sabırsız ile cümle

sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
19
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Så kan Mr chef komma att se dig nu?" Frågade hans far otåligt och knackade åter på dörren.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."So kann Mr. Manager in kommen Sie jetzt?" Fragte seinen Vater ungeduldig und klopfte erneut an der Tür.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Tak si pan ředitel přijít za tebou teď?" Zeptal svého otce a netrpělivě zaklepal opět na dveře.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Tak si pán riaditeľ prísť za tebou teraz?" Spýtal svojho otca a netrpezlivo zaklopal opäť na dvere.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Tehát nem Mr. menedzser jön, hogy most?" Kérdezte az apja türelmetlenül és kopogtatott ismét az ajtót.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Więc może Pan Kierownik się, aby zobaczyć teraz?" Zapytał ojca i niecierpliwie zapukał jeszcze raz do drzwi.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Zo kan ook de heer Manager komen nu zien?" Vroeg zijn vader ongeduldig en klopte nogmaals op de deur.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Так може пан менеджер прийде до вас зараз?" Запитав у батька, і з нетерпінням постукав ще раз на двері.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."Так может г-н менеджер придет к вам сейчас?" Спросил у отца, и с нетерпением постучал еще раз на дверь.
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."אז מר מנהל יכול לבוא לראות אותך עכשיו?" שאל את אביו בקוצר רוח
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı."وهكذا يمكن للسيد مدير تأتي في أن أراك الآن؟" سأل والده بفارغ الصبر
"Yani Sayın Müdür, şimdi görmek için gelebilir?" Babası sabırsızlıkla sordu ve kapıya bir kez daha çaldı.ドアに再びノック。 "いいえ、"グレゴールは言った。
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Abia aştept să merg să înot.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Alig várom, hogy úszhassak.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Ich kann es gar nicht erwarten schwimmen zu gehen.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Ik kan niet wachten om te gaan zwemmen.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Je suis déjà impatient de nager.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.No puedo esperar para ir a nadar.
Yüzmeye gitmek için sabırsızlanıyorum.Нямам търпение да отида на плуване.

İlgili Sayfalar