Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.이제는 아무도 아침까지 더 이상 그레고르에 올 일은 없을 거라고 확신했다.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Maintenant il était certain que personne ne viendrait en Gregor plus jusqu'au matin.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Most biztos volt benne, hogy senki sem lép Gregor többé, amíg a reggel.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Nun war es sicher, dass niemand in Gregor mehr kommen bis in die Morgenstunden.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Nu var det säkert att ingen skulle komma i Gregor längre fram på morgonen.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Nu var det sikkert, at ingen ville komme i Gregor noget mere, indtil om morgenen.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Nu was het zeker dat er niemand zou komen Gregor niet meer tot de ochtend.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Nyt se oli varmaa, että kukaan ei joudu Gregor enää aamuun asti.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Ora era certo che nessuno sarebbe venuto in Gregor più fino al mattino.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Sekarang yakin bahwa tak seorang pun akan datang ke Gregor lagi sampai pagi.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Teď bylo jisté, že nikdo by přijít do Gregor další až do rána.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Teraz bolo isté, že nikto by prísť do Gregor ďalšie až do rána.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Teraz był pewien, że nikt nie przyjdzie do Gregor dłużej, aż do rana.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Zdaj je bil prepričan, da nihče ne bi prišli v Gregor več do jutra.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Τώρα ήταν βέβαιο ότι κανείς δεν θα έρθει σε Γκρέγκορ πια μέχρι το πρωί.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Сега е сигурно, че никой няма да дойде в Грегор повече до сутринта.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Тепер він був упевнений, що ніхто не прийде в Грегор більше до ранку.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Теперь он был уверен, что никто не придет в Грегор больше до утра.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.עכשיו היה בטוח שאף אחד לא היה נכנס גרגור יותר עד הבוקר.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.أصبح الآن في حكم المؤكد أن أحدا لن يدخل حيز غريغور أي أكثر حتى الصباح.
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.このように、彼は再編成すべきかについて静かに考えるために長い時間を過ごしました
Siz ne derseniz Yirmi milyon daha, sabaha kadar!Amit akarsz 25000000 tovább!
Siz ne derseniz Yirmi milyon daha, sabaha kadar!Tout ce que tu voudras 25 millions de plus !
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.a tvoj pozemský život nastane jasnejší nad poludnie, a nech by bolo tma, bude jako ráno.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.dit Liv skal overstråle Middagssolen, Mørket vorde som lyse Morgen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng sủa hơn ban trưa; Dẫu nay tối tăm, sau sẽ hóa ra như buổi sáng.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Ðời ông sẽ sáng_sủa hơn ban trưa ; Dẫu nay tối_tăm , sau sẽ hóa_ra như buổi_sáng .
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.E a tua vida será mais clara do que o meio-dia; a escuridão dela será como a alva.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Elämäsi selkenee kirkkaammaksi keskipäivää, pimeänkin aika on niinkuin aamunkoitto.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.gyogóbban kelne idõd a déli fénynél, és az éjféli sötétség is olyan lenne, mint a [kora] reggel.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Hidupmu akan menjadi lebih terang dari siang hari, dan saat-saat gelap dalam hidupmu secerah sinar pagi
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.I nad południe jaśniejszy nastanie czas twój; zaćmiszli się, będziesz jako zaranek.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.in življenje ti zasije jasneje nego poldnevna svetloba, in zmrači li se kdaj, mine mrak kakor ob jutru.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Jouw bestaan zal wolkenloos worden; elke schaduwzijde zal zo helder worden als het morgenlicht.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.네 생명의 날이 대낮보다 밝으리니 어두움이 있다 할지라도 아침과 같이 될 것이요
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.K tomu nad poledne jasný nastaneť čas; zatmíš-li se pak, jitru podobný budeš.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Og lysere enn middagen blir da ditt liv; mørket blir for dig som morgenen.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.più del sole meridiano splenderà la tua vita, l'oscurità sarà per te come l'aurora
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tes jours auront plus d`éclat que le soleil à son midi, Tes ténèbres seront comme la lumière du matin,
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Tu existencia será más resplandeciente que el mediodía; aun la oscuridad te será como la alborada
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.und die Zeit deines Lebens würde aufgehen wie der Mittag, und das Finstere würde ein lichter Morgen werden;
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Zilele tale vor străluci mai tare decît soarele la amiază, întunerecul tău va fi ca lumina dimineţii.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.И яснее полдня пойдет жизнь твоя; просветлеешь, как утро.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.Твоето пребивание ще бъде по-светло от пладне; И тъмнина ако си, пак ще станеш като зора.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.ומצהרים יקום חלד תעפה כבקר תהיה׃
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.وفوق الظهيرة يقوم حظك. الظلام يتحول صباحا.
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.你 在 世 的 日 子 、 要 比 正 午 更 明 . 雖 有 黑 暗 、 仍 像 早 晨
Yaşamın öğlen güneşinden daha parlak olur, Karanlık sabaha döner.你 在世 的 日子 、 要 比 正午 更 明 . 雖有 黑暗 、 仍 像 早晨
Yirmi milyon daha, sabaha kadar!20 mio. mere, til i morgen!
Yirmi milyon daha, sabaha kadar!Dwadzieścia milionów więcej, przed porankiem!
Yirmi milyon daha, sabaha kadar!ZWANZIG MILLIONEN MEHR BIS MORGEN FRÜH!!!
Yirmi milyon daha, sabaha kadar!Είκοσι εκατομμύρια περισσότερα μέχρι το πρωί!
Yirmi milyon daha, sabaha kadar!Още двадесет милиона до сутринта!
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.Fyrsterne i dens Midte er brølende Løver, dens dommere som Ulve ved Kvæld, der ej levner til Morgen;
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.Knížata jeho jsou u prostřed něho lvové řvoucí, soudcové jeho vlci večerní, nehryzou kostí až do rána.
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.그 가운데 방백들은 부르짖는 사자요 그 재판장들은 이튿날까지 남겨 두는 것이 없는 저녁 이리요
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.Князья его посреди него – рыкающие львы, судьи его – вечерние волки, не оставляющие до утра ни одной кости.
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.Първенците всред него са рикаещи лъвове, Съдиите му вечерни вълци, Които не остават нищо за заранта.
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.שריה בקרבה אריות שאגים שפטיה זאבי ערב לא גרמו לבקר׃
Yöneticileri kükreyen aslanlar, Önderleri akşam gezen aç kurtlar gibi, Sabaha bir şey bırakmazlar.رؤساؤها في وسطها اسود زائرة. قضاتها ذئاب مساء لا يبقون شيئا الى الصباح.