Ana içeriğe geç
Sözlük

sada ile cümle

sada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben sadakatine güvenebilir miyim?Can I count on your loyalty?
Diktatörün tüm yardımcıları ile ilgili mutlak sadakatı vardı.The dictator had the absolute loyalty of all his aides.
Ekim ayında bir gün Sadako uyandığında annesinin ağladığını fark etti.One day in October, when Sadako awoke, she found her mother crying.
Sadako'nun şimdi yapabileceği bütün şey kağıttan vinçler yapmak ve bir mücize beklemekti.All Sadako could do now was to make paper cranes and hope for a miracle.
Sadako Sasaki 25 Ekim 1955 tarihinde öldü.Sadako Sasaki died on October 25, 1955.
Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.I require absolute loyalty of my employees.
Sadako zayıflarken, ölüm hakkında daha çok düşündü.As Sadako grew weaker, she thought more about death.
Vinçler ne kadar güzel ve ücretsizdi! Sadako içini çekti ve gözlerini kapattı.How beautiful and free the cranes were! Sadako sighed and closed her eyes.
Sadako onu unutmak istedi.Sadako wanted to forget about it.
Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.Quickly Sadako tried to fold the paper before she fell asleep.
Sadako, onlara gülümsedi.Sadako smiled at them.
Onlar sadaka ile yaşıyorlar.They are living on charity.
O, sadaka almayı reddetti.She refused to accept charity.
O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.She accused her husband of having been disloyal to her.
Sadako daha fazlasını demek istiyordu ama dudakları artık kımıldamak istemedi.Sadako wanted to say more, but her lips just didn't want to move anymore.
Sadako daha fazlasını söylemek istiyordu, ama dili varmadı.Sadako wanted to say more, but her lips just didn't want to move anymore.
Sen benim sonsuz sadakatime sahipsin, Kaptan.You have my undying loyalty, Captain.
Biri fakirlere sadaka vermeli.One should give alms to the poor.
Onu rahatsız eden sadakat değil.What bothers him is not the fidelity.
Onun sadakatsizliği konusunda beni uyarıyor.She's warning me about his infidelity.
Tom sadakatsizdir.Tom is unfaithful.
Neredeyse her gün sadaka veririm.I give charity almost every day.
Sadaka istemiyorum.I don't want charity.
Alice, Eric'e karşı sadakatsizdi.Alice was unfaithful to Eric.
Sadakati nasıl tanımlıyorsun?How do you define fidelity?
Sadakat bir erdemdir.Faithfulness is a virtue.
Sadaka kabul etmiyoruz.We don't accept charity.
"Neden sadaka için yalvarıyorsun, Diogenes?" "Cömertlik öğretmek için.""Why are you begging for alms, Diogenes?" - "In order to teach generosity."
Sadakatını sorguluyorum.I question your loyalty.
Daha önce hiç kimse sadakatimi sorgulamamıştı.No one's ever questioned my loyalty before.
Her şey bir sadakat sorununa indirgeniyor.It all comes down to a question of loyalty.
İnsanların sadakatimi sorgulamasına alışık değilim.I'm not used to having people question my loyalty.
Benim sadakatimi sorguluyor musun?Are you questioning my loyalty?
Bu tür sadakat alamazsın.You can't buy that kind of loyalty.
Tom'un sadakatinden hiç şüphe yoktu.Tom's loyalty was never in doubt.
Mary Tom'u kendine karşı sadakatsiz olmakla suçladı.Mary accused Tom of being unfaithful to her.
Sadakatsiz değildim.I wasn't unfaithful.
Tom sadakatsizdi.Tom was unfaithful.
Senin için sadakatsiz olsam ne yaparsın?What would you do if I were untrue to you?
Ben sadakatsiz olsam ne yaparsın?What would you do if I were untrue?
Tom sadakayı kabul etmeyi reddetti.Tom refused to accept charity.
Sadaka önemli bir sevaptır.Charity is an important mitzvah.
Onun sadakatini takdir ediyorum.I appreciate her loyalty.
Tom'un sadakatı takdire şayandır.Tom's loyalty is admirable.
Tom görevlerini sadakatle gerçekleştirdi.Tom performed his duties faithfully.
Bu şirketin bir müşteri sadakat programı var.This company has a customer loyalty program.
Tom sadakatsiz karısını öldürmeyi planlıyordu.Tom was planning on killing his unfaithful wife.
Tom, Mary'nin sadakatsiz olduğunu keşfetti.Tom discovered that Mary was unfaithful.
Dan'ın sadakatsiz olduğunu nasıl bulduğunu bana söyleyebilir misin?Can you tell me how you found out that Dan was unfaithful?
Sen sadakatı nasıl tanımlardın?How would you define faithfulness?
Sadakatınızı takdir ediyoruz.We admire your loyalty.
Sana karşı dürüst olmak gerekirse, Tom sadakatsiz bir kocadır.To be honest with you, Tom is an unfaithful husband.
Evlilik ömür boyu sadakattir.Marriage is a lifelong commitment.
Diktatör yardımcılarının hepsinin mutlak sadakatine sahipti.The dictator had the absolute loyalty of all his assistants.
Bu bir sadaka değil.This isn't a handout.
Dania yıllarca istismar ve sadakatsizlikle baş etmek zorunda kaldı.Dania had to cope with years of abuse and infidelity.
Ben asla sadakatsiz olmadım.I've never been disloyal.
Leyla, Fadıl'ın sadakatsizliğinden bıkmış durumda.Layla is tired of Fadil's infidelity.
Ülkeme sadakatle hizmet edeceğim.I will serve my country faithfully.
Sadakat hakkında konuştuğumuzda ne anlıyoruz?What do we understand when we talk about loyalty?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod