Ana içeriğe geç
Sözlük

sabunu ile cümle

sabunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben kalıptan çok, sıvı sabunu tercih ederim.I prefer soap as a liquid rather than a bar.
Tom sabunu duruladı.Tom rinsed off the soap.
Sabunu düşürme.Don't drop the soap.
Tom sabunu sabunluğa koydu.Tom put the soap in the soap dish.
Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?Have you ever washed your face with body soap?
O sabunu nereden satın aldın?Where did you buy that soap?
Eşeğin başını yıkayanlar sabunu boşa harcarlar.Those who wash the donkey's head waste soap.
Sabunumuz kalmadı.We're out of soap.
Dünyanın ilk antibakteriyel sabunu idi.It was the world's first antibacterial soap.
Dünyanın ilk ambalajlanmış, markalı çamaşır sabunu oldu.It was the world's first packaged, branded laundry soap.
31 Temmuz 1956'da Purex, “SweetHeart” sabunuyla tanınan Manhattan Soap Company'yi satın aldı.On July 31, 1956, Purex acquired the Manhattan Soap Company best known for its "SweetHeart" soap.
Zeytinyağı ve tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.Olive oil pressing and textiles are some of the city's local industries.
1951 yılında şirket ilk koku giderici sabununu piyasaya sürdü.In 1951, the company launched its first deodorizing soap.
Ivory kalıp sabunu, üretiminde hava ile çırpılır ve suda yüzerdi.Ivory bar soap is whipped with air in its production and floats in water.
Almanca'dan: fabelhafte "muhteşem" ve Fadenseife "iplik sabunu" anlamını verir.From German: fabelhafte "fabulous" and German: Fadenseife "thread soap".
Sabunun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir.The concept of Guru is as old as humanity itself.
Banyo sabunu.Bathroom soap.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.They tried selling soap as healthy.
Ama ah, onun o sabunu yok mu!But oh, her soap!
2019'da Unilever markasının güzellik sabunu Koreaglow'un televizyon reklamında yer aldı.In 2019, she appeared on the television commercial for Koreaglow, a beauty soap from Unilever.
Oleik asit, emülsifiye edici ajan olarak sabunun önemli bir bileşenidir.Oleic acid as its sodium salt is a major component of soap as an emulsifying agent.
Halep sabunuAleppo soap
1951 yılında şirket ilk koku giderici sabununu piyasaya sürdü.В 1957 году компания вывела на рынок свои первые капотные шасси.
Arko tıraş sabunuМило для гоління Arko
Arko markasını Türk halkı ilk olarak silindir şeklinde ve kırmızı renkli tıraş sabunu olarak tanımıştır.Турецький народ вперше визнав бренд Arko як мило для гоління циліндричної форми і червоного кольору.
Zeytinyağı ve tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.Olivenoljepressing og tekstiler er blant de lokale industrier i byen.
Potasyum hidroksit, KOH arap sabunu yapımında kullanılır.DE = Diproduksi kosher pada peralatan susu.
Ayrıca meyvelerinden menengiç kahvesi, yağından sabun(bıttım sabunu) yapılır.またそれに炭酸水を加え、砂糖などで味を付けた飲料。
P&G, 1946 yılında Ivory sabunundan beri en önemli icadı olan Tide deterjanını piyasaya sürdü.Tvrtka je 1946. proizvela deterdžent Tide, najznačajniji novi proizvod nakon sapuna Ivory.
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Aber oh, ihre Seife!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Ale to jej mydło!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Dar oh, săpunul ei!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!하지만 오, 할머니의 비누!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Maar die zeep van haar!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Mais, oh, son savon!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Ma oh, il suo sapone!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Pero, ¡oh, el jabón!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Но, о, сапунът й!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!Но это её мыло!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!אבל, הו, הסבון שלה!
Ama ah, onun o sabunu yok mu!لكن اه ,صابونتها !
Banyo sabunu.Badzeep.
Banyo sabunu.Jabón de baño
Banyo sabunu."Mydło".
Banyo sabunu.Saponetta.
Banyo sabunu.Săpun de baie.
Banyo sabunu.Seife?
Banyo sabunu.Szappant.
Banyo sabunu.Σαπούνι μπάνιου.
Banyo sabunu.Мыло.
Banyo sabunu.Сапун за баня.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Jeśli ma się mydło, wodę i żywność, można żyć długo.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.침실뿐만이 아니라 주방에서도 결정됩니다. 비누, 물, 음식 등이 잘 갖춰져 있다면
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Nếu nhà bạn có xà phòng, nước cũng như thức ăn, bạn sẽ sống lâu thôi.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Wenn Sie Seife, Wasser und Essen haben, wissen Sie, dann kann man lang Leben.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Если у вас есть мыло, вода, еда то, знаете ли, вы можете прожить долго.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.Якщо є достатньо мила, води та продуктів харчування, як відомо, можна прожити довше.
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.מדובר על חדר הרחצה ועל המטבח. אם יש לכם סבון, מים ומזון
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.فالقضية تتعلق بالحمام والمطبخ. فكما تعلمون, فان استعمال الصابون وتوفر الماء والطعام
Bunlar mutfak ve banyo ile ilgililer. Eğer sabununuz, suyunuz, yemeğiniz varsa uzun yaşayabilirsiniz.人は長く生きられます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod