Ana içeriğe geç
Sözlük

safir ile cümle

safir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Onun gözleri safir gibidirler.His eyes are like sapphires.
Alkollü içecekler Bombay Safiri popüler bir cin markasıdır.Alcoholic beverages Bombay Sapphire is a popular brand of gin.
Yakut, safir, turmalin ve topaz gibi belirli taşlar optikçe anizotropiktir.Certain stones such as rubies, sapphires, tourmalines and topaz are optically anisotropic.
SESAM destekli KLM kullanarak, sub-6fs titreşimli , Ti:Safir 'den oluşan osilatör üretilmiştir.By using SESAM-assisted KLM, sub-6 fs pulses directly from a Ti: Sapphire oscillator was achieved.
Treasure Box İnci, Safir ve Elmas olmak üzere 3 farklı versiyonda yayımlandı.Treasure Box was released in three editions: Pearl, Sapphire and Diamond.
Müzik 'İnci safiri mavisi' K-pop grubu Super Junior'ın rengidir.Music The color 'Pearl Sapphire Blue' is the official color of the popular K-pop band Super Junior.
Mor Safir (The Purple Sapphire), Ünlü Fantastik Gizemlerin Ağustos 1948 sayısında yeniden basıldı.The Purple Sapphire was reprinted in the August 1948 issue of Famous Fantastic Mysteries
Safir, ortalama bir safir değerli taşın rengine göre koyu lacivert tonudur.Sapphire is a deep shade of navy blue, based on the color of an average sapphire gemstone.
Bununla birlikte, safir ayrıca pembe, sarı veya turuncu olabilir.However, sapphires can also be pink, yellow, or orange.
Kardeşleri Safir ve Segwarides de Yuvarlak Masa'da yer almaktadır.His brothers, Safir and Segwarides, also join the Round Table.
Yakut, safir, turmalin ve topaz gibi belirli taşlar optikçe anizotropiktir.Bestimmte Steine wie Rubin, Saphir, Turmalin oder Topas sind optisch anisotrop.
Alkollü içecekler Bombay Safiri popüler bir cin markasıdır.È la fonte di ispirazione della popolare bevanda alcolica Bombay Sapphire, un gin prodotto in Gran Bretagna.
Sağ tarafta safir mavisi görülmektedir.A destra è mostrato il colore verde muschio.
İngilizce'de bir renk adı olarak ilk kez kaydedilen safirin kullanımı 1430'da oldu.Il primo utilizzo ricordato della parola auburn come nome di un colore nella lingua inglese avvenne nel 1430.
Taşı safirdir ama silahı bilinmiyor.Орудия выполнены из камня, металл был неизвестен.
Sağ tarafta safir mavisi görülmektedir.قمر أزرق على إبهامها الأيمن.
Şafirkan İlçesinin merkezi'dir.É o centro da atividade da LUGNET.
Doktor, safirden yapılmış bir şelaleye yapılan geziye gitmeyi planlar.Kävelytie on rakennettu käytöstä poistettua viaduktia pitkin kulkeneelle junaradalle.
Taşı safirdir ama silahı bilinmiyor.Puimuri on kestävä mutta aseeton.
Treasure Box İnci, Safir ve Elmas olmak üzere 3 farklı versiyonda yayımlandı.Treasure Box dirilis dalam tiga edisi: Pearl, Sapphire dan Diamond.
Treasure Box İnci, Safir ve Elmas olmak üzere 3 farklı versiyonda yayımlandı.Treasure Box được phát hành với 3 phiên bản: Pearl, Sapphire và Diamond.
Sağ tarafta safir mavisi görülmektedir.Trái có hình thoi màu xanh.
Ölüm döşeğinde iken yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi.彼は臨終の際、ベッドをエメラルド色とサファイア色の海の見える場所へと移すように頼んだという。
Din Kutsal Kitap Eski Ahit Hezekiel Kitabında Allah Cennette bir safir üzerine oturduğu belirtilmiştir.ことごとく明白な啓典(万物の運命を記載した天の書物)に記録されておる — 第11章第6節、 アッラーこそは万物の創造主。
Saab 91 Safir, Saab tarafından üretilen İsveç yapımı bir temel eğitim uçağıdır.Saab 91 Safir je švedski zrakoplov kojeg je razvila tvrtka Saab.
Safir (Gökyakut), alüminyum oksitin (Al2O3) kristal formudur.Korund (šmirgl) je vrsta minerala, kristalni oblik aluminijevog oksida Al2O3.
Taşı safirdir ama silahı bilinmiyor.Kapitán nie je priviazaný ale jeho zbraň áno.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Aber Petrus antwortete ihr: Sage mir: Habt ihr den Acker so teuer verkauft? Sie sprach: Ja, so teuer.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.A Peter jej odpovedal: Povedz mi, či ste za toľko predali to pole? A ona odpovedala: Áno, za toľko.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Da sagde Peter til hende: "Sig mig, om I solgte Jordstykket til den Pris?" Og hun sagde: "Ja, til den Pris."
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Entonces Pedro le preguntó: --Dime, ¿vendisteis en tanto el campo? Ella dijo: --Sí, en tanto
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.E perguntou-lhe Pedro: Dize-me vendestes por tanto aquele terreno? E ela respondeu: Sim, por tanto.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.I řekl k ní Petr: Pověz mi, za toliko-li jste pole své prodali? A ona řekla: Ano, za tolik.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.I rzekł jej Piotr: Powiedz mi, jeźliście za tyle tę rolę sprzedali? A ona rzekła: Tak jest, za tyle.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.베드로가 가로되 그 땅 판 값이 이것 뿐이냐 내게 말하라 하니 가로되 예 이뿐이로라
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Monda pedig néki Péter: Mondd meg nékem, vajjon ennyiért adtátok-é el a földet? Õ pedig monda: Igen, ennyiért.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Peter pa jo ogovori: Povej mi, ali sta za toliko prodala njivo? Ona pa reče: Da, za toliko.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Petru i -a zis: ,,Spune-mi, cu atît aţi vîndut moşioara?`` ,,Da``, a răspuns ea, ,,cu atîta.``
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Pietro le chiese: «Dimmi: avete venduto il campo a tal prezzo?». Ed essa: «Sì, a tanto»
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Και απεκριθη προς αυτην ο Πετρος Ειπε μοι, δια τοσον επωλησατε τον αγρον; Και εκεινη ειπε Ναι, δια τοσον.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Озвав ся ж до неї Петр: Скажи мені, чи за стільки віддали землю? Вона ж каже: Так, за стільки.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.Петр же спросил ее: скажи мне, за столько ли продали вы землю? Она сказала: да, застолько.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.ויען פטרוס ויאמר אליה אמרי לי הבמחיר הזה מכרתם את השדה ותאמר כן במחיר הזה׃
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.‎فاجابها بطرس قولي لي أبهذا المقدار بعتما الحقل. فقالت نعم بهذا المقدار‎.
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.彼 得 對 他 說 、 你 告 訴 我 、 你 們 賣 田 地 的 價 銀 、 就 是 這 些 麼 。 他 說 、 就 是 這 些
Petrus, ‹‹Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?›› diye sordu. ‹‹Evet, bu fiyata›› dedi Safira.彼得對 他 說 、 你 告訴 我 、 你 們賣 田地 的 價銀 、 就 是 這些麼 。 他說 、 就是 這些
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod