Ana içeriğe geç
Sözlük

saba ile cümle

saba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Burası sabah saat 10 olsun.let's say this within the day. Maybe this is happening at 10 AM eastern time.
Sabah saat 10'da bir basın açıklaması geliyor.An announcement comes out, that B intends to acquire A at I don't know,
Sabah 6'da bir başka görev.Another mission at 06:00.
Hayat hakkında bildikleri tek şey, sabah kalkmak ve her zamanki gibi işe gitmek.All they know about life is they get up in the morning, and if their engine starts, they go to work.
Sabah olduğunda üçüncü maymun uyandı ve yalnız olduğunu gördü. .In the morning, the third monkey awakes to find that he is all alone.
Ben götüreyim reddi; sahip olmalıdır deneme için gerçekten bu sonra sabah ilgisi yok. "I'll take no denial; We must have a trial: For really this morning I've nothing to do."
Bu tip şeyler size sabah yataktan kalkmak için bir sebep verir.That's the kind of things that might get Jobs in the morning racing to go to work.
Pazartesi sabahı bahçede otuz cm kar vardı.On Monday morning, there were 12 inches of snow on the ground.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.The weather warmed up, and by Tuesday morning, 2 inches had melted.
Burada saat sabah 9:00, ve o bilgisayarda oyun oynuyor.This is as of 9 a.m. this morning. She's playing a computer game.
Her sabah boink, boink dolaşıyor!She goes boing boing every morning!
Diyelim ki sabah kalktınız ve arabanız çalışmıyor.Suppose you find in the morning that your car won't start.
Sabaha lazım olacak." O, ne zaman çamaşır yıkamam gerektiğini bana hatırlatan hesaplayıcı akıldır.It's that calculating intelligence that reminds me when I have to do my laundry.
İşte, inme geçirdiğim sabah kaybettiğim, beynimin bu bölümüydü.And this was the portion of my brain that I lost on the morning of my stroke.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.On the morning of the stroke, I woke up to a pounding pain behind my left eye.
Sabahları erken kalkıyorum.I get up early in the mornings
Tom bu sabah bunu yapmak isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I wanted to do that this morning.
Tom, Mary'nin bu sabah bunu yapmak isteyip istemediğini sordu.Tom asked if Mary wanted to do that this morning.
Tom yarın sabah Boston'dan ayrılıyor.Tom will leave Boston tomorrow morning.
Bu sabah geç kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I was late this morning.
Bu sabah Tom'u aradın mı?Did you call Tom this morning?
Tom, Mary'nin bunu gerçekten bu sabah yapması gerektiğini düşünmediğini söyledi.Tom said he doesn't think that Mary really had to do that this morning.
Tom bütün sabahtır Mary'yi arıyor.Tom has been looking for Mary all morning.
Tom kötü bir sabah geçirdi.Tom has had a bad morning.
Tom bu sabah okula çok geç kaldı.Tom was very late for school this morning.
Yarın sabah Tom'un bir şey yapmasına yardım etmeliyim.I have to help Tom do something tomorrow morning.
Tom'un bu sabah saat kaçta ayrıldığını biliyor musun?Do you know what time Tom left this morning?
Tom bu sabah saat kaçta ayrıldı?What time did Tom leave this morning?
Bu sabah uykulu muydun?Were you sleepy this morning?
Bu sabah kahvaltın lezzetli miydi?Was your breakfast this morning delicious?
Her sabah gazeteyi okur.Every morning she reads the newspaper.
Onu her sabah yapmak zorundayım.I have to do that every morning.
Tom ve Mary yarın sabah erkenden Avustralya'ya gidiyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom ve Mary yarın sabah erken saatlerde Avustralya'ya yola çıkıyor olacaklar.Tom and Mary will be leaving for Australia early tomorrow morning.
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.Tom left Boston early Monday morning.
Tom bu sabah öldü.Tom died this morning.
Tom bu sabah anlattı bunu bana.It wasn't until this morning that Tom told me that.
Tom bu sabaha kadar bana bundan bahsetmemişti.It wasn't until this morning that Tom told me that.
Tom ve Mary neredeyse her sabah birlikte okula gidiyorlar.Tom and Mary go to school together almost every morning.
Dün sabah cüzdanımı kaybettim.I lost my wallet yesterday morning.
Dün sabah uyuya kaldım.I overslept yesterday morning.
Bu sabah yataktan çıkman zordu, değil mi?It was hard for you to get out of bed this morning, wasn't it?
Bu sabah çıkarken televizyonu açık bırakmışsın.You left the TV on when you left this morning.
Tom ve Mary yarın sabah ayrılacaklar.Tom and Mary are going to leave tomorrow morning.
Sami sabahleyin gitmek zorunda.Sami has to leave in the morning.
Tom ve Mary bütün sabahı, evi temizleyerek geçirdi.Tom and Mary spent all morning cleaning the house.
Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.And the evening and the morning were the third day.
Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.And the evening and morning were the fourth day.
Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.And the evening and morning were the fifth day.
Sabah sekizden akşam beşe kadar çalışıyor.He works from eight to five.
Her gün sabahın köründen gece yarılarına kadar çalışıyor.He works from early in the morning until late at night every day.
Tom ve Mary sabaha kadar hunharca sikiştiler.Tom and Mary fucked like rabbits all night long.
Tom tüm sabahı pasaportunu arayarak geçirdi.Tom spent all morning looking for his passport.
Sabah kalktığınızda ayak bileklerinizde şişklik oluyor mu?Are your ankles swollen when you wake up in the morning?
Sabah uyandığınızda ayak bileklerinizde şişme oluyor mu?Are your ankles swollen when you wake up in the morning?
Sabah ezanıyla birlikte yola koyulacağız.We will set off after the morning prayer.
Felix'in ertesi sabaha kadar yapacak bir şeyi yoktu.Felix didn't have anything to do until the next morning.
Bitirdim ve sabah El-Aksa’ya gittim...I finished and went to al-Aqsa in the morning....
ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, 9 Ekim sabahı nükleer alarmı öğrendi.U.S. Secretary of State Henry Kissinger learned of the nuclear alert on the morning of October 9.
Gerçek bir hikâyeye dayanan "Bingo: Sabahların Kralı" filmi, bir maskenin arkasındaki adamı anlatır.Inspired by a true story, Bingo: The King of the Mornings is a film about the man behind the mask.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod