Böylece her direk altındaki ayağa sabitlenmiştir.Mindegyik emelet az alatta fekvőn nyugodott.
Tarihi kayıtlarda da bu şekilde sabittir.Az Akhaimenida feliratokon rendszeresen így szerepel.
Sadece iki çeşit sabit silah mevcut.Így csak két különböző típusú lövedéket kell magánál tartania.
Koşullu üyelikle birlikte sabit maaşa geçilir.A kesualmákat a kesudiókkal együtt érett állapotban szedik.
Diğer seçenek ise gravitinonun sabit olmaması.Az űr másik veszélyforrása a gravitáció hiánya.
(Bu da sabit basıçta olan bir prosesdir.)(Ezért Stabilizátor névvel is szokták illetni.)
Ayrıca bir sabit diskten video ve fotoğraf dosyalarını içe aktarabilir.Képes még jó minőségű képeket és videókat rögzíteni.
Işık hızı sabittir, ve dolayısıyla gözlemcinin hareketiyle ilişkili değildir.A kísérlet kimutatta, hogy a fénysebesség állandó, és nem függ a megfigyelő mozgásától.
4 tanesi ise sabit olmayıp mevsimliktir.2. Legyen most n páratlan, összetett és négyzetmentes.
Bu λe = h/p denkleminde verilmiştir (h Planck sabiti, p momentum).Ennek képlete λe = h/p, ahol h a Planck-állandó, p a momentum.
1984 yılından beri sabit telefon vardır.1914 óta van telefon Ecseren.
Normalleştirme sabiti, olasılık kuramı ve matematiğin diğer çeşitli alanlarında ortaya çıkar.A normalizáló állandó koncepciója a valószínűségszámítás és a matematika egyes területeiről származik.
İlk tanımlanan SCSI standardı, sadece sabit diksler içindi ve bu 1986 yılında tanımlandı.A legendásnak számító Static Age lemezt 1978-ban rögzítették, de csak 1996-ban adták ki.
Eşi emekli olduktan sonra Ankara'ya yerleşen Sabiha Bengütaş, 1992 yılında vefat etti.Nyugdíjba vonulása után Ankarában telepedett le, 1992-ben halt meg.
Taksilerin bazılarında sabit bir yol ve ücret bulunmaktadır.Osalla takseista on kiinteä reitti ja hinta.
Kozmolojik sabit problemi Vakumun sıfır noktası enerjisi niçin büyük bir kozmolojik sabite sebep olmuyor?Laajeneva maailmankaikkeus Miksei tyhjiön nollapiste-energia aiheuta valtavaa kosmologista vakiota?
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.Eristetyn systeemin sähkövaraus pysyy vakiona riippumatta siitä, mitä muutoksia sen sisällä tapahtuu.
Marcel Sabitzer (d.Marcel Sabitzer (s.
Ancak 2002 yılından sonra Euroya sabitlendi.Vuoden 2002 alusta se korvattiin eurolla.
Sabit kondansatör olarak üstteki beş örnek sayılabilir.Yksittäisen tukiaseman alueella voi olla maksimissaan viisi muuta tukiasemaa.
Boltzmann sabiti (k veya kB) enerji ile sıcaklık arasındaki ilişkiyi veren fiziksel bir katsayıdır.Boltzmannin vakio (k tai kB) on fysiikan vakio, joka suhteuttaa lämpötilan energiaan molekyyliä kohti.
Ötelemenin bir diğer yorumu, her noktaya sabit bir vektör eklemek, veya koordinat sistemini kaydırmaktır.Translaatio voidaan tulkita myös vakiovektorin lisäämisellä jokaiseen pisteeseen tai koordinaatiston siirtona.
Herhangi bir zamanda faz farkı sabit olacaktır.Suhteen purkautuminen on mahdollista jokaisessa vaiheessa.
Bunun sebebi, ışık kaynağı ve uçuş yönleri arasındaki açıyı sabit tutmalarıdır.Luonnossa ne suunnistautuvat siten, että lentosuunnan ja valonlähteen suunnan välinen kulma pysyy vakiona.
Amerikan doları ile TT$6,25050 oranına göre sabitlenir.Yksi USA:n dollari on 6,25050 TTD.
Bu sabit yine direnç ve kapasite değerlerine bağlıdır.Se saa aina tahtonsa läpi kokonsa ja voimansa ansiosta.
Sonraki on yılda Dinar’ın ağırlığı sabit kalmıştır.Caravan-lehden levikki on noussut tasaisesti viimeisen kymmenen vuoden aikana.
Sabit su kalitesinin korunmasına çalışılmalıdır.Sen tulee olla riittävän tiheä suojaamaan ihoa.
Aynı sebepten ötürü makamları sabittir.Vastaavasti viholliset kykenevät samaan.
Her evde sabit telefon vardır.Kaikissa huoneissa on modernit mukavuudet.
Matematikte sabit fonksiyon, her giriş değeri için çıkış değerini daima sabit kaldığı bir fonksiyondur.Vakiofunktio on matematiikassa sellainen funktio, joka saa kaikilla muuttujan arvoilla aina saman arvon.
Erişim tarihi: 23 Ağustos 2018. ^ "Você Sabia?".Viitattu 6.11.2018. (englanniksi) Did you know.....?
