Mine ve renkleri böylelikle sabitlenir.Με αυτόν τον τρόπο το σμάλτο και τα χρώματά του παραμένουν ανεξίτηλα.
Böyle bir funktör bir sabit veya elenme funktörüdür.Αυτό γίνεται για να επιτευχθεί συνεχής και απρόσκοπτη λειτουργία ενός συστήματος.
Ayrıca, köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köye elektrik ve sabit telefon şebekeleri ulaşmıştır.Επιπλέον, φρόντισε για την ασφαλτόστρωση και τον ηλεκτροφωτισμό των πλείστων δρόμων της πόλης.
Sabittir, değişmez.Είναι στατικό και αμετάβλητο.
Eşi emekli olduktan sonra Ankara'ya yerleşen Sabiha Bengütaş, 1992 yılında vefat etti.Η πρώτη Θεία Λειτουργία στο μοναστήρι μετά την ανακαίνισή του τελέστηκε το 1992.
Normal bir insanda görülenden çok daha anormal ve sabit haldedir.Εντός φυλακής, είναι πιο μοντέρνα και αποδεκτική από ό,τι θα περίμενε κανείς.
Sabina Olivia Mardones; 26 Eylül 1976), eski Amerikan porno film oyuncusu.Η Ολίβια Ο'Λάβλι (Olivia O'Lovely, 26 Σεπτεμβρίου 1976) είναι Αμερικανίδα πρώην πορνογραφική ηθοποιός.
Ancak, Vmax enzimlerin kinetik sabitlerinden sadece biridir.Vmax er dog kun én kinetisk konstant for enzymer.
Bu yüzden p de sabit olur.Mr. P er koncentreret.
Poppaea Sabina’nın babası 31 yılında öldü.Poppaea Sabina var ved sin død ca. 34 år gammel.
Aşağıda bazı fizik sabitleri verilmiştirNedenfor er redegjort for de fysiske bindinger.
Bu aynı zamanda özgüllük sabiti olarak adlandırılır ve tepkimenin tüm adımlarının hız sabitlerini içerir.Dette kaldes også specificeringskonstanten og indkorporerer hastighedskonstanter for alle trin i reaktionen.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.Regulatorer prøver at fastholde belastninger på et konstant niveau, uanset hvad der sker i miljøet.
Ancak,ekliptik boyunca sabit yıldızlara göre Güneş’in doğuya doğru hareket ettiği uzzun zamandır bilinirdi.Det fortælles, at solen af skræk for, hvad den så, gik ned i øst den dag.
Müşteriler sabit bir ücret öderler ve daha sonra tek bir öğünde yemek istedikleri kadar yemek yiyebilirler.Gæsterne betaler et fast beløb for at spise så meget, de kan af maden på buffeten.
Poppaea Sabina, Titus Ollius ve Yaşlı Poppaea Sabina'nın kızı ve tek çocuğudur.Sabina bliver født i Pompeji som datter af Titus Ollis og Poppaea Sabina.
1903 - Wright Kardeşler, ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.1903 - Brødrene Wright søger om patent på deres flyvemaskine.
Bu yüzden hız sabit kalacaktır.Det hurtige vægttab går derefter i stå.
Danimarka kronu, Euroya sabitlenmiştir.Den danske krone flyder dermed sammen med Euroen.
Sabit skeçlerden Alican devam etmiştir.Politisk aktivitet, som går gradvist fra scenarier.
Bu sebeple sabit kapasite gerektiren çalışmalarda kullanılamaz.Smagen får derfor ikke den ønskede kraft.
Artemis de bütün avcıları 13-15 yaşlar arasında ölümsüz olarak sabitlemiştir.Til slut bliver hanner af Sumatra-orangutangen fuldt voksne i en alder af 13-15 år.
Mahallede sabit telefon problemi yıllar önce çözüme kavuşmuştur.Udlejning af lokalerne i centret har igennem flere år været svært.
Burada h Planck sabiti c ışık hızıdır.Mikasa hejser Z-flaget.
Bunların belki de en önemlisi üç eksenli sabitleyici sistemiydi.En af grundene kan være de dengang høje systemkrav.
Sabit akımları genellikle aksi benzer kararsız akışları daha uysal bulunmaktadır.Disse metoder er ofte hurtigere end at få ægte tilfældighed fra systemet.
Klasik mekanikte parçacıklar sabit kütleli olarak tanımlanır.I klassisk mekanik er det kendt som normal mode.
Giriş değişkeninin değeri değiştiğinde, çıkıştaki değişim, giriş değişkeninin sabit bir çarpanıdır.Men udgangens ændring divideret med indgangens ændring er en konstant faktor.
Ne var ki Einstein, sonradan kozmolojik sabit önerisinin bir hata olduğunu söyleyerek bu öneriden vazgeçti.Zenvo forklarede efterfølgende, at det denne gang skyldtes en fejl i brændstofsledningen.
Bu, sabitin doğrusal zamanda hesaplanabilmesine olanak tanımaktadır.Det svarer med vished, hvis det føler vished.
Hız kesiciler aynı zamanda aracın hızını sabitlemek için de kullanılırlar.Også værkføreren forlanger tempoet sat op.
