Saflaştırma preparatif veya analitik olabilir.تنقية البروتين إما أن يكون تحضيرياً أو تحليلياً.
NATO saflarında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği yer almakta.هذا التصنيف يعرف في الولايات المتحدة والناتو NATO.
Safari Web proxy sunucuları ile Geliştirilmiş uyumluluk.تحسينات تخص أداة Web Console للمطورين.
Peyami Safa'nın hikâyeciliği akademik olarak pek fazla incelenmemiştir.ملف سلامة سينوكزاسين فيما يبدو غير ملحوظ بالأحرى.
Ancak Osmanlılarda ilk olarak Avusturya ordusunu safdışı bırakmayı amaçlamışlardı.ولم يحقق النمساويون هدفهم الرئيسي المتمثل في القضاء على صربيا.
Doluluk, saflık bildirir.حكي السرايا وحكي القرايا.
En sonunda devlet, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yarısından fazlasını harcadı.وفي النهاية أنفقت الحكومة أكثر من نصف الناتج المحلي الإجمالي.
Neredeyse tüm büyük araştırma safhasındaki astronomik teleskoplar yansıtıcılardır.تعد كل المقاريب الكبيرة للأبحاث الفلكية تقريبًا مقاريب عاكسة.
Safiye, KGT tarafından kurtarılmıştır.ومع ذلك، أنقذ المخلصون شوان.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya göre Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada ikinci sıradadır.ففي هذا القطاع تأتي اليابان في المركز الثاني عالميا بعد الولايات المتحدة الأمريكية.
Yarı finalde Fenerbahçe'yle 'Dört Büyükler'`den başka bir takım daha saf dışı bırakıldı.بلاكبيرن لم يخسر ضد ثلاثة من " الأربعة الكبار " حتى الآن.
Avukatlık yapmaya başladığı sırada Demokrat Parti saflarında politikaya atılmıştır.في بداية مسيرته السياسية، كان دبس عضوًا في الحزب الديمقراطي.
Bu aşkın ve hayranlığın en saf bakışı.É o olhar mais puro de amor e adoração.
Tanrısal saflıkları ve güzellikleri nedeniyle ak olarak anılırlardı.Os Atributos ou Perfeições de Deus.
Mısırlı sağlıkçılar her türlü gastroentestinal tedavi için safranı kullanırdı.Os curandeiros egípcios usavam o açafrão para tratar todas as variedades de distúrbios gastrointestinais.
Şafak Vakti'nde yedi kurt daha yer almıştır.Existem mais sete lobisomens presentes no final de Amanhecer.
Bonjour bileşenleri, iTunes ve Safari gibi diğer yazılımlara dahil edilebilir.Os componentes do Bonjour também podem ser incluídos em outros softwares tais como iTunes e Safari.
Fransızlar, saldırılarına şafakta başladı.Os franceses iniciaram o ataque ao meio-dia.
Naim Şafak Tirali resmi sitesi.Observatório de La Silla ao amanhecer.
Ben kurban talep etmiyorum, ve saflık dediğin suda olur, insanda değil.Eu não peço por sacrifícios, e a pureza é para a água potável, não para pessoas.
Libya-Berberi yazısı saf bir ebceddir, hiç sesli harf yoktur.Essa escrita líbico-berbere era um abjad, sem vogais.
İkinci nesil saf olarak adlandırılan düşük sonlu(low end) 603 ve yüksek sonlu (high end) 604 idi.A segunda geração ''pura'' que incluía o ''low end'' PowerPC 603 e ''high end'' PowerPC 604.
Saçı siyahtır, saftır ve gözleri küçüktür.As orelhas tem ausência de pelo e são pequenas e pretas, enquanto que os olhos são amarelos.
Şafak sökerken Türklerin üzerilerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı.De madrugada, porém, Doria foi surpreendido ao ver que os turcos estavam vindo em direção aos seus navios.
Tutulma'da on üç yaşında oldukları söylenmiş ve Şafak Vakti'nde Sam'in sürüsünde yer almışlardır.Em Eclipse, é dito que eles têm treze anos, e eles aparecem em Amanhecer, como parte do bando de Sam.
Şeytan, iki yüzlülük yapıp kendini kandırmak yerine saf bilgiyi temsil eder!Satã representa sabedoria pura ao invés de auto-ilusão hipócrita!
1540 yılında Bakü tekrar Safevi ordusu tarafından işgal edildi.Em 1540 Baku foi novamente capturada pelas tropas Safávidas.
Dünyada yaklaşık 400 safkan köpek ırkı vardır.Contudo, é especulado que existam mais de 400 raças de cães espalhadas por todo o mundo.
Bu safhada yıldızlar çekirdeklerinde hidrojeni kaynaştırmaktadırlar.Durante este estágio as estrelas estão fundindo hidrogênio em seus núcleos.
