Yenilenebilir enerji üreten kişiler, 15 veya 20 yıla uzanan sabit fiyatlarla “ürünlerini” satabiliyorlar.يمكن للأشخاص الذين ينتجون الطاقة المتجددة بيع "منتجاتهم" بأسعار ثابتة لمدة 20 أو 15 سنة.
2006 yılı için sabit hatların sayısı, özellikle kırsal alanlarda %79 oranında arttı.في 2006 ارتفع معدل استعمال خطوط الهواتف الثابتة بنسبة 79% وخصوصا في المناطق القروية.
Sponsorlar, yazılımcılar ve kullanıcılar sabit tempoyu sürekli devam ettirebilmelidir.ينبغي على الرعاة والمطورين والمستخدمين أن يكونوا قادرين على الحفاظ على وتيرة ثابتة على الدوام.
Film, arabanın içine sabitlenmiş bir kamerayla dijital olarak çekildi.وقد تم تصوير الفيلم بكاميرا ديجيتال مثبته داخل سيارة.
Özgüllük sabitinin teorik maksimumu difuzyon sınırıdır ve yaklaşık 108 ila 109 (M−1 s−1) arasındadır.يُدعى الحد الأقصى نظرياً لثابت النوعية بحد الانتشار و هو حوالي 108 إلى 109 (M?1 s?1).
Analiz edilen gaz bileşikleri, sabit faz ile kaplı olan kolon duvarları ile etkileşime girer.المركبات الغازية التي يجري تحليلها تتفاعل مع جدران العمود والتي هي مطلية بطبقة الطور الثابت.
İki sınıf ilacın sabit kombinasyonunu içeren tabletler mevcuttur.تتوفر حالياً أقراص تحتوي على تركيبات ثابتة من صنفين من الأدوية.
Yalıtılmış sistemin toplam elektrik yükü sistemin kendi içinde olan değişimlere bakmaksızın sabit kalır.الشحنة الكهربائية الكلية لنظام معزول تظل ثابتة بغض النظر عن التغيرات داخل النظام نفسه.
Bu yüzden hız sabit kalacaktır.أولا، قد تكون السرعة ثابتة.
Sabit fonksiyon: Argümanlar ne olursa olsun sabit bir değeri vardır.كما أنها تتضمن الفكرة بأن القواعد ثابتة مهما حدث.
Sabit noktalardaki sınır askerleri (limitanei) savunmanın birinci hattı olmaya devam etmiştir.وتمركزت قوات الحدود (limitanei) في القواعد الثابتة واستمرت لتكون خط الدفاع الأول.
Üst kuarkın Yukawa etkileşim sabiti Standart Modelin kızılötesi sabit noktsına çok yakın.اقتران يوكاوا للكوارك القمي يكون قريبا جدا من نقطة تحت الحمراء الثابتة للنموذج القياسي.
Hoca Sefer, iki gemiyi birbirine sabitleyerek üzerine bir kule inşa ettirdi.أمر "هوجا سفار" بتثبيت سفينتين و إنشاء برج فوقهما.
Fakat Stoney, bu yüklerin atomlara sabitlenmiş olduğuna ve ayrılamayacağına inanmaktaydı.واعتقد ستوني بأن تلك الشحنات مرتبطة بصورة دائمة بالذرات ولا يمكن إزالتها.
1978'den beri Amerikan doları ile BZ$2 oranına göre sabitlenmektedir.يرتبط دولار هونغ كونغ بالدولار الأمريكي منذ عام 1983.
Euro ile XPF = 0,00838 avro oranına göre sabitlenmektedir.وهي عملة مرتبطة باليورو وتساوي 0.00838 يورو.
Standart IQ testinden farklı olarak, sabit bir model değildir.وبخلاف اختبار معدل الذكاء القياسي فهو ليس بنموذج ثابت.