Yani sabit sayı .Så tæller i stik sammen.
Lita, 1994 yılından 2002 yılına kadar Amerikan dolarına sabitlenmişti.Fra 1994 til 2002 var Litas bundet til amerikanske dollar til kurs 4.
Hiç kuşkusuz, bu çekici sabit bir nokta değildir.Bogstaverne er dog ikke noget sikkert holdepunkt.
Sabinus ve Cotta nasıl bir cevap verecekleri hakkında tüm gece boyunca konuştular.Sabinus og Cotta diskuterte hele natten om hva de skulle gjøre.
Sabinus ve Cotta kolay yolu seçti ve vadiyi geçtiler.Sabinus og Cotta valgte den letteste ruten og krysset dalen.
Nero ve Poppaea Sabina bu ölümün yasını tutmuş ve daha sonra Claudia tanrıça ilan edilmiştir.Nero og Poppæa Sabina sørget over hennes død og Claudia ble erklært som guddommelig.
Poppaea Sabina, daha sonra imparator Nero'nun yakın arkadaşı Otho ile evlenmiştir.Poppæa giftet seg deretter med Otho, en god venn av keiser Nero.
Sabinus, Ambiorix'e güvendi ve onun söylediklerini yapmanın doğru olacağına kanaat getirdi.Sabinus stolte på Ambiorix og mente det var klokt å gjøre som han rådet dem.
Sabinlerin kralı ve Romulus'un meslekdaş'ı Titus Tatius, tek kızı olan Tatia'yı Numa ile evlendirmiştir.Titus Tatius, sabinerkonge samt Romulus' kollega, skal ha giftet bort sin eneste datter Tatia til Numa.
Pratik uygulamalarda genellikle sabit olarak alınır.Vanligvis vil imidlertid SI være tilstrekkelig serialiserbart.
Poppaea Sabina 65 yılında öldüğünde, Nero tam bir yas içindeydi.Da Poppæa døde i 65 gikk Nero inn i dyp sorg.
Nesne sabit bir hıza sahip olmasına rağmen, yönü sürekli değişir.Selv om farten er konstant, endrer retningen av hastigheten seg konstant.
Bunların arasında imparator Caligula'nın oğlu olduğu iddia edilen Nymphidius Sabinus'ta vardı.En av disse fiendene var blant annet Nymphidius Sabinus, som hevdet at han var sønn av keiser Caligula.
Örneğin, bir Eylemsiz sabit bir nesne düşünün.For eksempel ved å frede uberørt natur.
Hiçbir bilimsel teori sabit olarak doğru değildir, her biri deneylere kontrol edilmesi gereken bir modeldir.Ikke alt lar seg fastsette nøyaktig analytisk, og en må gjøre modellforsøk.
Hunlardan sonra Sabirlerin ve Göktürklerin hakimiyetine girdiler.Etter den fulgte de større rovpattedyrene og menneskene.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Republikken hadde ikke noe ordnet byråkrati, og krevde ikke annet enn krigsskatt fra befolkningen.
Bu arkadaşlık 58'de Poppea Sabina adlı bir kadın tarafından sona erdirilecektir.Dette vennskapet kom til en brå slutt i 58 på grunn av Othos hustru, adelskvinnen Poppaea Sabina.
Makina komutları işlenme ile sabit disk numaralarını ya da hafıza adreslerini içeren işlemcilere sahiptir.Maskininstruksjonene hadde operatorer med operander, som kunne inneholde registertall eller minneadresser.
Sabit kurulumlardan, kara araçlarından veya bir gemiden fırlatılabilmektedir.De kan bli avfyrt fra håndholdte eller kjøretøymonterte enheter, fra faste installasjoner eller fra et skip.
Birimlerden (Euler açıları) birisi değiştirilip diğerleri sabit tutulur.Noen velger å plassere disse i alternative slekter (som forklart over).
240'ta Sabinianus Afrika eyaletinde isyan etti ancak durum hemen kontrol altına alındı.I 240 gjorde Sabinianus opprør i provinsen Africa.
Kasım 1992'de, İsveç Kronunun sabit kur rejimi çöktü.I november ble Pigneaus pågåenhet kronet med hell.
Sabit makaraya, aynı gövdeye bağlı bir veya daha fazla hareketli makaranın ilâve edilmesiyle meydana gelir.Hos hannen er pannen noe forlenget, eller med et mer eller mindre trekantet fremspring.
Bu zaman zarfında ekonomik sabitlilik artarken kronik enflasyon da büyük ölçüde düşürüldü.Inflasjonen økte, samtidig som landet hadde en kronisk varemangel.
Fakat sabit bir kural değildi.Det har likevel på ingen måte vært en ubrytelig regel.
Locking dansının repertuvarı breakdansa göre dar ve sabittir.Krumping er en dansestil beslektet av hiphop og breakdance.
Bu sabit yine direnç ve kapasite değerlerine bağlıdır.Det eneste som er igjen er håpet om deres mot og deres bestandighet.
Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır.Flyplassen er oppkalt etter Sabiha Gökçen, verdens første kvinnelige jagerpilot.