sadakatsiz ile cümle
sadakatsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.She accused her husband of having been disloyal to her.
Onun sadakatsizliği konusunda beni uyarıyor.She's warning me about his infidelity.
Tom sadakatsizdir.Tom is unfaithful.
Alice, Eric'e karşı sadakatsizdi.Alice was unfaithful to Eric.
Mary Tom'u kendine karşı sadakatsiz olmakla suçladı.Mary accused Tom of being unfaithful to her.
Sadakatsiz değildim.I wasn't unfaithful.
Tom sadakatsizdi.Tom was unfaithful.
Senin için sadakatsiz olsam ne yaparsın?What would you do if I were untrue to you?
Ben sadakatsiz olsam ne yaparsın?What would you do if I were untrue?
Tom sadakatsiz karısını öldürmeyi planlıyordu.Tom was planning on killing his unfaithful wife.
Tom, Mary'nin sadakatsiz olduğunu keşfetti.Tom discovered that Mary was unfaithful.
Dan'ın sadakatsiz olduğunu nasıl bulduğunu bana söyleyebilir misin?Can you tell me how you found out that Dan was unfaithful?
Sana karşı dürüst olmak gerekirse, Tom sadakatsiz bir kocadır.To be honest with you, Tom is an unfaithful husband.
Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.Dania had to cope with years of abuse and infidelity.
Ben asla sadakatsiz olmadım.I've never been disloyal.
Leyla, Fadıl'ın sadakatsizliğinden bıkmış durumda.Layla is tired of Fadil's infidelity.
Erkekler sadakatsizdir.Men are unfaithful.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.Around 1199, Anyanka goes to the Koskov valleys above the Urals to curse an unfaithful man.
Ticaret Bakanlığı 24 Şubat 1948 tarihinde Condon'ı sadakatsizlik suçlamalarından akladı.The Department of Commerce cleared Condon of disloyalty charges on February 24, 1948.
Barry dizide bencil, korkunç, sadakatsiz, yalancı, başkalarını küçümseyen biri olarak gösterilir.Barry is portrayed as a horrible, selfish little man who cheats, lies, and belittles other people.
Bu yeminden dolayı Balder sadakatsizliklle karşı karşıya kalmıştır.From then on, Burrell owes his loyalty to him.
Sadakatsizliği Polybius'un düşüşüne neden olmuştur.Disloyalty led Polybius to his downfall.
Albümün ilk teklisi olarak sadakatsiz bir aşık hakkında yazılan "Rocket" seçildi.The album's first single was "Rocket", a song about an unfaithful lover.
Ne sadakatsiz bir kuş.What an unfaithful bird.
Üzerine kemirmeye görünen çizgileri ölümcül boşluklar ve davetsiz sadakatsizliğiWhat deadly voids and unbidden infidelities in the lines that seem to gnaw upon all
Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››I will make the land desolate, because they have committed a trespass, says the Lord Yahweh.
Selman Reis, İstanbul'a gönderildi ve sadakatsizlik nedeniyle 1520 yılına kadar hapsedildi. [1]Selman Reis was sent to Istanbul and imprisoned for disloyalty until 1520.[1]
Procris'in sadakatsiz olduğunu iddia etmeden önce para teklif ederek "tereddüt etmeye" zorlar.He pushes Procris to "hesitate" by promising her money before claiming that she is unfaithful.
Kocasının katılığı ile personelin sadakatsizliği ile ilgili problemler vardı.There was a dispute between her husband's inflexibility and the staff's disloyalty.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Wegen dieser Zerstreuungen halten ihn beide Frauen für untreu.
Onlar, özellikle Melisende'nin sadakatsizliği hakkındaki dedikoduları duydular.Dabei kann sie sich von den teils unwürdigen Methoden Melzers überzeugen.
Onun sadakatsizliğini asla affetmedi ve her fırsatta bunu onun başına kaktı.Elle ne lui pardonna jamais son infidélité et la lui rappelait à tout propos.
Beş eşinden üçü sadakatsizdi.Des cinq épouses qu'il a eues, trois ont été infidèles.
O benim hâlâ sadakatsiz olduğumu düşünüyor.Elle pense encore que je suis infidèle.
Sadakatsizliği Polybius'un düşüşüne neden olmuştur.La déloyauté aurait mené Polybe à sa chute.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.Autour de 1199, Anyanka se trouve dans les Monts Oural pour maudire un homme infidèle.
Adamlar sadakatsizdir.Los hombres son infieles.
Ben sadakatsiz olsam ne yaparsın?¿Qué harías si yo fuera infiel?
Fakat evliliğini onun sadakatsizliği yüzünden 1931'de boşanma ile bitirdi.Sin embargo, este matrimonio terminó en un divorcio en 1931 debido a su infidelidad.
Ticaret Bakanlığı 24 Şubat 1948 tarihinde Condon'ı sadakatsizlik suçlamalarından akladı.24 февраля 1948 года Министерство торговли сняло с Кондона обвинение в измене.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Thema's in het verhaal zijn (on)trouw en loyaliteit.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Uważa, iż jest to jedyny sposób na wyjście obu kobiet z nędzy.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.1199 beger sig Anyanka till Uralbergen för att straffa en otrogen man.
Aynı zamanda her ikisi de kadınların sadakatsızlığı yüzünden bunun ortay çıktığına inanmışlardır.Після шлюбу обидва зберегли вірність своєму віросповіданню.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Ale varují ho, že nesmrtelná milenka vyžaduje i bezmeznou věrnost.
Peygamberlere göre cinsel kafirlik ruhani sadakatsizlikle ilintilidir.Å fornekte pavens ufeilbarlighet er forbrytersk dårskap.
Fakat evliliğini onun sadakatsizliği yüzünden 1931'de boşanma ile bitirdi.Pernikahan pertamanya berakhir dengan perceraian tahun 1931.
Isildur onların bu sadakatsizliklerine karşı onlara lanet okudu.Václav đã được cảnh báo bởi những người trung thành với ông.
Isildur onların bu sadakatsizliklerine karşı onlara lanet okudu.알렉시오스는 이들에게 자신에게 충성할 것을 서약하게 했다.
83 yılıyla birlikte kendi evliliği, karşılıklı sadakatsizlik ve skandallarla kopma noktasına gelmişti.83 m. jo paties santuoka dėl neištikimybės ir abipusių skandalų buvo ties iširimu.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Jų bendra tema – neištikimybė.
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.내 그물을 그 위에 베풀며 내 올무에 걸리게 하여 끌고 바벨론으로 가서 나를 반역한 그 반역을 거기서 국문할지며
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.ופרשתי עליו רשתי ונתפש במצודתי והביאותיהו בבלה ונשפטתי אתו שם מעלו אשר מעל בי׃
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.وابسط شبكتي عليه فيؤخذ في شركي وآتي به الى بابل واحاكمه هناك على خيانته التي خانني بها.
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網 撒 在 他 身 上 、 他 必 在 我 的 網 羅 中 纏 住 、 我 必 帶 他 到 巴 比 倫 、 並 要 在 那 裡 因 他 干 犯 我 的 罪 刑 罰 他
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網撒 在 他 身上 、 他 必 在 我 的 網羅 中 纏住 、 我 必帶 他 到 巴比倫 、 並要 在 那 裡 因 他 干犯 我 的 罪刑 罰他
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ej slægter Fædrene på, en vanartet, stridig Slægt, hvis Hjerte ikke var fast, hvis Ånd var utro mod Gud
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.그 열조 곧 완고하고 패역하여 그 마음이 정직하지 못하며 그 심령은 하나님께 충성치 아니한 세대와 같지 않게 하려 하심이로다
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ולא יהיו כאבותם דור סורר ומרה דור לא הכין לבו ולא נאמנה את אל רוחו׃
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ولا يكونون مثل آبائهم جيلا زائغا وماردا جيلا لم يثبت قلبه ولم تكن روحه امينة لله