Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!Salmo. Di Davide. porgi l'orecchio alla mia supplica, tu che sei fedele, e per la tua giustizia rispondimi
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!מזמור לדוד יהוה שמע תפלתי האזינה אל תחנוני באמנתך ענני בצדקתך׃
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!مزمور لداود. يا رب اسمع صلاتي واصغ الى تضرعاتي. بامانتك استجب لي بعدلك.
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!〔 大 衛 的 詩 。 〕 耶 和 華 阿 、 求 你 聽 我 的 禱 告 、 留 心 聽 我 的 懇 求 、 憑 你 的 信 實 和 公 義 應 允 我
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!〔 大衛 的 詩 。 〕 耶和華 阿 、 求 你 聽 我 的 禱告 、 留心 聽 我 的 懇求 、 憑 你 的 信實 和 公義應 允我
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.(53:7) Он воздаст за зло врагам моим; истиною Твоею истреби их.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.(54:7) Le mal retombera sur mes adversaires; Anéantis-les, dans ta fidélité!
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Det onde vende sig mod mine Fjender, udryd dem i din Trofasthed!
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Él hará volver el mal contra mis enemigos. ¡Destrúyelos por tu verdad
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Er wird die Bosheit meinen Feinden bezahlen. Verstöre sie durch deine Treue!
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Faze recair o mal sobre os meus inimigos; destrói-os por tua verdade.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.For fremmede har reist sig imot mig, og voldsmenn står mig efter livet; de har ikke Gud for øie. Sela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ia akan menghukum musuhku dengan kejahatan mereka sendiri, dan membinasakan mereka sebab Ia setia kepadaku
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.주께서 내 원수에게 악으로 갚으시리니 주의 성실하심으로 저희를 멸하소서
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.lebo cudzinci povstali proti mne, a ukrutníci hľadajú moju dušu; nepredstavili si Boha pred seba. Sélah.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Mert idegenek támadtak ellenem, és kegyetlenek keresik lelkemet, a kik nem is gondolnak Istenre. Szela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ngài sẽ báo ác cho những kẻ thù nghịch tôi: Xin hãy diệt chúng nó đi, tùy sự chơn thật Chúa.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ngài sẽ báo ác cho những kẻ thù_nghịch tôi : Xin hãy diệt chúng_nó đi , tùy sự chơn thật Chúa .
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.On povrne zlo zalezovalcem mojim; po resničnosti svoji jih pokončaj.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Răul se va întoarce asupra protivnicilor mei; nimiceşte -i în credincioşia Ta!
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Ty främlingar resa sig upp mot mig, och våldsverkare stå efter mitt liv; de hava icke Gud för ögonen. Sela.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Vreemde mensen keren zich tegen mij; geweldenaars willen mij doden. Zij denken niet aan God.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Θελει στρεψει το κακον επι τους εχθρους μου εξολοθρευσον αυτους εν τη αληθεια σου.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.Той ще въздаде зло върху неприятелите ми; Според Твоята вярност изтреби ги,
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.ישוב הרע לשררי באמתך הצמיתם׃
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.يرجع الشر على اعدائي. بحقك افنهم.
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.他 要 報 應 我 仇 敵 所 行 的 惡 . 求 你 憑 你 的 誠 實 滅 絕 他 們
Düşmanlarım yaptıkları kötülüğün cezasını bulsun, Sadakatin uyarınca yok et onları.他 要 報應 我 仇敵 所 行 的 惡 . 求 你 憑 你 的 誠實滅絕 他 們
-Etnik köken ile tanımlanan sadakat.- La lealtad definida por la etnicidad.
-Etnik köken ile tanımlanan sadakat.- La loyauté se définit par l'ethnicité.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.A jó házasság bizalmon és elkötelezettségen alapul és az egymás egyedülálló adottságainak őszinte csodálatán.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Att det bygger på tillit och hängivenhet och beundran för varandras unika begåvningar.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Dat het is gebaseerd op vertrouwen en engagement en bewondering voor elkaars unieke talenten.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Että se perustuu luottamukseen ja sitoutumiseen ja toinen toisensa ainutlaatuisen lahjakkuuden ihailuun.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Isso constrói-se com base na verdade e no compromisso e na admiração pelas características únicas um do outro.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.서로에 대한 신뢰와 책임감 그리고 상대방의 장점을 인정함으로서 이상적인 유대관계가 형성될 수 있다는 것을 배울 수 있었습니다.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Que se construye con fé y compromiso y admiración por los dones únicos de cada uno.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Qu'il est bâti sur la confiance et l'engagement et l'admiration pour les dons uniques de l'autre.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.To, že je budované na vernosti a oddanosti a obdive jedinečných darov oboch.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Yang dibangun berdasarkan keyakinan dan komitmen dan kebanggaan atas karunia masing-masing.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Že je postaveno na víře a odhodlání a obdivu k jedinečným darům toho druhého.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Że zbudowane są na wierze i oddaniu, na wzajemnym podziwie dla wyjątkowych cech partnera.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Че той се гради върху вяра, отговорност и възхищение на всеки един към уникалните дарове на другия.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Что он построен на доверии, и взаимных обязательствах, и восхищении уникальностью друг друга.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.כאלה המבוססים על נאמנות, מסירות והערצה לכישוריו היחודיים של השני.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.ذلك المبني على الإيمان والإلتزام والإحترام لهدية كل طرف المتفردة.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.お互いの能力への賞賛の上に築かれた... 父親になること
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.A cana trilhada, não a quebrará, nem apagará o pavio que fumega; em verdade trará a justiça;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.bryder ej knækket Rør og slukker ej rygende Tande. Han udbreder Ret med Troskab,
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.상한 갈대를 꺾지 아니하며 꺼져가는 등불을 끄지 아니하고 진리로 공의를 베풀 것이며
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Megrepedt nádat nem tör el, a pislogó gyertya belet nem oltja ki, a törvényt igazán jelenti meg.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Nalomenej trstiny nedolomí a tlejúceho knôtu nevyhasí; súd bude vynášať podľa pravdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.No quebrará la caña cascada, ni apagará la mecha que se está extinguiendo; según la verdad traerá justicia
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trestia frîntă n'o va zdrobi, şi mucul care mai arde încă, nu -l va stinge. Va vesti judecata după adevăr.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trsta nalomljenega ne zlomi in tlečega stenja ne pogasi; po resnici bo oznanjeval pravico.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Třtiny nalomené nedolomí, a lnu kouřícího se neuhasí, ale soud podlé pravdy vynášeti bude.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Trzciny nałamanej nie dołamie, a lnu kurzącego się nie dogasi; ale sąd wyda według prawdy.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.Смазана тръстика няма да пречупи, И замъждял фитил няма да угаси; Ще постави правосъдие според истината.
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.трости надломленной не переломит, и льна курящегося не угасит; будет производить суд по истине;
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek. Adaleti sadakatle ulaştıracak.קנה רצוץ לא ישבור ופשתה כהה לא יכבנה לאמת יוציא משפט׃