Sabaha sadece birkaç saat kaldı.The morning is just a few hours away.
Sabaha doğru oldukça soğuk olur.It gets extremely cold toward dawn.
Yarın sabaha kadar bekleyin.Wait until tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar bekle.Wait until tomorrow morning.
Ertesi sabaha kadar beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing to do but wait until the next morning.
Yarın sabaha kadar bu kız onu yapmış olacak.By tomorrow morning this girl will have done it.
Yarın sabaha kadar geleceğim.I'll come by tomorrow morning.
Tom sabaha kadar oturdu. Şimdi çalışamayacak kadar çok yorgun.Tom stayed up all night. Now he's too tired to work.
Sabaha kadar düşman ordusunun kampı kuşatılmıştı.Until the morning, the camp of the enemy army was surrounded.
Neden sabaha kadar beklemiyorsun?Why don't you wait till morning?
Çocuklar bu sabaha kampa gittiler.The children left for camp this morning.
Sabaha kadar karar vermek zorundasın.You have until morning to decide.
Tom'un sabaha kadar ayılacağına eminim.I'm sure Tom will sober up by morning.
Kardan adam ertesi sabaha kadar tamamen erimişti.The snowman had melted completely by the next morning.
Lütfen yarın sabaha kadar bekle.Please wait until tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar vaktimiz var.We have until tomorrow morning.
Bu sabaha kadar bekleyebilir mi?Can this wait until morning?
Bu, sabaha kadar bekleyemez mi?Can't this wait till morning?
Bu, sabaha kadar bekleyemez.This can't wait until morning.
Yarın sabaha kadar beklemeni isteyebilir miyim?Could I ask you to wait until tomorrow morning?
Bana bir iyilik yapar mısın ve yarın sabaha kadar bekler misin?Could you do me a favor and wait until tomorrow morning?
Yarın sabaha kadar sonuçları alırım.I'll have the results by tomorrow morning.
Sabaha kadar dairemizden çıkmanızı istiyoruz.I want you out of our apartment by morning.
Sabaha kadar uyanık kaldım.I stayed awake until morning.
Ben sabaha kadar uyanık kaldım.I stayed awake 'till the morning.
Bu sabaha kadar gerçeği bilmiyordum.I didn't know the truth until this morning.
Bunu bu sabaha kadar bilmiyordum.I didn't know that until this morning.
Tom sabaha kadar uyudu.Tom slept till dawn.
Tom'un yarın sabaha kadar bunu yapması gerek.Tom needs to do this by tomorrow morning.
Yarın sabaha kadar karar vermeliyizWe must decide by tomorrow morning.
Belki de onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.Perhaps you should wait until tomorrow to do that.
Sanırım onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.I think you should wait until tomorrow to do that.
Tom yarın sabaha meşgul olacak.Tom is going to be busy tomorrow morning.
Tom bu sabaha kadar bana bundan bahsetmemişti.It wasn't until this morning that Tom told me that.
Tom ve Mary sabaha kadar hunharca sikiştiler.Tom and Mary fucked like rabbits all night long.
Hadi Rima, yarınlar yokmuşçasına sabaha kadar dans edelim.Come on, Rima. Let's dance all fucking night.
En azından sabaha kadar kal.At least, stay till morning.
Bari sabaha kadar kalaydın.At least, stay till morning.
Felix'in ertesi sabaha kadar yapacak bir şeyi yoktu.Felix didn't have anything to do until the next morning.
Krebs kısa bir süre önce sabaha karşı saat:04:00'de geldi.Krebs arrived shortly before 4:00 a.m.
Desmond ertesi sabaha kadar burada kamp kurmalarını önerir, bu da Charlie'yi endişelendirir.Desmond suggests that they camp out here until the next morning, causing Charlie to become wary.
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.Rescue teams did not set out for the crash site until the following morning.
Sabaha karşi misafirler evi terk eder.The next morning the guests begin to leave.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…"."Imagine 200 Occupy Candidates This Year..."
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.This Surah describes the faces of the believers on the day of judgement.
Sabaha karşı 8:00 civarında savaş sona erdi..By eight o'clock in the morning, the battle was over.
Vefat eden komşuların cenazeleri sabaha kadar beklenir.A dead dog party can last until the following morning.
Sabaha karşı Gage geri döner, bu sırada Rachel yoldadır.When Rachel Summers travels backwards in time to the present, he follows Rachel.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.The stranger disappears in the morning.
Onunla bir gece sabaha kadar çakıştık.We wrote it in one afternoon.
Sabahattin Ali Mahkemelerde.Alaska Trial Court Cases.
Buna karşılık Sabahattin Bey'i ve onun düşüncelerini, Kâmil Paşa'yı tutmaktadır.It is said that Asmodeus owes Pazuzu a favor for his help in the war, and has not yet repaid him.
Akşam başlayan pişirme işlemi sabaha kadar sürer.Preparation for this elaborate mid-day meal begins the night before.
Çarpışmalar sabaha kadar sürdü.The fighting had been going on since morning.
Sabaha karşı yola çıktık.Journey into Morning.
1 Kasım 2012’de Mitch Lucker sabaha karşı bir motosiklet kazası geçirdi."Suicide Silence Frontman Mitch Lucker Killed in Motorcycle Accident".
Eğlence ve sohbetler bazen sabaha kadar sürebilir.Talk shows usually occupy the morning and late-afternoon hours.
Sabahattin Eyüboğlu ve Mina (Urgan) Irgat.The Husbandlye ordring and Gouernmente of Poultrie.
Ve sabaha karşı, metal erimiş, sıvılaşmıştı ve çok sıcaktı...And by the morning when it was ready, melted, it became like a liquid, very hot...
Şimdi sabaha kadar hiç kimse bir daha Gregor gireceği belli oldu.Now it was certain that no one would come into Gregor any more until the morning.