sadık ile cümle
sadık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Synovia smrteľného človeka, dokiaľ bude tupená moja sláva? Dokiaľ budete milovať márnosť, hľadať lož?! Sélah.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Synowie ludzcy, i dokądże chwałę moję lżyć będziecie, miłując próżności, a szukając kłamstwa? Sela.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Vid dog, at HERREN er mig underfuldt god; når jeg påkalder HERREN, hører han mig.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Αλλα μαθετε οτι εξελεξεν ο Κυριος τον οσιον αυτου ο Κυριος θελει ακουσει, οταν κραζω προς αυτον.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.Но знайте, че Господ е отделил за Себе Си своя угодник; Господ ще слуша, когато викам към Него.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.ודעו כי הפלה יהוה חסיד לו יהוה ישמע בקראי אליו׃
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.فاعلموا ان الرب قد ميّز تقيّه. الرب يسمع عندما ادعوه.
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.你 們 要 知 道 耶 和 華 已 經 分 別 虔 誠 人 歸 他 自 己 . 我 求 告 耶 和 華 、 他 必 聽 我
Bilin ki, RAB sadık kulunu kendine ayırmıştır, Ne zaman seslensem, duyar beni.你 們要 知道 耶和華 已 經分別虔誠人歸 他 自己 . 我 求告 耶和華 、 他 必聽我
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.(118:75) Знаю, Господи, что суды Твои праведны и по справедливости Ты наказал меня.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Aku tahu bahwa keputusan-Mu adil ya TUHAN, Engkau telah menghukum aku karena kesetiaan-Mu
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Bem sei eu, ó Senhor, que os teus juízos são retos, e que em tua fidelidade me afligiste.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Conozco, oh Jehovah, que tus juicios son justos, y que conforme a tu fidelidad me has afligido
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERE, ik weet dat Uw oordeel een rechtvaardig oordeel is. Dat U mij trouw bleef in al mijn ellende.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Herra, minä tiedän, että sinun tuomiosi ovat vanhurskaat, ja uskollisuudessasi sinä olet minut nöyryyttänyt.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERRE, jag vet att dina domar äro rättfärdiga, och att du har tuktat mig i trofasthet.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERRE, jeg ved, at dine Bud er retfærdige, i Trofasthed har du ydmyget mig.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.HERR, ich weiß, daß deine Gerichte recht sind; du hast mich treulich gedemütigt.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Jeg vet, Herre, at dine dommer er rettferdighet, og i trofasthet har du ydmyket mig.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Je sais, ô Éternel! que tes jugements sont justes; C`est par fidélité que tu m`as humilié.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.여호와여 내가 알거니와 주의 판단은 의로우시고 주께서 나를 괴롭게 하심은 성실하심으로 말미암음이니이다
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Seznávámť, Hospodine, že jsou spravedliví soudové tvoji, a že jsi mne hodně potrestal.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Signore, so che giusti sono i tuoi giudizi e con ragione mi hai umiliato
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Spoznavam, GOSPOD, da so pravične sodbe tvoje in da si me v zvestobi ponižal.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Ştiu, Doamne, că judecăţile Tale sînt drepte: din credincioşie m'ai smerit.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Tudom Uram, hogy a te ítéleteid igazak, és igazságosan aláztál meg engem.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Viem, Hospodine, že tvoje súdy sú spravedlivé, a že to bola vernosť, keď si ma ponížil.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Znam, Panie! iż są sprawiedliwe sądy twoje, a iżeś mię słusznie utrapił.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Γνωριζω, Κυριε, οτι αι κρισεις σου ειναι δικαιοσυνη, και οτι πιστως με εταλαιπωρησας.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.Зная, Господи, че Твоите съдби са праведни, И по справедливост си ме наказал.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.ידעתי יהוה כי צדק משפטיך ואמונה עניתני׃
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.قد علمت يا رب ان احكامك عدل وبالحق اذللتني.
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.耶 和 華 阿 、 我 知 道 你 的 判 語 是 公 義 的 . 你 使 我 受 苦 、 是 以 誠 實 待 我
Biliyorum, ya RAB, hükümlerin adildir; Bana acı çektirirken bile sadıksın.耶和華 阿 、 我 知道 你 的 判語 是 公義 的 . 你 使我 受苦 、 是 以 誠實 待 我
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Encontré un gancho y mi cinta adhesiva de confianza y adherí el gancho a los remos para reforzarlos.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.보트 고리와 믿음직한 강력접착테이프를 찾았습니다 고리를 쪼개서 노를 보강했습니다
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Našla jsem bidlo a lepící pásku.¼ Rozštěpila jsem bidlo a vyztužila jím vesla.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Saya menemukan pengait perahu dan selotip ini dan memasang pecahan pengait ini ke dayung untuk memperkuatnya.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Więc znalazłam bosak oraz zawsze przydatną taśmę izolacyjną i rozszczepiłam bosak i wzmocniłam nim wiosła.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Βρήκα έναν γάντζο και την αξιόπιστη μονωτική ταινία μου και ένωσα τον γάντζο με τα κουπιά για να τα ενισχύσω.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Намерих една въдица на лодката и специално тиксо и привързах въдицата към греблото да го поправя.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.Так что я нашла багор и хороший скотч и примотала багор к веслам, чтобы укрепить сломанное место.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.אז מצאיתי וו ואיזולירבנד חבלה והחדרתי את הוו למשוטים כדי לחזק אותם.
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.و فعلاً وجدت خطاف الزورق و شريط اللحام المتين و قمت بشق خطاف الزورق و إستخدامه كدعامه لألواح التجديف
Bir tekne kancası buldum ve sadık duct tape ile kancayı destek olarak küreklere yapıştırdım.ボートフックを添え木にして オールを補強しました それも壊れると
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››A jsme-liť nevěrní, onť zůstává věrný; zapříti sám sebe nemůže.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››ak sme neverní, on zostáva verný, lebo nemôže sám seba zaprieť.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››äro vi trolösa, så står han troget fast vid sitt ord Ty han kan icke förneka sig själv.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››če smo nezvesti, on ostane zvest, kajti zatajiti samega sebe ne more.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››Dacă sîntem necredincioşi, totuş El rămîne credincios, căci nu Se poate tăgădui singur.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››dersom vi ere utro, forbliver han dog tro; thi fornægte sig selv kan han ikke.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››er vi troløse, så er han trofast; for han kan ikke fornekte sig selv.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››glauben wir nicht, so bleibt er treu; er kann sich selbst nicht verleugnen.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››Ha hitetlenkedünk, õ hû marad: õ magát meg nem tagadhatja.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››Jeźliśmy niewiernymi, on wiernym zostaje i zaprzeć samego siebie nie może.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››jos me olemme uskottomat, pysyy kuitenkin hän uskollisena; sillä itseänsä kieltää hän ei saata.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››Kalau kita tidak setia, Ia tetap setia, sebab tak dapat Ia bertentangan dengan diri-Nya sendiri.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››우리는 미쁨이 없을지라도 주는 일향 미쁘시니 자기를 부인하실 수 없으시리라
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››nếu chúng ta không thành tín, song Ngài vẫn thành tín, vì Ngài không thể tự chối mình được.
Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak. Çünkü kendi özüne aykırı davranamaz.››nếu chúng_ta không thành tín , song Ngài vẫn thành tín , vì Ngài không_thể tự chối mình được .