Sabii dinininde gündüz 3 kez, gece 2 kez kuzeye dönülerek Işık kralına ibadet edilir.علمهم الصلاة تقيمونها مُسبحّـين لملك النور السامي ثلاث مرات في النهار ومرتـّـين في الليل.
Einstein kozmolojik sabit için ‘hayatımda yaptığım en büyük hata’ demiştir.وقد وصفه أينشتاين لاحقًا بـ " أكبر خطأ في حياتي".
Euro ile sabitlenmektedir.المرابحة باليورو.
Işık her zaman sabit bir hızda hareket eder.والمدهش أن سرعة الضوء ثابتة دائما.
Yer sabit yörünge için yer yüzeyinden itibaren yükseklik sınırı 35,786 kilometredir.و بما أن الأرض لديها شعاع ب 6371 كلم فإن ارتفاع المدار الجغرافى الثابت هو 35786 كلم.
Cumhuriyetin sabit bir bürokrasisi yoktu ve vergiler tımar sistemiyle toplanırdı.لم تحدد الجمهورية البيروقراطية، وجمع الضرائب من خلال ممارسة الضرائب الزراعية.
Romalıların Sabin kadınlarını kaçırması hikâyesi de burada geçer.وفي أثناء الاحتفال انتزع الرومان فتيات السابيين قهرًا.
Forest'nin 1885'te bulduğu sabit seviyeli karbüratör yetmiş yıl boyunca üretimde kalmıştır.ووجد فورست أيضاً في عام 1885 مكربن ثابت مستوي لا يزال في إنتاجه على مدار سبعين عاماً.
Bohr teorisine göre kimyasal enerji Rydberg sabiti tarafından karakterize edilir.وطبقا لنموذج بور للذرات , فإن الطاقة الكيميائية مرتبطة بثابت ريدبرغ .
Bu sebeple sabit kapasite gerektiren çalışmalarda kullanılamaz.ولا يمكنهم استخدام المعلومات التي يمتلكونها بكفاءة.
Amerikan doları ile 1,79 florin oranına göre sabitlenmektedir.العملة قد حافظت على شماعة الموروثة من غولدن من 1.79 فلورين 1 الولايات المتحدة الدولار.
Sabit telefon dışında 3 telefon operatörü vardır.ويوجد كذلك كابين لهاتف عمومي بالإضافة إلى 11 مشترك بالهاتف الثابت.
Bu harekette cismin ivmesi sabittir ve yerçekimi ivmesine eşittir.تعمل على تحسين القرنية كما انها طريقة امنة .
Bir tek fonksiyonun bir sabit ile çarpımı tektir.فإن أخل بأحد الشروط فهى منه خلية.
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.فمن خطب الخطبة العلية السامية، فليخطبها بهذا الاسم إن شاء الله تعالى، والله ولي العدل بمنه وكرمه.
"Behenian sabit yıldızlar".صانعة النجوم في صمت تام".
Boş sabit disk alanı en az 7 GB.مساحة تخزينية لا تقل عن 10GB.
Fakat Sabiha Zekeriya ve Zekeriya Sertel buna karşı çıkmıştır.قوله تعالى: وعاداً وثمود وأصحاب الرس وقروناً بين ذلك كثيرا.
Faraday sabiti fizik ve kimyada, bir mol elektronun sahip olduğu elektrik yükü olarak tanımlanır.ثابت فاراداي في الفيزياء والكيمياء هو كمية الشحنة الكهربية لكل مول من الإلكترونات.
Motorlu planör veya motoplanör, motor takati ile veya takatsiz olarak uçabilen sabit kanatlı bir hava aracı.الطيران الشراعي هو نشاط رياضي أو ترفيهي يستعمل طائرة شراعية, بدون محرك.
Sabit bir stator ve hareketli rotordan oluşur.يتكون من مظلة ومحرك.
R molar ideal gaz sabitidir.R {\displaystyle R} الثابت العام للغاز المثالي.
Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadın savaş pilotu unvanının almıştır.الخطوط الجوية السنغافورية تستأجر امرأة طيار للمرة الأولى.
Yıldızların seyyar, sabit sendedir, Eşyalardan canlı, camit(cansız) sendedir.فأولها بحر عرب الذي يركب فيه من سيراف، وآخره رأس الجمحة، وهو ضيق فيه مغائص اللؤلؤ.
Sadece iki çeşit sabit silah mevcut.وهناك نوعان من أنظمة.أسلحة القتال القريب.
Vinagre y Rosas, Joaquín Sabina şarkısı (2009) Guantanamera.فنجارى ذو روساس ، أغنية خواكين سابينا (2009) -جواناتميرا.
Makineye sabitlemek için montaj ayakları kullanılır.فيندفع المكبس لتشغيل الآلة.
Sabit bir gülümseme ile belirtilmiştir.ياما كنت اتمنى اقابلك بابتسامة..
Madagaskar ise sabit kalarak Afrika plakasına kilitlendi.على النقيض من مدغشقر، ظلت المساحة الأساسية لأفريقيا مستقرة في موقعها بشكل نسبي خلال الحقبة الوسيطة.
Sabit kıymetlerinizi ne zaman aktifleştiriyorsunuz ?متى الخروج من العناية المركزة؟".
Erişim tarihi: 29 Ocak 2019. ^ "Você Sabia? – User Summary".Consultado em 29 de janeiro de 2019 «Você Sabia? – User Summary».
Fiyatlar ülke genelinde narhla sabitlenmişti ve ticareti kolaylaştırmak üzere listeler halinde belirlenmişti.Os preços eram fixados em todo o país e registrados em listas para facilitar a negociação.
Poppaea Sabina 65 yılında öldüğünde, Nero tam bir yas içindeydi.Quando sua esposa Popeia Sabina morreu em 65, Nero entrou num profundo luto.
Diyanet işlerinde imparatorluğun rolü hiçbir zaman sabit, yasal olarak tanımlanmış bir erke dönüşmedi.No entanto, o papel imperial nos assuntos da Igreja nunca se desenvolveu num sistema fixo legalmente definido.
Güvenli bir blok şifreleme tek bir bloğun sabit bir anahtar kullanılarak şifrelenmesi için uygundur.Até mesmo uma cifra de bloco segura é adequada apenas para a encriptação de um único bloco sob uma chave fixa.
Oranı, 2000'den 2014'e kadar %19.6 seviyesindeyken, 2014'ten bu yana %20 oranında sabit kalmıştır.A taxa tem se mantido estável em 20% a partir de 2014, depois de ter sido de 19,6% entre 2000 e 2014.
Bu yüzeyin içinde, hiçbir gözlemci / parçacık sabit yarıçaplı kendini muhafaza edebilir.Nesta superfície, nenhum observador ou partícula pode manter-se num raio constante.
Sabitleştir/düzleştir: Her şey için bir yer edin.Tenha apenas o necessário, na quantidade certa. (seiri) Um lugar para cada coisa.
Üstel fonksiyon: sabit bir sayının bir değişken kuvvete yükseltilmesi .Função exponencial: eleva um número fixo a uma potência variável.
Sabine Wren: Mandalorian ırkından olan Sabine, silahlar ve patlayıcılar üzerinde uzmandır.Tiya Sircar como Sabine: Uma Mandaloriana com conhecimento especializado em armas e explosivos.
Eemiyan iklimi Holosen'in iklimi kadar sabit olduğuna inanılır.Pensa-se que o clima Eemiano tenha sido tão estável quanto o do Holoceno.
Eğer bu sabit bir dinamik alana terfi ederse, sonuç dilaton olur.Se "promover-mos" essa constante a um campo dinâmico, o que teríamos seria o dilaton.
1146 yılında Trablus, Trablus'u ele geçirdi ve Kuzey Afrika'da sabit bir üs ile Sicilya otoritesini kurdu.Em 1146, Jorge capturou Trípoli e fundou um estado siciliano permanente no Norte da África.