sad ile cümle
sad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sadece Tom burada olduğunda mutluyum.I'm only happy when Tom is here.
Sadece birkaç gün önce biz çok mutluyduk.Just a few days ago, we were so happy.
Sanırım ben sadece insanları mutlu etmekten hoşlanıyorum.I guess I just like making people happy.
Sadece daha mutlu göründüğünü asla görmedim.I've just never seen you looking happier.
Sadece birkaç saat önce çok mutlu görünüyordun.You seemed so happy just a few hours ago.
Biz sadece büyük, mutlu bir aileyiz, değil mi?We're just one big, happy family, aren't we?
Sadece kötü bir rüya.It's just a bad dream.
Ben sadece hayal kuruyordum.I was just daydreaming.
O sadece kötü bir rüyaydı.It was just a bad dream.
Sadece hayal kurmayı seviyorum.I just like to daydream.
Bu sadece bir rüya gibi.This is just like a dream.
Mary sadece güzel değil, o akıllı da.Mary is not only beautiful, she's smart, too.
Ben sadece şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınla tanıştım.I just met the most beautiful woman I've ever seen.
Ben sadece çok meşgulüm.I'm just too busy.
Ben sadece çok meşguldüm.I've just been too busy.
Sadece meşgul tutmaya çalışıyorum.I'm just trying to keep busy.
Sadece şu anda biraz meşgulüm.I'm just a little busy right now.
Bugün sadece başka tipik yoğun bir gün.Today is just another typical busy day.
Ben sadece tatile çıkamayacak kadar çok meşgulüm.I'm just too busy to take a vacation now.
İşte kalmak için sadece yeterince meşgulüz.We're just busy enough to stay in business.
Sadece dikkatli olun.Just be careful.
Ben sadece dikkat ediyorum.I'm just being careful.
Sadece Tom'a karşı dikkatli ol.Just be careful of Tom.
Sadece lütfen dikkatli ol.Just please be careful.
Sadece Tom ile dikkatli ol.Just be careful with Tom.
Sadece bu konuda dikkatli ol.Just be careful with that.
Ben sadece çok dikkatli olacağım.I'll just be extra careful.
Sadece her şeyde dikkatli ol.Just be careful with everything.
Sadece bunu kırmamaya dikkat edin.Just be careful not to break this.
Sadece Tom'a ne söyleyeceğin hakkında dikkatli ol.Just be careful what you tell Tom.
Sadece ekstra dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.I just think we need to be extra careful.
Sadece Tom'u çok şiddetli itmemek için dikkatli ol.Just be careful not to push Tom too hard.
Ben sadece senin dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum, hepsi bu.I just think you should be careful, that's all.
Sadece daha dikkatli olman gerektiğini düşünüyorum, bu kadar.I just think you should be more careful, that's all.
Tom sadece bir yarı zamanlı işçi.Tom is just a part-time worker.
Sadece o şarkıyı dinlemek bana seni düşündürüyor.Just listening to that song makes me think of you.
Hem Tom hem de Mary sadece John'a bakıyor.Tom and Mary both just stare at John.
Sadece bahis oynuyorum.I'm just playing the odds.
Ben sadece şeytanın avukatını oynuyorum.I'm just playing the devil's advocate.
Interlingua sizin için sadece bir fantazi metafor kalacak mı?Will Interlingua remain just a fantasy metaphor for you?
Sadece kendimi suçlamak zorundayım.I have only myself to blame.
Sadece beni suçlayamayacağını söylüyorum.I'm just saying you can't blame me.
Sanırım sadece kendimi suçlamak zorundayım.I have only myself to blame, I suppose.
Sadece suçu başkasına yüklemeye çalışıyorsun.You're just trying to shift blame away from yourself.
Ben sadece senin için en iyisini istiyorum.I only want what's best for you.
Sadece izle ve öğren.Just watch and learn.
Eğer sadece dinlersen onlardan çok şey öğrenebilirsin.You could learn a lot from them if you'd only listen.
Gerçekten kim olduğunuzu sadece bana söylemek istediğinizi sanmıyorum.I don't suppose you want to just tell me who you really are?
Sadece bana bir şey söyledin mi?Did you just say something to me?
Sadece ağrıyı dindirmek için bana bir şey ver.Just give me something to ease the pain.
Sadece bir şey yapmam gerekiyor.I just need to do something.
Ben sadece bir şey düşündüm.I just thought of something.
Sadece okuyacak bir şey istiyorum.I just want something to read.
Sadece bir şey kontrol etmek istiyorum.I just want to check something.
Ben sadece bir şeyi kontrol etmek zorundaydım.I just had to check on something.
Neden sadece bir şey söylemedin?Why didn't you just say something?
Sadece kafamı bir şeye çarptım.I just banged my head on something.
Altına ihtiyacım yok. Ben sadece nihai gerçeği arıyorum.I don't need gold, I only seek the ultimate truth.
Sadece kendi gözleriyle görmek için sabırsızlanıyordu.He could only wait to see it with his own eyes.
Lütfen bu konuda endişe etmeyin. Bu sadece bir formalite.Please, don't be concerned about it. It's just a formality.