Ana içeriğe geç
Sözlük

sabun ile cümle

sabun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bulabildikleri sadece iki kalıp sabundur.رزق بولدين هما "أمل" و"أدهم".
Sabunlar ilk deterjanlardı.As primeiras apoteoses.
1816'da Michel Chevreul, değişik yağ ve alkalilerden üretilen sabunlar üzerine bir çalışma başlattı.Por volta de 1816, Michel Chevreul preparou sabonetes feitos usando gorduras e álcalis.
James Gamble ise kendisini sabun üretimi alanında yetiştirdi.Manuel Zúñiga se profissionalizou no Calvo Sotelo.
Böylece Palmolive şirketin sabun markasına dönüştü.Posteriormente, a empresa fundiu-se com a fabricante de sabões Palmolive.
Hamam (sabun), Hindistan'da bir sabun markası.Omo é uma marca de sabão em pó inglesa.
Su ile beraber sabun veya deterjan ile el yıkamak deriden mikropların uzaklaşmasını kolaylaştırır.A simples lavagem de mãos com água e sabão é efetiva em remover o vírus das mãos.
Ocak 2009'da tanıtımı yapılan antibakteriyel sabun markasıdır.Caldiserica é um filo de bactérias proposto em 2009.
Eğer bizi Hitler’e verseydi sabun olacaktık.Quando Speer entrou, Hitler estava ocupado limpando uma pistola.
Bu kampanyada Ivory Soap isimli sabunlarla heykel yarışması düzenlenmiştir.A empresa chamou o sabão Marfim.
Lavantalı sabun, parfüm, kolonya, pudra severim.Faz fronteira com Collio, Lavenone, Marmentino, Pertica Alta, Vestone.
Sabun kiri çıkarmaya yardım eder.O sabão ajuda a remover a sujeira.
Avlunun üzeri, üstten kiremit ile kapatılarak sabunhanenin daha temiz olması sağlanmıştır.Van de haften (orde Ephemeroptera) zijn vlinderhaften het gemakkelijkst te onderscheiden.
Buna orta sabun fazı denir.Dit is de zogenoemde middelste zeep fase.
Sabuntaşından yaptıkları çömlek (utkusik) adlarına kaynaklık eder.Zij verbreekt met gebalde vuisten de touwen waarmee zij is geboeid.
Bunun dışında sabun yapımı, saç bakım yağları ve diğer ürünlerde kullanılır.Het wordt ook gebruikt als weekmaker in nagellak, haarlak en andere producten.
Zeytinyağının sabunlaşmama değeri %0,5 ve 1,3 oranındadır.Halfvolle yoghurt bevat 1,5 tot 1,8% vet.
Şehirde üretilen başlıca ürünler tekstil malları ve sabundur.De belangrijkste producten die in de stad geproduceerd worden zijn textiel en aardewerk.
İyice sabunlaman lazım.Je moet het echt goed inzepen.
Aynı adı taşıyan babası Edmond Halley zengin bir sabun yapımcısı idi.Syn Edmonda Halleya, bogatego producenta mydła.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.Ten zaś był wykorzystywany w produkcji mydła.
Bu zeytinyağından elde edilen sabunları meşhurdur.Słynie z produkcji oliwy z oliwek.
Başar Sabuncu Züğürt Ağa - Yön.Taru Sinikka Mönkäre, właśc.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De flesta badade i Nilen och använde en mjuk tvål gjord på djurfett och krita.
Sulu asitlerle kolayca sabunlaşır.Seamus är väldigt duktig på att spränga saker.
İlk formülasyonlarda, emülsifiye edici maddeler olarak sabunlar kullanılmıştır.Första boken innehåller sutror som behandlar enskilda ämnen.
Toplam 75 kişinin çalıştığı bu fabrikada Ivory sabun ve Crisco üretiliyordu.Завод, на якому працює 75 чоловік, виробляє мило «Ivory» і «Crisco».
Savaş döneminde sabun bulmak çok zordur.Війна застала Семена Сапуна в Сумах.
James Gamble ise kendisini sabun üretimi alanında yetiştirdi.Джеймс Сайкс Гембл спеціалізувався на насіннєвих рослинах.
Evyap Ticari ismi Evyap Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic.Evyap Evyap Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic.
Evyap (tam adıyla Evyap Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic.Evyap (повна назва тур. Evyap Sabun Yağ Gliserin San. ve Tic.
Arko tıraş sabunuМило для гоління Arko
Arko markasını Türk halkı ilk olarak silindir şeklinde ve kırmızı renkli tıraş sabunu olarak tanımıştır.Турецький народ вперше визнав бренд Arko як мило для гоління циліндричної форми і червоного кольору.
Sabun ve suyla yıkama, ölü dokunun çıkarılması ve yaranın sarılması, yara tedavisinde önemli noktalardır.Očištění mýdlem a vodou, odstranění mrtvé tkáně a použití obvazů jsou důležitými aspekty péče o ránu.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Většinou se koupali v Nilu a používali měkké mýdlo vyrobené ze zvířecího tuku a křídy.
P302+P352 DERİ İLE TEMAS HALİNDE İSE: Bol sabun ve su ile yıkayın.P302 + P352: PŘI STYKU S KŮŽÍ: Omyjte velkým množstvím vody a mýdla.
449 ^ Sabuncu, Yavuz.414 BLAŽKOVÁ, Jana.
Sabunlar ilk deterjanlardı.Později byly hloubeny první šachty.
Sabunlar suyun yüzey gerilimini indirirler.Zvlhčení povrchů ploch vodou.
Eğer bizi Hitler’e verseydi sabun olacaktık.Kdyby zůstal stát na místě, pravděpodobně by byl Hitler zastřelen.
Kısmi kalınlıkta yanıkların sabun ve su ile temizlenmesi, devamında da sarılması gerekebilir.Popáleniny postihující část kožní vrstvy mohou vyžadovat vyčištění mýdlem a vodou a následné obvázání.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.Olej ze semen se používá při výrobě mýdla.
Sabun lyotrophic likit kristalin günlük yaşamımızdaki bir örneğidir.Săpunul este un exemplu cotidian de cristal lichid liotrop.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.Această substanță este folosită ca înlocuitor de săpun.
Çıkarıldıktan sonra, bir diyafram depolamadan önce ılık yumuşak sabunlu su ile temizlenmelidir.Dacă este sărat, se va pune cu o seară înainte într-o oală cu apă călduță, pentru desărare.
Yandaki tabelada da görüldüğü gibi sabunlaşma üç basamakta gerçekleşmektedir.Helyette asztallapot látunk, mintha a fölött forogna a három henger.
İlk formülasyonlarda, emülsifiye edici maddeler olarak sabunlar kullanılmıştır.A szerves szintézisekben kiindulási anyagként használják.
1890 1890 yılına gelindiğinde, P&G Ivory de dahil olmak üzere 30'dan fazla farklı çeşitte sabun satıyordu.1890-re a P&G már több mint 30 különféle szappant gyártott.
1816'da Michel Chevreul, değişik yağ ve alkalilerden üretilen sabunlar üzerine bir çalışma başlattı.1816 táján Chevreuil (Michel) kezdte tanulmányozni a különféle zsírokból származó szappanokat.
Kanama tampon yaparak durdurulmalıdır, yara su ve sabunla temizlendikten sonra sarılmalıdır.Bőrre jutáskor azonnal le kell törölni, majd vízzel és szappannal lemosni.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.Naurisöljyä on käytetty myös saippuan valmistukseen.
Sabuncuoğlu tercümeye iki bölüm eklemiştir.Suomeksikin on ilmestynyt kaksi käännöstä.
Buna orta sabun fazı denir.Siinä sen nimi oli ”Keskijärvi”.
Bu yöntemde dikkate alınması gereken şey sıvı sabuna alerjinizin olmamasıdır.Βεβαιωθείτε πρωτίστως ότι δεν είστε αλλεργικοί β.
(Son erişim tarihi: 2.10.2007) ^ Radikal Gazetesi "Suya sabuna dokunmayın!"DNK (2007): Μην κρίνεις ένα βιβλίο από το εξώφυλλό του!
Sabunlar ilk deterjanlardı.Πρώτοι κάτοικοι ήταν οι Χετταίοι.
Zeytinyağı ve tekstil ve Halep sabunu kentin yerel sanayilerinden bazılarıdır.Olivenoljepressing og tekstiler er blant de lokale industrier i byen.
James Gamble ise kendisini sabun üretimi alanında yetiştirdi.Den samiske kunstneren John Savio vokste opp i Bugøyfjord.
Eğer bizi Hitler’e verseydi sabun olacaktık.Det skulle eksempelvis bety at vi skulle avsky vegetarianere, fordi Hitler var vegetarianer.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De fleste badet i Nilen og benyttet deigaktig såpe framstilt fra dyrefett og kritt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod