του Εθνικού Πάρκου.
Köyün yayla ve sahil kesimi vardır.Το χωριό διαθέτει ομώνυμη παραλία.
L'Abidjanaise (Türkçe:Abidjan Şarkısı), Afrika ülkesi Fildişi Sahili'nin ulusal marşıdır.L'Abidjanaise ("Το τραγούδι του Αμπιτζάν") είναι ο εθνικός ύμνος της Ακτής Ελεφαντοστού.
Tuz Sahili'ni yönetiyordu.Πρωτεύουσα είναι η Σαλέουλα.
Anneleri Rusudan onları Gürcistan ya da Karadeniz'in güney sahillerine kaçırdı.Η μητέρα του Ρουσουδάν κατέφυγε ή στην Γεωργία ή στις νότιες ακτές του Εύξεινου Πόντου.
Mekan: Norveç sahillerinde.Βρισκόμαστε στην ακτή της Νορβηγίας.
Bir adam karşı sahilde balık tutuyordu.Ένας άντρας ψάρευε στην απέναντι όχθη.
Onlar sahilde dinlendiler.Ξεκουράστηκαν στην παραλία.
Sahilde gezinti yaptık.Πήγαμε για βόλτα στην παραλία.
Onlar sahilde kamp yaptılar.Κατασκήνωσαν στην παραλία.
1. Özel Servis Kuvveti sahil başını korumak için iki adayı ele geçirmişti (Sitka Operasyonu).1st Special Service Force tog to øer ved kysten for at beskytte brohovedet (Operation Sitka).
Sahilde Kate, Jack'le mağaralara gelmeyi reddeder.På stranden nægter Kate at tage med Jack til hulerne.
Bu sırada Charlie sahile geri taşınmaya çalışan Claire'e yardım etmek isterken Claire'in sancıları başlar.Da Charlie prøver at hjælpe Claire med at flytte tilbage til stranden får hun veer.
Bazen sahilde uykuya dalar.Om at falde i søvn på stranden.
Neum ve Hersek sahilleri.Neum og kysten af Hercegovina.
O gece mağaralarda, Jack sahildekilerden bir kısmıyla birlikte dönerken Charlie gitarını çalmaktadır.Den nat ved hulerne spiller Charlie på sin guitar, mens Jack vender tilbage med folk fra stranden.
İslam döneminde bunlar Akdeniz sahillerine kadar ulaştı.I den islamiske periode nåede denne kunstholdning frem til Middelhavets kyst.
Valdivia uygarlığı Ekvador sahilleri boyunca gelişmiştir.Valvidiakulturen eksisterede ved Ecuadors kyst.
Grönland'a ulaştı, buranın Asya kıtasının doğu sahilleri olduğunu sandıysa da karaya çıkmadı.Han nåede Grønland, og troede at det var øst Asien, men valgte ikke at gå i lande.
İlk günün sonunda 94.000 asker ve 11.000 araç sahillere çıkabilmişti.Over 94.000 soldater og 11.000 køretøjer blev landsat den første dag.
Ülkenin sahil kesimlerindeki en düşük sıcaklık değeri -34 °C, doğusundaysa −43 °C olarak ölçülmüştür.De laveste målte vintertemperaturer er -34 °C i kystområderne og -43 °C i den østlige del af Litauen.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.I junglen vælger Sawyer, Miles og Claire at gå tilbage mod stranden.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack og Kate vender tilbage til stranden, og Jack begynder at snakke med folk om at flytte til hulerne.
Claire sinirlenerek mağaralardan sahile taşınmak üzere oradan ayrılır.Claire forlader vredt hulerne og flytter ned til stranden.
Sahilde Charlie, Claire ile ilgilenmektedir.På stranden giver Charlie Claire lidt vand.
Kumkapı'da bulunan İstanbul Su Ürünleri Hali, Beylikdüzü ilçesi Gürpınar sahiline taşınmıştır.Fulgevad Mølle er en mølle (først vand-, siden vindmølle) ved Mølleåen.
572 no'lu devlet karayolu (Riksvei 572) fiyordun batı sahilinden geçerek Ulvik'a kadar gider.Fra Bruravik går riksvei 572 inn langs vestsida av fjorden og videre langs Ulvikafjorden ind til Ulvik.