Bu açı, savurma hareketinin başından sonuna kadar sabit kalabilmelidir.Pääsäännön mukaan aloite raukeaa parlamentin toimikauden päättyessä.
Babasının adı Sabit'tir.Isän sukunimi on Kykkänen.
Buna göre tam anlamıyla hareket ve sabit duruş söz konusu değildir.Kestävyyttä ja nopeuttakaan ei pidä missään nimessä unohtaa.
Merkezi Sabirabad şehridir.Kaupunki on Sabirabadin piirin keskus.
Aynı şekilde gaz, sabit basınçta soğutulurken, hacim azalmalıdır.Jos kaasun lämpötilaa lasketaan sen tilavuuden pysyessä vakiona, kaasun paine pienenee.
Yatırım (brüt sabit): GSYİH'nın %20,3'ü (2010 tahm.)Lippajärvi ja Viherlaakso yhteensä) Äänestysaktiivisuus 30,9 % , 2006 (Huom!
Sabittir, değişmez.Iustitia – Muuttumaton ja muuttuva.
Sabit telefon hattı ve gsm de bulunmaktadır.Matkapuhelinverkko on kattava, ja sekä GSM- että CDMA-palveluita on saatavilla.
Nero ve Poppaea Sabina bu ölümün yasını tutmuş ve daha sonra Claudia tanrıça ilan edilmiştir.Ο Νέρωνας και η Ποππαία θρήνησαν τον θάνατό της και η Κλαυδία ανακηρύχθηκε θεά.
Amerikan doları ile 1,79 florin oranına göre sabitlenmektedir.Έτσι, το 1 Δολάριο των ΗΠΑ ισούται με 1,79 φλορίνια της Αρούμπας.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.Η Δημοκρατία δεν είχε κάποιο οργανωμένο γραφειοκρατικό σύστημα, ενώ η συλλογή φόρων ανατίθετο σε ιδιώτες.
Vista ise 7 GB sabit disk alanına ihtiyaç duymaktadır.Απαιτούνται 3,7 GB αποθηκευτικού χώρου στον σκληρό δίσκο.
Dahası, Dünya'da atmosferin bileşiminin de fiilen sabit kaldığına dikkat çekmektedir. ^ Bkz.Επιπρόσθετα, παρατήρησε, η ατμοσφαιρική σύσταση της Γης είναι σταθερή.
Sabina'nın annesi de Hadrianus'a düşkündü ve kızıyla evlenmesine izin verdi.Η μητέρα της Βίβιας, αγαπούσε τον Αδριανό και του επέτρεψε να παντρευτεί την κόρη του.
Sabit telefon yalnızca muhtarın evinde vardır.Το μοναδικό τηλέφωνο βρίσκεται στον Αστυνομικό Σταθμό.
(Bu da sabit basıçta olan bir prosesdir.)(Το ίδιο ισχύει και σε οποιαδήποτε φάση της διοργάνωσης.)
Bu iki muharebe sonucunda Batı ve Doğu cephelerinde durum sabitlendi.Σημείο διαφωνίας στις διαπραγματεύσεις ήταν η κατάσταση των τριών κεντρικών και ανατολικών επαρχιών .
Mahallede elektrik vardir ancak sabit telefon yoktur.Η κάμερα δεν περιείχε τίποτα, έχοντας μόνο στατικό θόρυβο.
Einstein'ın denklemleri kozmolojik sabit denilen bir terim ekleyerek jeneralize olabilir.Οι εξισώσεις του Αϊνστάιν μπορούν να γενικευθούν με την προσθήκη ενός όρου που ονομάζεται κοσμολογική σταθερά.
1903 - Wright Kardeşler, ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.1906 - Οι αδελφοί Ράιτ λαμβάνουν δίπλωμα ευρεσιτεχνίας για την «ιπτάμενη μηχανή» τους.
Bu arkadaşlık 58'de Poppea Sabina adlı bir kadın tarafından sona erdirilecektir.Αυτή η φιλία έλαβε τέλος το 58 λόγω της συζύγου του, της ευγενούς Ποππαίας Σαβίνας.
Genel olarak, herhangi bir simetrik cisim için, onun kütle merkezi simetrinin sabit noktasıdır.Γενικότερα, για κάθε ομογενές συμμετρικό σώμα, το κέντρο μάζας του θα βρίσκεται στο κέντρο συμμετρίας του.
"Behenian sabit yıldızlar".Άνετα όμως παίρνει τρία σταθερά αστέρια.»
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.Υπάρχουν διαθέσιμα δισκία που περιέχουν σταθερούς συνδυασμούς δύο κατηγοριών φαρμάκων.
R sayısı ise sabit bir sayıdır.Το δε άθροισμα αυτών C είναι σταθερό.
Böylece, f sabit olacaktır.Η f είναι συνεχής.
Bu sabit oran indüktans olarak adlandırılır.Ένα τέτοιος συναρτητής λέγεται σταθερός συναρτητής.
Nesne sabit bir hıza sahip olmasına rağmen, yönü sürekli değişir.Στην ομαλή κυκλική κίνηση το μέτρο της ταχύτητας παραμένει σταθερό, ενώ η κατεύθυνσή της μεταβάλλεται συνεχώς.