Ana içeriğe geç
Sözlük

saf ile cümle

saf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu duruma faz (safha) değişikliği denir.可換環はその乗法が可換となる環を言う(環の加法は常に可換である)。
Proteinin saflığı ve miktarı SDS-PAGE veya Western blot ile öğrenilebilir.タンパク質の精製度や収量はSDS-PAGEやウェスタンブロッティングで評価できる。
Ölüm döşeğinde iken yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi.彼は臨終の際、ベッドをエメラルド色とサファイア色の海の見える場所へと移すように頼んだという。
Karısı Filiz (B.Yıldırımlar) ise tam aksine saf, temiz ve alçakgönüllü bir kadındır.後妻が元は先妻と同時期に側妻になっていた例を含む。
Altın Şafak (Yunanca: Χρυσή Αυγή), Yunanistan'da bulunan aşırı sağ görüşlü siyasi parti.黄金の夜明け (ギリシャの政党) - ギリシャの極右政党。
Bu uygulama, sistemin her bir bölümünü saf bir işleve sahip olmaya zorlar.この課題は、システムのそれぞれの部分に純粋な機能 (function)を持たせることを強います。
Gereken toplam delta-v, tasarımın başlangıç safhası için iyi bir başlama noktasıdır.必要な合計のデルタブイは、初期の開発の良い開始点となる。
Tercihen saf su kullanılmalıdır.この場合は純水を用いなければならない。
Bu safhada damlataşların oluşumu da hızlanmıştır.これに合わせて筐体も縦長になった。
Blue Peter (1936 – 1957) İngiltere doğumlu, safkan yarış atı ve aygır.ブルーピーター(Blue Peter、1936年 - 1957年)はイギリス産の競走馬、種牡馬。
Sattığı Blue Magic (Mavi Büyü) isimli eroin Asya'dan yola çıktığında %98 - %100 saflıktaydı.アジアからルーカスが輸入したヘロイン「ブルーマジック」は98%の純度で、そのままストリートで販売された。
Safran Grubu, 11 Mayıs 2005 tarihinde Snecma ve Sagem SA'nın birleşmesiyle kuruldu.サフランは、2005年5月11日にスネクマとSAGEMの合併により設立された。
Fıkıh öğrenimine İmam Şafiî'nin öğrencilerinden ders alarak başlamıştır.まずは、セクハラ生徒会長を何とかせねば。
Vücut günde 800 mg kolesterol sentezler ve bunun yaklaşık yarısı safra asidi üretimine gider.人体では1日あたり 800 mg のコレステロールを産生し、その半分は胆汁酸の新たな生成に使用されている。
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.ただし、早朝と夕方以降は無人となる。
Libya-Berberi yazısı saf bir ebceddir, hiç sesli harf yoktur.リビコ・ベルベル文字は純粋なアブジャドであり、母音がない。
Safari'de bir arama motoru olarak Bing eklendi.が検索エンジンとしてBingを採用することで合意したと発表した。
Şafak ve günbatımında en aktiftir.狩りは明け方と夕暮れに最も活発になる。
Toz şeker, %99.9 saf sükrozdur.使用する砂糖が純度99.9%のグラニュー糖である。
Saf füzyon silahları『』 Modern Firearms
Yeni Şafak gazetesi TVNET televizyonunun imtiyaz sahibidir.元宝映テレビプロダクション所属。
Safsızlaştırma için uygulanabilecek belli yöntemler vardır.また、投げつけて使うなど用途は様々である。
En bariz ve kısa şekilde safsata safsatası olarak da adlandırılabilir.太くて短い形のものは、俵(たわら)と呼ぶ場合もある。
Safeviler yenilgiye uğradı.クリーブランドは敗れた。
Copella meyve suları% 100 saf preslenmiş elmalardan üretilmiştir.これが100%純粋なピーナッツバターである。
Önceki kitapta Ali Safa ile Hamza'yı öldüren İnce Memed atını dağlara sürer.山風剛十郎(やまかぜ ごうじゅうろう) 秩父山風派の元頭領で伝説の鬼打ちの一人。
Yakup Şafak.暁 … 夜明け。
Tek şiir kitabı, 1939'da yayımlanan “Ak Şafaklar” (Beli mugri), en ünlü eseridir.彼の最高の成功本は1939年に出版された詩集『白き夜明け(マケドニア語: Бели мугри)』である。
İşlem bitiminde saflık kontrolü yapılır.安政末ごろまで存命が確認される。
Never Bend ( 1960 – 1977) ABD doğumlu, safkan yarış atı ve aygır.ネヴァーベンド(Never Bend、1960年 - 1977年)はアメリカ生まれの競走馬、種牡馬である。