Sahil güvenlik Gümrük kontrol noktasıKustbevakningen United States Coast Guard
Sahil güvenlik Tümeni 211.Kystforsvarsdivision 211.
Sahile ilk gelen Avrupalılar 1471'de Portekizliler oldu.De første vesterlændinge, der kom til Gabon, var portugiserne i 1472.
İkincisi sahilden uzakta açık denizde, üçüncü de sığ sularda bulunur.Den anden ligger noget derfra ved strandbredden og den tredje oppe på marken, den har ypperligt vand.
Bu sırada Kate ve Michael sahile dönerler.Michael og Kate vender tilbage til lejren.
1900'de Belediye Bahçecilik Komisyonu sahil boyunca ağaçlar ve çalılar dikmeye karar verdi.1947 besluttede byrådet at anvende dele af bebyggelsen i Havbogade til pakhuse og havnepladser.
Herkes sahile döner.Her lander de ved kysten.
Fransızca falaise dik kayalık sahil anlamına gelmektedir.Plage er det franske ord for strand.
Güzel bir sahil şehridir.Hvor var dog Kysten skøn heroppe fra!
Dünyanın en uzun ikinci sahilidir.Det er verdens næstældste hatteforretning.
Norveç'te ve Manş Kanalı sahillerinde sahte hazırlıklar yapıldı.Disse simulerede forberedelser foregik i Norge, på Kanalkysten og i Storbritannien.
Sayid sahil boyunca yürürken okyanustan gelen ve ormanın içine doğru giden bir kablo bulur.Sayid finder et mystisk kabel, der løber ud af havet og ind i junglen.
Biz sahilde oynadık.Vi legede på stranden.
Müslüman topluluklar sahil Karnataka'sındaki kendi topluluklarınca temsil görüyordu.De muslimske samfunnene var representert av deres egen gruppe langs kysten i Karnataka.
Kalanları sahile geri dönerler.De tre andre ble igjen på stranda.
Neum ve Hersek sahilleri.Neum og kysten av Hercegovina.
Kuzey Amerika sahillerinin haritasını çıkardı ve Karayipler'de Santa Marta şehrini kurdu.Han kartla Sør-Amerikas nordkyst og grunnla byen Santa Marta.
1958 - ABD Hava Kuvvetleri, Georgia eyaleti sahili açıklarında bir hidrojen bombası kaybetti.1958 – Det amerikanske luftforsvaret mister en hydrogenbombe i havet utenfor Savannah i Georgia.
1950'lerden beri güneş gözlükleri bir moda aracı olarak özellikle sahillerde popüler olmuştur.Siden 1950-årene har solbriller vært utbredt som motefenomen, spesielt i forbindelse med strandliv.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack og Kate returnerer til stranden, og Jack forsøker å overbevise folk om å flytte til hulene.
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.Sør-Korea er hovedsakelig omgitt av vann og har 2413 km med kystlinje mot tre hav.
Kuvvetli bir kuzey rüzgarı Venedik gemilerinin sahil surlarına yakın gelmelerine yardım ediyordu.En sterk nordlig vind støttet de venetianske skipene til å komme nærmere bymurene.
Rüzgar sahilden esiyor ve gemilerin pek çoğunun bir saldırı için surlara yeterince yanaşmasını engelliyordu.Vind blåste fra kysten og forhindret de fleste skipene fra å komme nær nok bymurene til å angripe.
Evsizler geçici olarak Golden Gate Parkı'na, sahile ve birçok yere geçici çadırlar kurmuşlardır.Flyktninger satte opp midlertidige teltleirer i Golden Gate Park, Presidio, strender og andre steder.
Bu İngiliz sahilleri boyunca korkuya ve parçalanmaya sebep oluyordu.Det førte til frykt og forstyrrelse hos den engelske kystbefolkningen.
Güre Belediyesi "Güre Sahili ve Güre Denizi".Høyre. «Toril Fiskerstrand».
Sicilya sahilini arkasına almıştı ve Kartaca Donanması karşısında savaşa hazırdı.Sicilias kyst var bak ham og den puniske flåten var klar til kamp i front.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod