Annesi ve kardeşleri ile birlikte Hacı Ömer Sabancı Vakfı'nın kurulmasına öncülük etti.她和姊姊共同創立姊妹社後擔任代表。
(Eşi Aziz Köseoğlu) Kazım Köseoğlu Sadıka Sabancı(torun)'nın oğlu.辽国軍人,蕭觀音奴是奚王蕭搭紇之孫。
Ayılınca Şaban'ı hatırlamaz.達頭可汗聽到之後就退兵。
(Eşi Aziz Köseoğlu) Kazım Köseoğlu Sadıka Sabancı(torun)'nın oğlu.본관은 영주(永州) 현재의 영천 검교참찬문하부사(檢校參贊門下府使) 무선(茂宣)의 아들이다.
Ayılınca Şaban'ı hatırlamaz.돌아올때는 채나라를 경유해오지도 않았다.
Şabaniye en sevdiği filmdir.좋아하는 영화는〈아멜리에〉.
Herkesin gözünde suçlu Şaban olur.נבוזה כנען בכל רע.
Sabancı ailesinin üçüncü nesil üyesidir.ירש את אביו סנוסרת השלישי.
1970) 1906 - Hacı Ömer Sabancı, Türk iş adamı ve Sabancı Holding'in kurucusu (ö.ב-1906 הקימו הטורקים הצעירים (מטורקית Jön Türkler) את "מועצת האיחוד והקידמה" (İttihad ve Terakki Cemiyeti).
Millet Şaban olarak biliyor.Хората ме знаят като Шабан.
Sabancı Ailesi, zengin bir Türk ailesidir.Семейство Патън е от богат шотландски произход.
Sabanlar eşek ve öküzlere çektiriliyordu.Vukli su ih konji ili volovi.
İbrahim Has, İstanbul'da doğup büyümüş, tasavvuf eğitimini Halveti/Şabânî azizi olan Hasan Ünsi'den almıştır.Iračko-arapskom podjelom, Sveti Abo rodio se i odrastao u Bagdadu, među Arapima islamske vjeroispovijesti.
Şaban Çobanoğlu.Kaštieľ Šándorovský .
Şaban Yıldız, saf görünümlü bir gariban köylüdür.Od kač je, zanimivo, odsoten navadni gad.
Bu şehir Kahayan ve Sabangau nehirleri arasında yer almaktadır.Jis yra tarp Kahajano ir Sabangau upių.
Millet Şaban olarak biliyor.Oročenai išpažįsta šamanizmą.
Filmin adında kullanılan Şaban ismi, aslında karakterler arasında yoktur.Filmi alguses üles loetud osatäitjate hulgas tema nime ei ole.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››(128:3) На хребте моем орали оратаи, проводили длинные борозды свои.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Các nông phu cày trên lưng tôi, Xẻ đường cày mình dài theo trên đó.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Các nông_phu cày trên lưng tôi , Xẻ đường cày mình dài theo trên đó .
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Des laboureurs ont labouré mon dos, Ils y ont tracé de longs sillons.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Die Pflüger haben auf meinen Rücken geackert und ihre Furchen lang gezogen.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››밭 가는 자가 내 등에 갈아 그 고랑을 길게 지었도다
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Kyntäjät ovat minun selkääni kyntäneet ja vetäneet pitkät vaot.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Los aradores araron sobre mis espaldas; hicieron largos sus surcos
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››mereka membuat luka-luka dalam di punggungku, seperti pembajak membuat alur-alur panjang di ladang
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Min rygg har plogmenn pløid, de har gjort sine furer lange.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Oráči orali po mojom chrbte a vyháňali dlhé brázdy.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Os lavradores araram sobre as minhas costas; compridos fizeram os seus sulcos.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››På min rygg hava plöjare plöjt och dragit upp långa fåror.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Plovmænd pløjed min Ryg, trak lange Furer;
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››plugarii au arat pe spinarea mea, au tras brazde lungi pe ea.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po grzbiecie moim orali oracze, i długie przeganiali brózdy swoje.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po hřbetě mém orali oráči, a dlouhé proháněli brázdy své.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Po hrbtu so mi orali orači, dolge so rezali brazde svoje.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Sul mio dorso hanno arato gli aratori, hanno fatto lunghi solchi
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Szántók szántottak hátamon, hosszúra nyujtották barázdáikat.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Zij hebben ons onderdrukt en zelfs gemarteld.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Οι γεωργοι ηροτριασαν επι των νωτων μου εσυραν μακρα τα αυλακια αυτων.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››Орачите ораха по гърба ми, Проточиха дълги браздите си.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››על גבי חרשו חרשים האריכו למענותם׃
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››على ظهري حرث الحرّاث. طوّلوا اتلامهم.
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››如 同 扶 犁 的 、 在 我 背 上 扶 犁 而 耕 . 耕 的 犁 溝 甚 長
Çiftçiler saban sürdüler sırtımda, Upuzun iz bıraktılar.››如同 扶犁 的 、 在 我 背上 扶犁而耕.耕的 犁溝甚長
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Apoi, cea mai dăunătoare invenţie, pentru femei, a fost aratul.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Aztán jött a nők legrosszabb találmánya, az eke.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Ďalej, najhorším vynálezom ženy bol pluh.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Dann, die schlechteste Erfindung der Frauen war der Pflug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Depois, a pior invenção da mulher, o arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.그 때, 여성의 최악의 발명품은 쟁기였습니다.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.La peggiore invenzione per le donne fu l'aratro.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Najgorszym wynalazkiem kobiet był pług.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Por tanto, el peor invento de la mujer fue el arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Puis la pire invention pour la femme fut la charrue.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sau đó, phát minh tệ hại nhất đối với phụ nữ là cái cày.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sedan, kvinnornas värsta uppfinning var plogen.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Takrat je bil ženski najslabši izum plug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Toen was de vrouws slechtste uitvinding de ploeg.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Z pohledu žen byl nejhorším vynálezem pluh.