sabahleyin ile cümle
sabahleyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.35
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Sabahleyinse kendime geldim.Et j'ai repris conscience le matin.
Sabahleyinse kendime geldim.(Gelach) 's Ochtends kwam ik bij uit de anesthesie. Hij had hen laten weten dat hij er wou zijn.
Sabahleyinse kendime geldim.저는 아침에 의식이 돌아왔죠.
Sabahleyinse kendime geldim.Mi risvegliai la mattina dopo.
Sabahleyinse kendime geldim.Prebral som sa až ráno.
Sabahleyinse kendime geldim.(Râsete) M-am trezit dimineața din anestezie.
Sabahleyinse kendime geldim.Und am Morgen kam ich wieder zu mir.
Sabahleyinse kendime geldim.Và tôi tỉnh dậy vào sáng hôm sau.
Sabahleyinse kendime geldim.Wybudziłem się rano z narkozy.
Sabahleyinse kendime geldim.Зранку я відійшов від наркозу.
Sabahleyinse kendime geldim.Я пришёл в себя наутро.
Sabahleyinse kendime geldim.והתעוררתי בבוקר.
Sabahleyinse kendime geldim.وأستيقظت في الصباح.
Sabahleyinse kendime geldim.第二朝我醒返,麻醉藥消散
Sabahleyinse kendime geldim.麻酔が抜ける頃 私の側にいたいと
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.그룹으로 아주 흥미로운 분류입니다.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.Sie gehen früh morgens nach draussen, bevor die erste Gruppe auf Nahrungssuche geht.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.לפני שמלקטות האוכל פעילות.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.قبل أن ينشط العلافون.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.どういうわけか 偵察アリは食糧アリが行く方向を決め
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.A rano wyszedł Jonatan na pole według czasu postanowionego z Dawidem, i chłopiec mały z nim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Des Morgens ging Jonathan hinaus aufs Feld, dahin David bestimmt hatte, und ein kleiner Knabe mit ihm;
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.És reggel kiméne Jonathán a mezõre a Dáviddal együtt meghatározott idõben, és egy kis gyermek volt vele.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Jônatas, pois, saiu ao campo, pela manhã, ao tempo que tinha ajustado com Davi, levando consigo um rapazinho.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.아침에 요나단이 작은 아이를 데리고 다윗과 정한 시간에 들로 나가서
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Næste Morgen gik Jonatan fulgt af en dreng ud i Marken, til den Tid han havde aftalt med David.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Protož stalo se ráno, že vyšel Jonata na pole k času uloženému Davidovi, a pachole malé s ním.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua ngày sau, Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða-vít; có một đứa tôi tớ trẻ theo người.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Qua_ngày sau , Giô-na-than đi ra ngoài đồng tại nơi đã hẹn cùng Ða - vít ; có một đứa tôi_tớ trẻ theo người .
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.Zjutraj pa odide Jonatan na polje na kraj, določen Davidu, in majhen deček ž njim.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.На другой день утром вышел Ионафан в поле, во время, которое назначил Давиду, и малый отрок с ним.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.ויהי בבקר ויצא יהונתן השדה למועד דוד ונער קטן עמו׃
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.وكان في الصباح ان يوناثان خرج الى الحقل الى ميعاد داود وغلام صغير معه.
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次 日 早 晨 、 約 拿 單 按 著 與 大 衛 約 會 的 時 候 、 出 到 田 野 、 有 一 個 童 子 跟 隨
Sabahleyin Yonatan Davutla buluşmak üzere tarlaya gitti. Yanına bir uşak almıştı.次日 早晨 、 約拿單 按 著與 大衛約 會的 時候 、 出到 田野 、 有 一 個 童子 跟隨