Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.Така, тази синя част ето тук, повърхността тук е х пъти у, х пъти у. А сега тук, каква е повърхността?
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.لكن في هذا المثال، لدينا فقط المتغير x
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(88:34) милости же Моей не отниму от него, и не изменю истины Моей.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(89:34) Mais je ne lui retirerai point ma bonté Et je ne trahirai pas ma fidélité,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.aber meine Gnade will ich nicht von ihm wenden und meine Wahrheit nicht lassen trügen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Akkor vesszõvel látogatom meg az õ bûnöket, és vereségekkel az õ álnokságukat;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.dar nu-Mi voi îndepărta deloc bunătatea dela ei, şi nu-Mi voi face credincioşia de minciună;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.då skall jag väl hemsöka deras överträdelse med ris och deras missgärning med plågor,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.da vil jeg hjemsøke deres synd med ris og deres misgjerning med plager.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.그러나 나의 인자함을 그에게서 다 거두지 아니하며 나의 성실함도 폐하지 아니하며
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Mas não lhe retirarei totalmente a minha benignidade, nem faltarei com a minha fidelidade.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.men min Nåde tager jeg ikke fra ham, min Trofasthed svigter jeg ikke;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người , Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết .
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người, Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.niin minä rankaisen vitsalla heidän rikoksensa ja heidän pahat tekonsa vitsauksilla;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Pero no retiraré de él mi misericordia, ni falsearé mi fidelidad
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.punirò con la verga il loro peccato e con flagelli la loro colpa
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy navštívím metlou přestoupení jejich, a trestáním nepravost jejich,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy nawiedzę rózgą przestępstwo ich, a karaniem nieprawość ich.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tetapi Aku akan tetap mengasihi Daud, dan tak akan mengingkari kesetiaan-Ku
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Toda milosti svoje mu ne odtegnem in lagal ne bom zoper zvestobo svojo.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.vtedy navštívim ich prestúpenie prútom a údermi ich neprávosť;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.zal Ik hen straffen en allerlei plagen sturen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Το ελεος μου ομως δεν θελω αφαιρεσει απ' αυτου, ουδε θελω ψευσθη κατα της αληθειας μου.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Но милостта Си не ще оттегля от него, Нито ще изневеря на верността Си.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.וחסדי לא אפיר מעמו ולא אשקר באמונתי׃
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.اما رحمتي فلا انزعها عنه ولا اكذب من جهة امانتي.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只 是 我 必 不 將 我 的 慈 愛 、 全 然 收 回 、 也 必 不 叫 我 的 信 實 廢 棄
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只是 我 必不 將 我 的 慈愛 、 全然 收回 、 也 必 不 叫 我 的 信實廢棄
Amerikalı bilim insanları olmazdı. Gerçek bilimin hiçbir devlete sadakat borcu yoktur.La verdadera ciencia no profesa lealtad a gobiernos.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir. Bu resimde köpek olması biraz ironik.То разбира се символизира верността.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir.Een hond is natuurlijk een symbool van trouw.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir.Pes je samozřejmě symbolem věrnosti.
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ej slægter Fædrene på, en vanartet, stridig Slægt, hvis Hjerte ikke var fast, hvis Ånd var utro mod Gud
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.그 열조 곧 완고하고 패역하여 그 마음이 정직하지 못하며 그 심령은 하나님께 충성치 아니한 세대와 같지 않게 하려 하심이로다
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ולא יהיו כאבותם דור סורר ומרה דור לא הכין לבו ולא נאמנה את אל רוחו׃
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ولا يكونون مثل آبائهم جيلا زائغا وماردا جيلا لم يثبت قلبه ولم تكن روحه امينة لله
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.不 要 像 他 們 的 祖 宗 、 是 頑 梗 悖 逆 居 心 不 正 之 輩 、 向 著 神 心 不 誠 實
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.不要 像 他 們 的 祖宗 、 是 頑梗 悖逆 居心 不 正 之 輩 、 向著 神 心不誠實
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Aj ten, kdož se zpíná, tohoť duše není upřímá v něm, ale spravedlivý z víry své živ bude.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ecco, soccombe colui che non ha l'animo retto, mentre il giusto vivrà per la sua fede
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Eis o soberbo! A sua alma não é reta nele; mas o justo pela sua fé viverá.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Glej, kdor je prevzeten, duša njegova ni poštena v njem. Pravični pa bo živel po svoji veri.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.He aquí, aquel cuya alma no es recta dentro de sí está envanecido, pero el justo por su fe vivirá
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Hľa, nadutá je, nie je priama jeho duša v ňom, ale spravedlivý bude žiť svojou vierou.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Iată, i s'a îngîmfat sufletul, nu este fără prihană în el; dar cel neprihănit va trăi prin credinţa lui.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ímé, felfuvalkodott, nem igaz õ benne az õ lelke; az igaz pedig az õ hite által él.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Katso, sen kansan sielu on kopea eikä ole suora; mutta vanhurskas on elävä uskostansa.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.보라 그의 마음은 교만하며 그의 속에서 정직하지 못하니라 그러나 의인은 믿음으로 말미암아 살리라
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Nầy, lòng người kiêu ngạo, không có sự ngay thẳng trong nó; song người công bình thì sống bởi đức tin mình.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Oto kto sobie hardzie poczyna, tego dusza nie jest szczera w nim; ale sprawiedliwy z wiary swej żyć będzie.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblæst, uredelig er Sjælen i ham, men den retfærdige skal leve ved sin Tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, opblåst og uærlig er hans sjel i ham*; men den rettferdige skal leve ved sin tro. / {* kaldeeren.}
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Se, uppblåst och orättrådig är dennes själ i honom; men den rättfärdige skall leva genom sin tro.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Voici, son âme s`est enflée, elle n`est pas droite en lui; Mais le juste vivra par sa foi.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ιδου, η ψυχη αυτου επηρθη, δεν ειναι ευθεια εν αυτω ο δε δικαιος θελει ζησει δια της πιστεως αυτου.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Вот, душа надменная не успокоится, а праведный своею верою жив будет.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ето, душата му се надигна, не е отдън права; А праведният ще живее чрез вярата си.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.הנה עפלה לא ישרה נפשו בו וצדיק באמונתו יחיה׃
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.هوذا منتفخة غير مستقيمة نفسه فيه. والبار بايمانه يحيا.