Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Thà các ngươi lấy của mình có mà bố thí, thì mọi điều sẽ sạch cho các ngươi.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Thà các ngươi lấy của mình có mà bố_thí , thì mọi điều sẽ sạch cho các ngươi .
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Uw innerlijke zuiverheid blijkt het beste uit de mildheid waarmee u geeft.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Wszakże i z tego, co jest wewnątrz, dawajcie jałmużnę, a oto wszystkie rzeczy będą wam czyste.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Πλην δοτε ελεημοσυνην τα υπαρχοντα υμων, και ιδου, τα παντα ειναι καθαρα εις εσας.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Подавайте лучше милостыню из того, что у вас есть, тогда все будет у вас чисто.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.По-добре чистете вътрешното; и ето, всичко ще ви бъде чисто.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.Тільки давайте милостиню з того, що є, і ось усе чисте вам буде.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.אבל תנו לצדקה את אשר בם והנה הכל טהור לכם׃
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.بل اعطوا ما عندكم صدقة فهوذا كل شيء يكون نقيا لكم.
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.只 要 把 裡 面 的 施 捨 給 人 、 凡 物 於 你 們 就 都 潔 淨 了
Siz kaplarınızın içindekini sadaka olarak verin, o zaman sizin için her şey temiz olur.只要 把 裡面 的 施捨給人 、 凡 物 於 你 們 就 都 潔淨了
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale keď ty dávaš almužnu, nech nevie tvoja ľavica, čo robí tvoja pravica,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale ty gdy czynisz jałmużnę, niechaj nie wie lewica twoja, co czyni prawica twoja.
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ale ty když dáváš almužnu, tak čiň, ať neví levice tvá, co činí pravice tvá,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ci tu, cînd faci milostenie, să nu ştie stînga ta ce face dreapta,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.너는 구제할 때에 오른손의 하는 것을 왼손이 모르게 하여
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Mais quand tu fais l`aumône, que ta main gauche ne sache pas ce que fait ta droite,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Mas, quando tu deres esmola, não saiba a tua mão esquerda o que faz a direita;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Men når du gir almisse, da la ikke din venstre hånd vite hvad din høire gjør,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Men når du giver Almisse, da lad din venstre Hånd ikke vide, hvad din højre gør,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Nej, när du giver en allmosa, låt då din vänstra hand icke få veta vad den högra gör,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Pero cuando tú hagas obras de misericordia, no sepa tu izquierda lo que hace tu derecha
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Quando invece tu fai l'elemosina, non sappia la tua sinistra ciò che fa la tua destra
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Song khi ngươi bố thí, đừng cho tay tả biết tay hữu làm việc gì,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Song khi ngươi bố_thí , đừng cho tay tả biết_tay hữu làm việc_gì ,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Te pedig a mikor alamizsnát osztogatsz, ne tudja a te bal kezed, mit cselekszik a te jobb kezed;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Tetapi kalian, kalau kalian memberi sedekah, berikanlah dengan diam-diam, sehingga tidak ada yang tahu
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ti pa kadar daješ miloščino, naj ne ve levica tvoja, kaj dela desnica tvoja:
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Vaan kun sinä almua annat, älköön vasen kätesi tietäkö, mitä oikea kätesi tekee,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Wenn du aber Almosen gibst, so laß deine linke Hand nicht wissen, was die rechte tut,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Οταν δε συ καμνης ελεημοσυνην, ας μη γνωριση η αριστερα σου τι καμνει η δεξια σου,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.А когато ти правиш милостиня, нека левицата ти не узнае какво прави десницата ти;
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.Ти ж, як подаєш милостиню, то нехай ліва рука твоя не знає, що робить права:
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.У тебя же, когда творишь милостыню, пусть левая рука твоя не знает, что делает правая,
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.ואתה בעשותך צדקה אל תדע שמאלך את אשר עשה ימינך׃
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.واما انت فمتى صنعت صدقة فلا تعرف شمالك ما تفعل يمينك.
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.你 施 捨 的 時 候 、 不 要 叫 左 手 知 道 右 手 所 作 的
Siz sadaka verirken, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.你 施捨 的 時候 、 不 要 叫 左手 知道 右手 所 作 的
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.(110:8) тверды на веки и веки, основаны на истине и правоте.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Affermies pour l`éternité, Faites avec fidélité et droiture.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.de er grunnfestet for all tid, for evighet, de er gjort i sannhet og rettvishet.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.De stå fasta för alltid och för evigt, de fullbordas med trofasthet och rättvisa.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.de står i al evighed fast, udført i sandhed og retsind.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ðược lập vững bền đời đời vô cùng, Theo sự chơn thật và sự ngay thẳng.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ðược lập vững_bền đời_đời vô_cùng , Theo sự chơn thật và sự ngay_thẳng .
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.firmados estão para todo o sempre; são feitos em verdade e retidão.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Hukum-Nya bertahan sepanjang masa, diberikan dalam kebenaran dan keadilan
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.immutabili nei secoli, per sempre, eseguiti con fedeltà e rettitudine
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.întărite pentru vecinicie, făcute cu credincioşie şi neprihănire.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.영원 무궁히 정하신 바요 진실과 정의로 행하신 바로다
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Megingathatlanok örökké és mindvégig; hívségbõl és egyenességbõl származottak.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Ne pysyvät järkkymättä aina ja iankaikkisesti; ne ovat tehdyt totuudessa ja oikeudessa.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.pevne podoprené na večné veky, učinené v pravde a v priamosti.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Sie werden erhalten immer und ewiglich und geschehen treulich und redlich.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Son afirmadas eternamente y para siempre, hechas con verdad y rectitud
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Upevnění na věčnou věčnost; učiněni jsou v pravdě a v pravosti.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.utrjene za vedno in na veke, storjene v zvestobi in pravično.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.Utwierdzone na wieki wieczne, uczynione w prawdzie i w szczerości.
Sonsuza dek sürer, Sadakat ve doğrulukla yapılır.εστερεωμεναι εις τον αιωνα του αιωνος, πεποιημεναι εν αληθεια και ευθυτητι.