Ayrıca safra keseleri de yoktur.また鱗も側線もない。
Saf ve iyiniyetli olan Mater eğlenmeyi çok sever.面白いことが好きな明るい少女。
Diğer büyücüler gibi o da safkandı.全に対しては他の魔法使いと同様敬意を払っている。
Safranbolu'ya ise daha da yakındır.サテュロスとも近縁。
Günlükleri Bir Şafaktan Bir Şafağa (1997).オランダで2位) 夜明けの太陽 (1972年。
"Şafak vakti Kıbrıs'tayız".ここのつ 「永夜黎明」に登場。
Hat sanatını Safranbolulu Hüsnü Efendi'den öğrendi.叔父三条西公条から伝授された。
4 Mart şafağında Kral Théoden, Miğfer Dibi'ndeki karşı hücuma öncülük etti.3月4日、明け方に、アラゴルンはセオデン王と共に絶望的な突撃を試みる。
Ayrıca Eos, gün doğumunun (şafak) tanrıçası, da onun kardeşiydi.辻 正男(つじ まさお) 辻姉弟の父親。
Akridin ilk defa 1871'de Carl Gräbe ve Heinrich Caro tarafından saflaştırılmıştır.1871年にカール・グレーベ (de:Carl Gräbe) とハインリッヒ・カロ (de:Heinrich Caro) によってコールタールの中から初めて単離された。
Plak kutusu alüminyumdur ve ultra saflaştırılmış uranyum-238 izotopuyla kaplanmıştır.レコードカバーはアルミニウム製で、その表面は、超高純度ウラン238で覆われている。
Din Kutsal Kitap Eski Ahit Hezekiel Kitabında Allah Cennette bir safir üzerine oturduğu belirtilmiştir.ことごとく明白な啓典(万物の運命を記載した天の書物)に記録されておる — 第11章第6節、 アッラーこそは万物の創造主。
Argumentum ad nauseam (ya da sıklıkla sadece Ad nauseam) bir safsatadır. (logical fallacy.)扶律談常(ふりつだんじょう)あるいは扶律説常(ふりつせつじょう)ともいう。
Şafak Vakti'nde Bella'yla Edward'tın düğününde Bella'nın çiçeğini yakalar.エドワードとベラの結婚式ではベラの投げたブーケをキャッチする。
Benzen (%99 saflıkta) Toluen (%95 saflıkta) elde edilir.Basic(ベーシック): 約95%はこのレベルを使用。
En son olarak ise Zafranbolu ve daha sonra Safranbolu şekline dönüşmüştür.諱は顕徳(あきのり)、後に顕理(あきよし)とした。
Safranal, etkili bir antikonvülsandır, GABAA reseptörlerine agonist olarak etki eder.サフラナールは、GABAA受容体のアゴニストとして作用し、効果的な鎮痙剤となる。
Bu şekilde elde edilen konsantre >%99,99 saftır.この相関の統計的有意性は 99.99% である。
Muggle doğumlu büyücülere bazı safkan büyücüler "mudblood (bulanık)" diyerek onları aşağılamaktadırlar.純血主義者は、マグルやマグル生まれの魔法族を「穢れた血」 (mud-blood) と呼び、侮蔑している。
Ünsiyet bir köpeği kusmuğuna zincirleyen bir safradır.部隊章は鎖に繋がれた犬。
Höyük Tepe (Şeyh Safi Tepesi) Erken Tunç Çağı, Demir Çağı ve Geç Roma yerleşmeleri vardır.山崎照朝・大山泰彦の指導を受け、修行に励む。
Abbas ise tam tersine saf biridir.バンビとは対照的に明るく人なつっこい性格。
Hattâ İsmâ‘il Safevî Şiraz’ı feth ettiğinde kendisini ziyâret ederek himmet dualarını almıştı.次いで範頼に問うと、範頼は覚悟の旨を述べた。
(Ancak bu durum davanın jüri safhasına gelmesine kısa bir süre kala kabul görmüştür.)これにはランフォードの功績を高めることで相対的にマイヤーの功績を下げる目的もあったと推定されている)。
(Dawn, İngilizce'de "Şafak" demektir.)デイブレイク (daybreak) は、英語で夜明けを意味する言葉。
Aynı zamanda Saflık Yasası'na göre düzenlenmiş ilk Alman birasıdır.ドイツ連邦共和国基本法の基礎的注釈書の著者でもある。
Şarkının videosu da büyük uğraşlar ve efektlerle yapılmış safari formatında bir kliptir.地歌のなかでも複雑な構成と技巧をこらした風格のある大曲とされている。
Akşam ve şafakta ise bütün birimler eşit mücadele eder.早朝と昼には、将校を含む全隊員がクロスカントリーを行う。
767), Şâfiî (ö.777ch.) あっ!
Buradan da kolay bir şekilde saf gümüş kazanılır.大山はこれも簡単に料理してしまった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod