sada ile cümle
sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.В Италия е деец на Италианската комунистическа партия.
Rita'nın büyük oğlu prens Andronikos'un bir metresi vardı ancak metresinin sadakati konusunda şüpheleri vardı.По-големият син на Рита, Андроник, поддържал любовна връзка с жена, която подозирал в изнвяра.
Bu Sadakonun hikâyesi'ydi.Представлява елементът на лоялността.
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Исабел започва да се съмнява в любовта на Анибал.
Biz sadakat yemini ediyoruz Sözümüzü yineliyoruz.Те му отвръщат с клетва за вярност.
En çok sadakate ve dürüstlüğe önem verir.От тях тя очаквала единствено трудолюбие и честност.
İlk karısı Else Weil de Tucholsky'nin sadakat konusunda çok da hassas olmadığını doğruluyordu.Втората г-жа де Уинтър е облекчена да чуе, че Максим не е обичал Ребека.
1771’de tekrar sadaret kethüdalığına atandı.През 1970/71 отново изпада.
Ordu, Cassius'u yeni komutanları yapmak istediyse de, o Crassus'a olan sadakat'i nedeniyle bu öneriyi reddeti.Vojska je zauzvrat pokušala učiniti Kasija svojim novim zapovjednikom, ali je on to odbio zbog odanosti Krasu.
Ayrıca ordunun sadakatini kazanmak için rüşvete başvuran ilk imparatordu.Tako je on bio prvi car koji je vjernost svojih vojnika nagrađivao novcem.
Ekip, Angel’ın sadakatinden şüphe etmeye başlar.Ponovno je počeo sumnjati u baruničinu vjernost.
Bu sadaret, tam 4 buçuk saat sürmüştü.Sveukupno , njihovo suđenje nije trajalo ni sat i pol vremena.
Her vakitte nâfile sadaka verilebilir.Členstva sa môže dobrovoľne kedykoľvek vzdať.
Kıvrım kenar çevrilmiş sadaka kaseleri ayrıca Kore metal eşya ile benzer bulundu.Zakrivené olemované almužnové misky sa podobajú na kórejské kovové produkty.
Tarihi köklerinde Sadabat Paktı da vardır.Na moste sa v priebehu dejín odohrali aj zlé veci.
Sık uçan yolcu programı, bir havayolu şirketi tarafından müşterilerine sunulan bir sadakat kartı programıdır.Súčasťou týchto kariet býva vernostný program a sú určené klientom partnera.
Vareg Muhafızların sadakati, Bizans yazarların kinayesi olmuştur.Lojalnost varjaške garde je za bizantinske pisce postala pojem.
Her vakitte nâfile sadaka verilebilir.Odlikovanje se lahko podeli posmrtno.
Aşk, sadakat göstermektir.Ljubezen je norost.
Nitekim geleneklere olan sadakatini muhafaza etmekte ve Tanrıya olan bağlılığını açıkça beyan etmektedir.Izraža pripravljenost, da si bomo odslej bolj prizadevali za zvestobo Bogu in njegovim zapovedim.
Ancak sadaret müddeti, 1 sene, 7 ay, 1 hafta sürebildi.Kljub temu je s potrditvijo odlašal in je sedisvakanca trajala celo leto, en mesec in 25 dni.
Bu seferki sadareti 2 yıl 2 ay sürdü.Njuno sovladanje je trajalo verjetno dve leti in štiri mesece.
2014 yılında Sadakov, kendisine ALS hastalığı teşhisi konduğunu duyurdu.Junija 2010 je Frederiksen oznanil, da so mu odkrili raka.
Ama I. Mahmut, onu sadarete getirmek istemekteydi.Ludvik I. ga ukaže obglaviti.
Fides Publica Populi Romani yani "Roma devletine sadakat" ismiyle de tapınılırdı.Taip pat buvo garbinama kaip Fides Publica Populi Romani („lojalumas Romos valstybei“).
83 yılıyla birlikte kendi evliliği, karşılıklı sadakatsizlik ve skandallarla kopma noktasına gelmişti.83 m. jo paties santuoka dėl neištikimybės ir abipusių skandalų buvo ties iširimu.
Toplanan kitleler Führer'in konuşmalarını dinler, ona sadakat yemini ederlerdi.Į suvažiavimą susirinkusios žmonių masės klausėsi fiurerio kalbų, prisiekinėjo jam ištikimybe.
Augustus, Praetorian Muhafızların tam sadakatine sahip tek İmparator olarak tarihe geçti.Augustas buvo vienintelis imperatorius, kuriam pretorionai buvo absoliučiai ištikimi.
İşlenen ana temalar arkadaşlık ve sadakatsizliktir.Jų bendra tema – neištikimybė.
Bu zâtın sadareti de, 4 ay 19 gün sürdü.Tačiau ministru dirbo tik 4 mėn. ir 19 dienų.
Aklınızca Sadaret'i mi basmaya geldiniz?Ar tu matei kada žydint kaštoną?
1151'de Grossetto şehirlileri Siena Cumhuriyeti'ne sadakat yemini ettiler.1501 m. miesto meras prisiekė ištikimybę Šveicarijos Konfederacijai.
Sadakati ve üstün yetenekleri sayesinde Michael Corleone'nin en güvendiği adam haline gelir.Daugėliškyje jo artimiausias ir patikimiausias pagalbininkas buvo zakristijonas Mykolas Cicėnas.
Fiili sadareti böylece 9 gün sürmüş oldu.Tolesni tomai buvo leidžiami kas 9 mėnesius.
Sadako onu unutmak istedi.Sadako norėjo tai pamiršti.
Bıraktıklarımız sadakadır.Tõotan ustavaks jääda...
Boccasini'nin Bonifacius'a olan bu sadakati ölümüne kadar sürdü.Siin oli ka vähem vaimulikke enne Bonifatiuse tulekut.
2014 yılında Sadakov, kendisine ALS hastalığı teşhisi konduğunu duyurdu.1982. aastal nimetas Prusiner haigusttekitavaid valke prioonideks.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 anni fa, abbiamo iniziato a pagare la decima.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 jaar geleden, begonnen we met het geven van tienden.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30년 전 쯤이죠, 저희는 십일조를 내기 시작했습니다.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 lat temu, zaczęliśmy oddawać dziesięcinę.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 tahun yang lalu, kami mulai memberikan persembahan.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 лет назад, мы начали давать десятину.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.30 років тому, ми почали віддавати десяту частину з доходів на благодійність.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.- Als meine Frau und ich vor 30 Jahren heirateten, fingen wir an, den Zehnten unseres Einkommens zu spenden.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.לפני 30 שנה, התחלנו לתת מֵעָשֵר לכנסיה.
30 yıl önce, sadaka vermeye başladık.قبل 30 عاماً مضت، بدأنا بدفع العُشر .
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De fapt, probabil cea mai buna Sadana, este să te asculți, și aceasta va aduce claritate.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.De hecho, quizas la mejor Sadana , es a medida que estás escuchando, asi estas despejando.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Eigenlijk is de grootste sadana misschien wel, dat je - terwijl je luistert - je allerlei uitklaart.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.En fait peut-être que le plus grand sadana c'est - lorsque tu es à l'écoute - que tout se dissipe.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Itse asiassa, suurin sadana on; kuten kuuntelet, siten puhdistat.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Ve skutečnosti, snad ta nejlepší duchovní cesta je: Jak posloucháte, tak jste čištěni.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.Vielleicht ist es die größte Sadana, beim Zuhören innerlich klar zu werden.
Açıkçası, belki de en büyük sadana, dinledikçe netleşmektir.W rzeczywistości, może najlepsza sadana jest kiedy słuchasz, wtedy jesteś czysty.
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.내 그물을 그 위에 베풀며 내 올무에 걸리게 하여 끌고 바벨론으로 가서 나를 반역한 그 반역을 거기서 국문할지며
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.ופרשתי עליו רשתי ונתפש במצודתי והביאותיהו בבלה ונשפטתי אתו שם מעלו אשר מעל בי׃
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.وابسط شبكتي عليه فيؤخذ في شركي وآتي به الى بابل واحاكمه هناك على خيانته التي خانني بها.
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網 撒 在 他 身 上 、 他 必 在 我 的 網 羅 中 纏 住 、 我 必 帶 他 到 巴 比 倫 、 並 要 在 那 裡 因 他 干 犯 我 的 罪 刑 罰 他