İtalya genelindeki safran üretiminin %60’ı bu bölgeden sağlanır.이탈리아산 포도주의 6%가 이 지역에서 생산된다.
Bu oran, safra kesesi ameliyatı ile aynıdır.אותו דבר נכון לגבי ניתוח פורייה.
Safra taşları çok çeşitli boyda, bir kum taşı kadar küçük, bir pingpong topu kadar büyük olabilirler.הם שונים בגודלם ויכולים להיות קטנים כגרגיר או גדולים ככדור גולף.
ISO 3632 standardı safran ile ilgilidir.По-точно ISO 3632 се отнася изключително до шафрана.
1730 yılında tüm doğu Pensilvanya’da safran yetiştiriliyordu.Към 1730 г. пенсилванските немци отглеждат шафран в цяла източна Пенсилвания.
Safranal, etkili bir antikonvülsandır, GABAA reseptörlerine agonist olarak etki eder.Шафраналът е ефективно противогърчово средство, който действа като агонист в GABAA рецепторите .
Safran tiplerinin pazar fiyatı ISO değerlerine doğrudan bağlıdır.Пазарните цени на различните типове шафран следват пряко от тези ISO оценки.
Safran özellikle Çin ve Hindistan’da kumaş boyası olarak ve parfümeride kullanılır.Шафранът е използван и за текстилно багрило – особено в Китай и Индия, както и в парфюмерията.
Böcek öldürücü özellikleri olan pikrokrosin kuru safranın %4’ü kadarını oluşturur.Той притежава инсектицидни и пестицидни свойства и може да съставлява до 4% от сухия шафран.
Ancak 3. yüzyılda Çinliler safranın Keşmir'den geldiğinden söz ediyordu.Обаче около 3 век китайците говорят, че шафранът идва от Кашмир.
Irak’ta 50.000 yıllık tarih öncesi hayvan tasvirlerinde safran bazlı pigmentlere rastlanmıştır.Бои на база шафран са открити в 50 000-годишните изображения на праисторически животни в днешен Ирак.
Ancak safran altın sarısı – turuncu rengini α-krosine borçludur.Златистият жълто-оранжев цвят на шафрана обаче се дължи главно на α-кроцина.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Шафранови нишки са разпръсквани по леглата и слагани в горещи чайове като лек срещу пристъпи на меланхолия.
Safran ısıya karşı biraz daha dayanıklıdır.Шафранът е донякъде по-устойчив на топлина.
İskender'i taklit eden askerleri safran ile banyo alma alışkanlığını Yunanistan’a getirmişlerdir.Александровите войски му подражавали и пренесли баните с шафран в Гърция.
Daha sonra tüm Güney Asya’da yemeklerde ve boya olarak safran kullanımı yaygınlaşmıştır.Оттам използването на шафран в храни и багрила се разпространява в цяла Южна Азия.
Mısırlı sağlıkçılar her türlü gastroentestinal tedavi için safranı kullanırdı.Египетските знахари са използвали шафран за лекуване на всички разновидности стомашно-чревни оплаквания.
Safranın aromasından başlıca sorumlu olan bileşenidir.Той е съставката, на която се дължи главно ароматът на шафрана.
Safran yetiştiriciliğinin tarihi 3.000 yıl öncesine kadar uzanır.Историята на отглеждането на шафран стига над 3000 години в миналото.
Safranın Güney Asya’ya gelişiyle ilgili birbiriyle çelişen teoriler bulunur.Теориите за достигането на шафрана до Южна Азия си противоречат.
Yetişkin bir insan vücudu günde yaklaşık 700 ml safra üretir.Възрастен индивид отделя средно дневно около 1700 ml урина.
Dünya çapında çeşitli safran kültivarları üretilmektedir.По света се отглеждат няколко сорта шафран.
Ortaya çıkan α-krosin kuru safranın kütlesinin %10’undan fazlasını oluşturan bir karotenoit pigmentidir.Полученият α-кроцин е каротеноидно багрило, което може да съставя до 10% от масата на сухия шафран.
Safran Avrupa’ya Endülüslülerin İspanya, Fransa ve İtalya’ya girmesiyle birlikte geri döndü.Шафранът се връща с навлизането на Мавърската цивилизация в Испания, Франция и Италия.
Safra taşlarının %20'sini oluştururlar.С тях се заема 20% от площите.
Gemi döneminin ağır gemilerinden birisiydi ve yeterince safra almamıştı.Отговорът им бил, че щетите на совалката не са по-тежки, отколкото на последните мисии.
