sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網撒 在 他 身上 、 他 必 在 我 的 網羅 中 纏住 、 我 必帶 他 到 巴比倫 、 並要 在 那 裡 因 他 干犯 我 的 罪刑 罰他
Akıllı Şirketler yalnız sadakat planları ve ürün güncellemeleri yapmaz.스마트 기업은 로열티 프로그램이나 제품 업데이트뿐 아니라
Akıllı Şirketler yalnız sadakat planları ve ürün güncellemeleri yapmaz.والشركات الذكية لا تنشئ برامج ولاء فقط، أحيانًا يرسلون
Akıllı Şirketler yalnız sadakat planları ve ürün güncellemeleri yapmaz.利用ヒントやコツなどを紹介する会報まで送付します
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.하나님에게 큰 믿음일 가지며 자식들을 사랑하는 가운데 지원금을 전혀 받으려고 하지 않으셨습니다.
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.האמינה עמוקות באלוהים, אהבה את ילדיה ולעולם לא היתה מקבלת צדקה.
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.لديها إيمان قوي بالله، أحبت أطفالها ولم تقبل مطلقاً بالإعانات.
Allah'a derin bir inanç beslemiş, çocuklarını sevmiş ve hiçbir sadakayı kabul etmemişti.施しは絶対受け取りません でもそれは 市場での機会があったからです
Alo Sadaf, nasılsın?Aló Sadaf, ¿qué tal?
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.Ale w tym przykładzie mamy tylko zmienną x.
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.Asi pues + X*Z pero tenemos 2
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.Plus ab.
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var. Toplayalım.Здесь, соответственно, коэффициент 11, а здесь коэффициента нет, поскольку это константа.
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.이 경우에는 변수가 x 하나뿐이니까 상관없군요
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.В цьому прикладі є тільки змінна х.
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.Така, тази синя част ето тук, повърхността тук е х пъти у, х пъти у. А сега тук, каква е повърхността?
Ama bu örnekte, sadace x değişkenimiz var.لكن في هذا المثال، لدينا فقط المتغير x
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(88:34) милости же Моей не отниму от него, и не изменю истины Моей.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(89:34) Mais je ne lui retirerai point ma bonté Et je ne trahirai pas ma fidélité,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.aber meine Gnade will ich nicht von ihm wenden und meine Wahrheit nicht lassen trügen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Akkor vesszõvel látogatom meg az õ bûnöket, és vereségekkel az õ álnokságukat;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.dar nu-Mi voi îndepărta deloc bunătatea dela ei, şi nu-Mi voi face credincioşia de minciună;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.då skall jag väl hemsöka deras överträdelse med ris och deras missgärning med plågor,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.da vil jeg hjemsøke deres synd med ris og deres misgjerning med plager.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.그러나 나의 인자함을 그에게서 다 거두지 아니하며 나의 성실함도 폐하지 아니하며
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Mas não lhe retirarei totalmente a minha benignidade, nem faltarei com a minha fidelidade.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.men min Nåde tager jeg ikke fra ham, min Trofasthed svigter jeg ikke;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người , Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết .
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người, Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.niin minä rankaisen vitsalla heidän rikoksensa ja heidän pahat tekonsa vitsauksilla;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Pero no retiraré de él mi misericordia, ni falsearé mi fidelidad
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.punirò con la verga il loro peccato e con flagelli la loro colpa
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy navštívím metlou přestoupení jejich, a trestáním nepravost jejich,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy nawiedzę rózgą przestępstwo ich, a karaniem nieprawość ich.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tetapi Aku akan tetap mengasihi Daud, dan tak akan mengingkari kesetiaan-Ku
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Toda milosti svoje mu ne odtegnem in lagal ne bom zoper zvestobo svojo.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.vtedy navštívim ich prestúpenie prútom a údermi ich neprávosť;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.zal Ik hen straffen en allerlei plagen sturen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Το ελεος μου ομως δεν θελω αφαιρεσει απ' αυτου, ουδε θελω ψευσθη κατα της αληθειας μου.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Но милостта Си не ще оттегля от него, Нито ще изневеря на верността Си.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.וחסדי לא אפיר מעמו ולא אשקר באמונתי׃
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.اما رحمتي فلا انزعها عنه ولا اكذب من جهة امانتي.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只 是 我 必 不 將 我 的 慈 愛 、 全 然 收 回 、 也 必 不 叫 我 的 信 實 廢 棄
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只是 我 必不 將 我 的 慈愛 、 全然 收回 、 也 必 不 叫 我 的 信實廢棄
Amerikalı bilim insanları olmazdı. Gerçek bilimin hiçbir devlete sadakat borcu yoktur.La verdadera ciencia no profesa lealtad a gobiernos.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir. Bu resimde köpek olması biraz ironik.То разбира се символизира верността.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir.Een hond is natuurlijk een symbool van trouw.
Aslında köpeklerin resme koyulması, sadakati vurgulamak içindir.Pes je samozřejmě symbolem věrnosti.
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ej slægter Fædrene på, en vanartet, stridig Slægt, hvis Hjerte ikke var fast, hvis Ånd var utro mod Gud
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.그 열조 곧 완고하고 패역하여 그 마음이 정직하지 못하며 그 심령은 하나님께 충성치 아니한 세대와 같지 않게 하려 하심이로다
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ולא יהיו כאבותם דור סורר ומרה דור לא הכין לבו ולא נאמנה את אל רוחו׃
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.ولا يكونون مثل آبائهم جيلا زائغا وماردا جيلا لم يثبت قلبه ولم تكن روحه امينة لله
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.不 要 像 他 們 的 祖 宗 、 是 頑 梗 悖 逆 居 心 不 正 之 輩 、 向 著 神 心 不 誠 實
Ataları gibi inatçı, başkaldırıcı, Yüreği kararsız, Tanrıya sadakatsiz bir kuşak olmasınlar.不要 像 他 們 的 祖宗 、 是 頑梗 悖逆 居心 不 正 之 輩 、 向著 神 心不誠實
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Aj ten, kdož se zpíná, tohoť duše není upřímá v něm, ale spravedlivý z víry své živ bude.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Ecco, soccombe colui che non ha l'animo retto, mentre il giusto vivrà per la sua fede
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Eis o soberbo! A sua alma não é reta nele; mas o justo pela sua fé viverá.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Glej, kdor je prevzeten, duša njegova ni poštena v njem. Pravični pa bo živel po svoji veri.
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.He aquí, aquel cuya alma no es recta dentro de sí está envanecido, pero el justo por su fe vivirá
Bakın şu övüngen kişiye, niyeti iyi değildir. Ama doğru kişi sadakatiyle yaşayacaktır.Hľa, nadutá je, nie je priama jeho duša v ňom, ale spravedlivý bude žiť svojou vierou.