O zaman Saffi ile Barınkay'ın ve Arsena ile Ottokar'ın evlenmelerine hiçbir itiraz konusu kalmamıştır.Agora não há objeção ao casamento de Saffi e Barinkay ou Ottokar e Arsena.
Biyografi Yeni Şafak Vatan ^Estudos Evangélicos no alvorecer do novo milênio.
Fakat, savaş uzadıkça Almanya için sıkıntılar had safhaya çıkmaya başlıyordu.Nesse ponto, a guerra parecia estar ficando pior para a Alemanha.
Osmanlılar ile Safevîler, 150 yıldan daha uzun bir süre Irak'ın verimli toprakları uğruna savaştılar.Os otomanos e os safávidas lutaram ao longo das férteis planícies do Iraque por mais de 150 anos.
Erişim tarihi: 26 Eylül 2008. ^ National Construction Safety Team (Eylül 2005).Consultado em 6 de abril de 2013 National Construction Safety Team (Setembro de 2005).
Yakup Şafak.Ponte ao amanhecer.
Sergio'nun üvey annesi, Angélica, yoksul ve saf oluşu yüzünden Marimar'ı küçümsemektedir.A madrasta de Sérgio, Angélica, vive humilhando Marimar por causa de sua inocência e por ser muito pobre.
Bunu daha sonra saf gümüş ile yapılan paralar izledi.Ele foi retratado em uma moeda feita de prata pura.
1989'da İsviçre'nin diplomatik temsilcilikleri saflarına katıldı.Em 1989, entrou para as fileiras da Suíça e do corpo diplomático.
Ama o feci mücadelenin hiçbir safhasını gereğince öğrenememişti.Aparentemente, ele não percebia a gravidade do conflito.
Kendi içlerinde yaptıkları evlilikler sayesinde safkan özelliklerini sürdürebilmişlerdir.Possuem o hábito de se isolarem em casais para reproduzir.
United Kennel Club (kısaca UKC), ikinci en eski ve ikinci en büyük safkan köpek kayıt kulübüdür.United Kennel Club(UKC) é o segundo maior e segundo mais antigo Kennel club dos Estados Unidos.
James-Samuel ailesi savaşın çıkışıyla beraber kölelik yanlısı Konfederasyon saflarına dahil oldu.A família James-Samuel ficou do lado dos confederados.
Zîrâ bu safhada o çocuk bir nevi ilk imtihandan geçmektedir.Mas para entrar neste universo, o jovem precisa passar por um teste de iniciação.
Hastalığın ilerleyen safhalarında; abdomen, akciğer ve başka diğer bölgelere metastazlar görülebilir.Na doença já avançada, pode haver metástases para o abdome, pulmões e outros órgãos.
Dido'nun üçüncü albümü Safe Trip Home, Kasım 2008'de yayımlandı.Ver artigo principal: Safe Trip Home Seu terceiro álbum, Safe Trip Home, foi lançado em 3 de Novembro de 2008.
1981), Safkan büyücü.Em 1984, grava Magicamente.
Fruktoz besinlerde ya monosakkarit olarak (saf fruktoz) veya disakkarit (sükroz) olarak bulunur.A frutose existe em alimentos tanto como monossacarídeo (frutose na forma livre) como dissacarídeo (sacarose).
O lirik ve saf." yazarak sanatçıya olan hayranlığını dile getirdi.Obrigada a todos pela compreensão e carinho”, escreveu a artista.
"Şafak Pavey 15 yıl sonra yurda döndü".«Malhação: Paloma Duarte volta à Globo após 15 anos».
Salgılanan safra tuzlarının %95'i iliumda emilip tekrar kullanılır.95% dos sais produzidos pela bile são reabsorvidos e reutilizados.
Saffarî İmparatorluğu kurucusu Yakub'un ölümünden sonra pek fazla yaşamadı.O Império Safárida não durou muito após a morte de seu fundador.
Eos, şafak tanrıçası.Uzhara, o deus da alvorada.
Marshall gruptaki en saf kişidir.Marbles é o mais inteligente do grupo.
Jerry, Newman'ı "saf şeytani" bir kişilik olarak nitelendirir.Jerry descreve-o como "O Mal em Pessoa".
Üçü arasında en pozitif ve saf olanıdır.Apesar disto, é disparado o mais racional e lógico dos três.
P bir safsata cümlesidir.A é um ângulo obtuso.
Şah Abbas'tan sonraki Safevi hükümdarları Şah II. Abbas hariç silik karakterliydi.À exceção do xá Abas II, os governantes safávidas após Abas I foram ineficientes.
Snecma, Safran SA'nın bir yan kuruluşudur.A Snecma agora é uma subsidiária do Grupo SAFRAN.
Yeni Şafak.O longo amanhecer.
Bu safha Hindistan'ın bağımsızlığı ile sona erdi.O tratamento foi abolido com a Independência da Índia.