Günümüzde Kuzey Amerika’da Lancaster County, Pensilvanya’da safran üretimi devam etmektedir.Американското отглеждане на шафран оцелява до наши дни главно в пенсилванския окръг Ланкастър.
Her Şey Aydınlandı, Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer'in 2002'de yayımlanan ilk romanıdır.Sve je rasvijetljeno prvi je roman mladog spisatelja Jonathana Safrana Foera, objavljen 2002. godine.
İnsan karaciğeri günde yaklaşık bir litre safra üretir.Disanje jedne osobe stvara oko 1 kg CO2 dnevno.
Büyülenen Crocus ilk safran bitkisine dönüşür.Stjepan Glavač je napravio prvi zemljovid Hrvatske.
Durumu takip eden iki hafta boyunca bozulmuş sağlığına safra kesesi hastalığı muzdarip oldu.Paula se sljedećih nekoliko tjedana oporavljala od svega što joj se dogodilo.
Bu oran, safra kesesi ameliyatı ile aynıdır.Inače, to će biti isto kao i sabotiranje dafa.
Öd genellikle büyük baş hayvanların safrakesesinden elde edilir.Obvykle sa živí zdochlinami veľkých zvierat.
Ancak safra yollarında tıkanma olur.Zachová sa iba tá ropa, ktorá sa zachytí do pascí.
Örneğin, safra yolunda, özellikle ana safra kanalında (koledok) kalsifikasyon olması sarılığa neden olabilir.Presné počty zlatokopov, najmä v oblasti hornej časti kaňonu Fraser je preto nemožné presne zrátať.
Snecma, Safran SA'nın bir yan kuruluşudur.Snecma je podružnica podjetja Safran.
2005 yılında SAGEM ve Snecma Safran SA'nı oluşturmak üzere birleştiler.Podjetje je nastalo leta 2005 z združitvijo Snecme in Sagema.
Çekirdeği, safran rengi nedeniyle hafif yemeklerde kullanılır.Česen se zaradi svojega ostrega okusa v kulinariki uporablja kot začimba.
Öd genellikle büyük baş hayvanların safrakesesinden elde edilir.Taip dažniausiai ruošiamos stambių gyvūnų iškamšos.
Hint safranı olarak da bilinir.Hinrikus on tuntud ka lastekirjanikuna.
Safranal, Safran (Crocus sativus) çiçeklerinden elde edilen safranda bulunan bir organik bileşiktir.Safran on vürts ja värvaine, mida saadakse safrankrookuse (Crocus sativus) õiest (emakasuudmest).
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğu처음으로 쓸개 수술을 복강경으로 시작한지 10년도 안 되어서 대부분의 쓸개(담낭) 수술은
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuA los 10 años de la primera cirugía de vesícula hecha laparoscópicamente,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuDix ans après les premières opérations de la vésicule biliaire par laparoscopie,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuDopo solo 10 anni dai primi interventi sulla colecisti fatti per via laparoscopica,
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğuתוך 10 שנים מניתוח אבני כיס המרה הראשון שנעשה בצורה לפרוסקופית רוב ניתוחי כיס המרה
10 yıl içerisinde, safra kesesi ameliyatlarının yapılmaya başlamasıyla, bu ameliyatların büyük çoğunluğu胆嚢の手術から10年で ほとんどの胆嚢の手術は 腹腔鏡で行うようになりました
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.Hij kweekt oren voor gewonde soldaten, en hij kweekt ook blazen.
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.부상당한 군인들을 위해서죠.
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.והוא גם מגדל מחדש שלפוחיות שתן,
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.وهو أيضاً يعالج بإعادة نمو المثانة .
Ayrıca safra kesesi de büyütüyorlar.ボストンの辺りでは再生した膀胱を
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.A fulladás epe, és a tartósító édes .-- Isten veled, Coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.A vesícula asfixia, e um doce preservar .-- Adeus, meu coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Een verstikking gal, en een behoud van zoete .-- Vaarwel, mijn Coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Ein Würgen Galle und eine konservierende süßen .-- Lebe wohl, mein coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.En kvælning galde, og en konserverende sød .-- Farvel, min coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.En kvävning galla, och en konserverande söt .-- Farväl, min coz.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.질식 담즙, 그리고 보존 달콤한 .-- 잘가게, 내 사촌.
Boğulma safra ve korunması tatlı .-- Veda, benim coz.Một mật nghẹt thở, và ngọt ngào bảo quản .-- Farewell, coz tôi.