Amerikan doları ile KYD=US$1,2 oranına göre sabitlenir.固定相場制で、1ケイマン諸島・ドル=1.2アメリカ・ドルに固定されている。
Üç döngülü Yarım kazık bağı ile sabit Margarita bağı yarısı ile başlayan kamyoncu düğümü.地中海式 アーチェリーなど三つの指で弦を引いて射る弓。
Sponsorlar, yazılımcılar ve kullanıcılar sabit tempoyu sürekli devam ettirebilmelidir.出资人、开发人员和用户应该总是维持不变的节奏。
Bu yüzden kutu açılmadan önce kedinin tanımlanan durum boyunca sabit durması beklenir.因此,早在盒子被打开之前,猫就已經如同預期地处在一个明确的状态。
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.故取之欲其肆,中之欲其微,促而赴之欲其迅,舒而繹之欲其安,進而止之欲其留,整而歸之欲其潔。
Karışımların öz kütleleri sabit değildir.普縛眾生未至菩提。
Kurulum için 9 GB sabit disk alanı gereklidir.至少 9 GB 的硬碟可用空間。
Özellikle sabit yaşayan hayvan grupları için önemli formlardır.苔蘚蟲是行是固著生活的群體動物。
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.會和堅次親密接觸來調戲之江。
Hepsi, “çakılı” yani sabit toplardır.诸葛,大家都知道,是诸葛亮。
İslam dinine derin etkileri bulunan Hanifliğin de bir çeşit sabiilik olduğu ileri sürülmüştür.不過,即使宗教氣氛濃厚的中世紀,對齋戒也有流露不滿。
Havalimanı işletme süresi şartlar dahilinde 25 yıl olarak sabitlendi.民主输出的确切定义已经争论了超过25年。
Sabit internet hatları için de engellilere indirim uygulanmaktadır.並有符合標準之各項無障礙設施。
Bu sabit SRM için 12,7'dir.體長可達12.7公分。
Sarmalların aksine, omurga dihedral açıları dönüşteki her kalıntı için (yaklaşık) sabit değildir.沒有固定侍奉的君主,靠著自己的劍術才能遊走於各國。
Bildiğimiz gibi, sabit yıldızlar sabit değildir.但是,學者們現在知道,固定星體並不是固定不動。
Nesne sabit bir hıza sahip olmasına rağmen, yönü sürekli değişir.雖然飛行高度時常有變,但我還是把速度保持平穩。
Boltzmann sabiti (k veya kB) enerji ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi veren fiziksel bir katsayıdır.波茲曼常數(Boltzmann constant)- 關於溫度及能量的一個物理常數。
Sabittir, değişmez.自爾因循,無所變革。
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.现已有包含两种固定类型药物联合的片剂。
Bu yüzden p de sabit olur.那么T也是紧的。
Örneğin, bir sözcüğün ilk harfinin "a" olup olmadığını bulma problemi sabit zamanda çözülebilir.例如,给一个词 indefinitely, 首先确定开头的“in”是前缀是可以被移除的。
Günümüz sabit diskleri; 3.600, 4.200, 5.400, 7.200, 10.000, 15.000 d/d (rpm) gibi yüksek hızlarda çalışırlar.硬盘:需非常精準,轉速有5400、7200、10000、15000 rpm等。
Sonra (p,0) dan (p,T) ye yani sabit basınçla integral alırız (figür 6’ya bakınız).辜顯榮與妻妾張悅(三房)得子辜岳甫,辜岳甫長子為辜濂松。
Karışımda bulunan maddelerin miktarı gelişi güzeldir; aralarında belirli, sabit bir oran yoktur.有言順之欲遠璁者,璁發怒,擬旨以吏部主事罷歸,永不復敘。
Bu oluşum zamanla büyüyerek sabit disk in (Head Crash) tamamen bozulmasıyla son bulur.樂團當時以〈強力電線〉開場,以〈搖滾咖很難出人頭地〉作為結束。
Dişilerin kendilerine ait bir bölgeleri olur ancak erkeklerin bölgeleri pek sabit değildir.牠們在繁殖季節都是有領土的,但平時則小群的沒有定居的。
Özellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.此方式在需要傳輸檔案數量很多的小檔案時,效能不好。
Apéry sabitinin bir doğaüstü sayı olup olmadığı henüz bilinmemektedir.现在还不能确定阿培里常数是否是超越数。
Bu tür ötelemelerde sabit noktalar yoktur.水平安定面沒有任何類似的支撐結構。
Sabit kısmına Sür, hareketli kısmına da Süne adı verilir.復有說者:上息名持來,下息名持去。
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır. elektrik ve sabit telefon vardır.Jn and Jp 代表电子电流和空穴电流。
Euro ile sabitlenmektedir.丈夫為歐陽純。
Bu birimler Tablo 1'deki beş adet boyutsal olan evrensel fizik sabitinden türetilmiştir.這些單位都是由表1的五個基礎物理常數衍生的。
Diğer değişkenler ise sabit kabul edilmektedir.其它變量按值傳入。
Sabit S-boxes kullanan CAST-128 yapısına benzer.구조는 수정된 S 박스를 사용하는 CAST-128과 비슷하다.
Yön değiştirmeden sabit hızla hareket eden cisimlerin yörüngeleri düz çizgilere karşılık gelir.방향 변화 없이 일정한 속력으로 움직이는 물체의 궤도는 직선에 해당한다.
Bu yöntemde, gerçek üst değerine sabit sapma değeri eklenerek saptırılmış üst elde edilir."생장(生葬)되는 이 답답함을 어찌하랴"며 이러한 암울한 현실을 개탄하였다.
Sistem 32 GB'a kadar DDR4 RAM ve 2 terabaytlık bir sabit sürücü ile yapılandırılabilir.시스템은 최대 32 기가바이트의 DDR4 램 및 2 테라바이트의 하드 드라이브로 구성할 수 있다.
Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.부현(傅玄)의 쟁부(箏賦)의 서문(序文)에, “위는 높아서 하늘과 같으며, 아래는 평평하여 땅과 같으며, 가운데는 비어서 육합(六合)에 비긴 것이다.
L1 noktası Güneş görüşünün sabit olması gereken Güneş gözlem uydularında kullanılır.태양-지구 L1 지점은 태양을 관측하기에 이상적인 장소이다.
Sabit telefon hattı ve gsm de bulunmaktadır.SM 측에서도 연락이 왔으나 YG를 선택했다 한다.
Sabinlerin kralı ve Romulus'un meslekdaş'ı Titus Tatius, tek kızı olan Tatia'yı Numa ile evlendirmiştir.사빈인의 임금이자 로물루스의 친구였던 티투스 타티우스는 자신의 외동딸 타티아를 누마와 혼인시켰다.
Bu sabitlenmiş metal iyon afinite kromatografisi 1975' te ilan edilmiştir.이것은 1975 년에 발표 된 고정화 금속 이온 친화성 크로마토그래피이다.
Kara enerji saf bir kozmolojik sabit midir, yoksa hayalet energy gibi cevher modelleri uygulanabilir mi?암흑 에너지는 순수한 우주 상수인가, 양자 에너지 등이 적용되는 전형적인 모델인가?
MÖ 380 civarında ay takvimlerine sabit düzenlemeler getirildi.산 주변으로 380여 개의 측화산이 분포하고 있다.
Sabit kondansatör olarak üstteki beş örnek sayılabilir.전륜구동 방식으로 최대 승차인원은 5명이다.
İnsan epifizi 1-2 yaşına kadar büyür, ondan sonra sabit kalır.수두는 발진이 나타나기 1-2 일 전부터 전염성이 있으며 병변이 딱딱해질 때까지 지속된다.
Fakat, Einstein evrenin bariz bir biçimde sabit olduğuna inanıyordu.아즈텍인들은 우주가 주기적으로 순환하고 있다고 생각했다.
İlahi bilinçte ebedi, sürekli ve sabittirler.하느님은 전지, 전재, 전능이며 무한하고 영원하다.
Böylece, f sabit olacaktır.이 방법은 L-안정적이다.
Gereksinimin esneklik özelliği sabit oranda vergilemeye oranla onu daha cazip kılmaktadır.게다가 얼마나 그 요청에 응했는지(얼마나 열심히 자신의 생활 방식을 바꾸었는지)에 따라서도 더욱 상당한 차이가 있었다.
Bu yüzden programda sabit bir konu bulunmamaktadır.보통 프로그램에 종료 포인트가 하나만 존재하지는 않는다.
Şimdi dış alanın sabit olduğunu hatırlayın.리더가 안정적이어야 한다는 것을 기억하라.
Sabitleştir/düzleştir: Her şey için bir yer edin.세간해(世間解) : 세간의 일을 모두 알고 있는 사람.
Bu işlem bozunmanın diğer türlerinde de sabit bir element oluşana kadar birkaç adım boyunca devam eder.많은 경우에 이 과정은 다른 타입의 붕괴를 포함하여 안정한 원소가 생성 될 때까지 이러한 종류의 몇몇의 과정을 거쳐서 진행된다.
Buna benzer sebeplerden dolayı nüfus sabit kalmaktadır.이러한 이유로 인천은 그 지위가 계속하여 승격되었다.
Musa İbni Meymun'a göre Sabiilerde Yıldızlar birer tanrı idi ve en büyük tanrı Güneş idi.어느 날 바다로부터 벤벤(Ben-Ben)이라는 언덕이 바다 속으로부터 솟아 올랐고, 그 언덕에서 아툼 스스로 존재하여 최초의 신이 되었다.
Ağabeyi ve kız kardeşi vardır ve Sabiha Hanım'dan önce ölmüşlerdir.동생은 여동생 앤 브론테와 남동생이 있었으며 이 중 남동생은 아편 중독으로 일찍 죽었다.
Özellikle çok miktarda ufak dosya barındıran sabit disklerde bu durum bolca olur.특히 과도한 참고문헌의 기재를 제한하는 잡지들에서 이런 현상은 두드러진다.