Ana içeriğe geç
Sözlük

sadak ile cümle

sadak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Du vil legge dager til kongens dager, hans år skal være som slekt efter slekt,
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Ele permanecerá no trono diante de Deus para sempre; faze que a benignidade e a fidelidade o preservem.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Estará para siempre delante de Dios; designa la misericordia y la verdad para que lo guarden
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Geef de koning een lang leven en laat zijn nageslacht altijd regeren.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Han skal trone evigt for Guds Åsyn; send Nåde og Sandhed til at bevare ham!
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!j napokat a király napjaihoz, esztendeit nemzedékrõl nemzedékre [nyujtsd.]
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Ke dnům krále více dnů přidej, ať jsou léta jeho od národu do pronárodu,
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!저가 영원히 하나님 앞에 거하리니 인자와 진리를 예비하사 저를 보호하소서
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Pridaj dní ku dňom kráľovým, a nech sú jeho roky jako pokolenie a pokolenie.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Sinä lisäät kuninkaalle päiviä päiviin; hänen vuotensa jatkukoot polvesta polveen.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Θελει διαμενει εις τον αιωνα ενωπιον του Θεου καμε να διαφυλαττωσιν αυτον το ελεος και η αληθεια.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!Той ще пребъдва пред Бога до века; Заповядай да го пазят милосърдието и верността.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!ישב עולם לפני אלהים חסד ואמת מן ינצרהו׃
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!‎يجلس قدام الله الى الدهر. اجعل رحمة وحقا يحفظانه‎.
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!他 必 永 遠 坐 在 神 面 前 . 願 你 豫 備 慈 愛 和 誠 實 保 佑 他
Tanrının huzurunda sonsuza dek tahtında otursun; Onu sevgin ve sadakatinle koru!他 必 永 遠 坐在 神 面前 . 願 你 豫備慈愛 和 誠實 保佑 他
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Cet homme, voyant Pierre et Jean qui allaient y entrer, leur demanda l`aumône.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da er nun sah Petrus und Johannes, daß sie wollten zum Tempel hineingehen, bat er um ein Almosen.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da han så Peter og Johannes, idet de vilde gå ind i Helligdommen, bad han om at få en Almisse.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Da han så Peter og Johannes som vilde gå inn i templet, bad han om å få en almisse.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Éste, al ver a Pedro y a Juan que iban a entrar en el templo, les rogaba para recibir una limosna
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ez mikor látta, hogy Péter és János a templomba akarnak bemenni, kére õ tõlük alamizsnát.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.그가 베드로와 요한이 성전에 들어 가려함을 보고 구걸하거늘
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ko ta vidi Petra in Janeza, da hočeta stopiti v tempelj, prosi, da bi mu dala miloščino.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Nähdessään Pietarin ja Johanneksen, kun he olivat menossa pyhäkköön, hän pyysi heiltä almua.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.När denne nu fick se Petrus och Johannes, då de skulle gå in i helgedomen, bad han dem om en allmosa.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Người thấy Phi - e-rơ và Giăng vào , thì xin hai người bố_thí .
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Người thấy Phi -e-rơ và Giăng vào, thì xin hai người bố thí.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Omul acesta, cînd a văzut pe Petru şi pe Ioan că voiau să intre în Templu, le -a cerut milostenie.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ora, vendo ele a Pedro e João, que iam entrando no templo, pediu que lhe dessem uma esmola.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Questi, vedendo Pietro e Giovanni che stavano per entrare nel tempio, domandò loro l'elemosina
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Tedy ten, keď videl Petra a Jána, že majú vojsť do chrámu, prosil, žeby mu dali almužnu.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ten ujrzawszy Piotra i Jana, że mieli wnijść do kościoła, prosił ich o jałmużnę.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Ten uzřev Petra a Jana, ani vcházeti měli do chrámu, prosil jich, aby mu almužnu dali.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Toen Petrus en Johannes de tempel wilden binnengaan, vroeg hij hun om geld.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.ουτος ιδων τον Πετρον και Ιωαννην μελλοντας να εισελθωσιν εις το ιερον, εζητει να λαβη ελεημοσυνην.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.О и той да ви изпрати определения за вас Христа Исуса,
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Он, увидев Петра и Иоанна перед входом в храм, просил у них милостыни.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.Побачивши він Петра та Йоана, що хотїли ввійти в церкву, просив милостині.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.ויהי כראותו את פטרוס ואת יוחנן באים אל המקדש ויבקש לקחת מאתם צדקה׃
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.‎فهذا لما رأى بطرس ويوحنا مزمعين ان يدخلا الهيكل سأل ليأخذ صدقة.
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.他 看 見 彼 得 約 翰 將 要 進 殿 、 就 求 他 們 賙 濟
Tapınağa girmek üzere olan Petrusla Yuhannayı gören adam, kendilerinden sadaka istedi.他 看見 彼得 約翰 將 要 進殿 、 就 求 他 們賙濟
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.A harmadik pillér a csoporton belüli lojalitás.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Al treilea fundament este loialitatea interioară de grup.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Der dritte Grundpfeiler ist 'Loyalität innerhalb der Gruppe'.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Det tredje grundlag er holdfølelse/loyalitet.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.El tercer pilar es la lealtad de grupo.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Het derde fundament is loyauteit binnen de groep.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Il terzo fondamento è la lealtà di squadra.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.세번째는 자신이 속한 집단에 대한 충성심입니다.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Kolmas peruspilari on ryhmääntyminen/lojaalisuus.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Landasan ketiga yakni loyalitas kelompok.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.La troisième fondation est la fidélité au groupe.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Nền tảng thứ ba là lòng trung thành trong nhóm.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Třetím základem je "oddanost skupině".
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Trzecią podstawą jest lojalność wewnątrzgrupowa.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Το τρίτο θεμέλιο είναι η πίστη στην ομάδα.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Третата основа е вътрешно-групова лоялност.
Üçüncü kaynak grup-içi sadakat'tir.Третий принцип — это лояльность к своим.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod