sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanların çok büyük bir kısmı son derece sabırsız.つまり 余分の10ドルをもらう楽しみを-
Kadehi tekrar doldurmak için sabırsızlanıyor gibi, sanki amacı onu sarhoş etmek.Er scheint es ungeduldig nachfüllen zu wollen, als sei das Ziel dieser Szene, sie betrunken zu machen.
Kadehi tekrar doldurmak için sabırsızlanıyor gibi, sanki amacı onu sarhoş etmek.Mężczyzna jest niecierpliwy, chce wlać jej kolejny kieliszek, jakby zamierzał ją upić.
Kadehi tekrar doldurmak için sabırsızlanıyor gibi, sanki amacı onu sarhoş etmek.On se zdá být netrpělivý a chce jí dolít, jakoby cílem celého děje bylo ji opít.
Kadehi tekrar doldurmak için sabırsızlanıyor gibi, sanki amacı onu sarhoş etmek.І він нетерпляче чекає, щоб наповнити фужер знову, наче хоче її напоїти.
Kağıtta ne yazıyor? "Oyununu geliştirmen için sabırsızlanıyorum" "Ger döner dönmez gel ve beni bul."Τι έλεγε; <i>Μ'αρέσεις μέχρι να με κερδίσεις στα βελάκια.
Kendimiz hakkında? Öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Sur nous? je suis impatient de savoir.
Kötü şeyler söylüyoruz. Sabırsızız. İncitiyoruz.Mowimy zle rzeczy jestesmy niecierpliwi ranimy.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Én már alig várom, hogy megtudjam!
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Estoy ansiosa por descubrir cómo será.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Ich kann es gar nicht erwarten, herauszufinden, wie das aussehen wird.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Ik sta te trappelen om die te ontdekken.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Ja nie mogę się doczekać by to odkryć.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Je suis impatiente de voir à quoi ça ressemble.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.어떤 모습일지 정말 궁금합니다.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Mal posso esperar para ver a que se irá assemelhar.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Nemůžu se dočkat toho, až zjistím, jaké to je.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Neviem sa dočkať až sa to dozviem.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Non vedo l'ora di scoprire come sarebbe.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Saya tidak dapat sabar untuk menemukan seperti apa kelihatannya.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Sunt nerăbdătoare să aflu cum va arăta.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Tôi rất mong chờ xem thành quả của nó.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Ανυπομονώ να το ανακαλύψω.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Аз нямам търпение, за да разбера как ще изглежда.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Не могу дождаться, чтобы узнать, как это выглядит.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.Я не можу дочекатись, щоб дізнатися, як це виглядає.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.אני לא יכולה לחכות כדי לראות איך זה נראה.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.لا أستطيع الإنتظار لمعرفة ما سيبدو عليه ذلك.
Nasıl olduğunu öğrenmek için sabırsızlanıyorum.ありがとうございました
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Haluan nähdä, mitä hän uhraa.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Jag vill gärna se vad han tänker offra.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Jeg vil gerne se, hvad han har tænkt sig at ofre.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Mal posso esperar para ver o que irá ele sacrificar.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Nie mogę się doczekać, żeby zobaczyć, co poświęci.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Non vedo l'ora di sapere che cosa sacrificherà.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Tengo ganas de ver qué va a sacrificar.
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Αδημονώ να δω τι θα θυσιάσει!
Ne kurban edeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.Очень хочется узнать, что он принесёт в жертву.
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?''Đồ ngốc!' Nữ hoàng, tung đầu sốt ruột và chuyển sang Alice, cô tiếp tục, tên con, của bạn là gì?
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'Idiot" je dejal Queen, tossing glavo nestrpno, in se obrnil k Alice, je nadaljeval, "Kako ti je ime, otrok?"
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'Idiot' zei de koningin, gooit haar hoofd ongeduldig, en, zich tot Alice, ze ging, 'Hoe heet je, kind?'
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'그녀는 앨리스에 의존하고, 섹스고! 바보 '는 impatiently 머리를 던지기, 여왕을했다 에 가서 '사용자의 이름, 자녀는 무엇입니까? "
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'! אידיוט "אמרה המלכה, וטלטלה את ראשה בחוסר סבלנות, ו, פונה אליס, היא המשיך, "מה שמך, ילדה?"
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'وقال "الأبله!" الملكة والقذف رأسها بفارغ الصبر ، وتحول إلى أليس ، وقالت انها تابع : "ما اسمك ، والأطفال؟
O Alice dönüyor ve 'Budala', sabırsızlıkla başını savurma dedi Kraliçe adınızı, çocuk, gitti 'nedir?'"子供、あなたの名前は何ですか?"、に行きました "私の名前はアリスなので、陛下を喜ばせる、"アリスはとても礼儀正しく言った、しかし彼女は、追加
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Dia menyebutnya, "ketidaksabaran dengan ketidakselesaian."
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.El a numit asta "nerăbdare faţă de ne-rezolvare"
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Ele chamou a isto: "uma impaciência com a irresolução".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Él le llama, "una impaciencia ante la irresolución".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Er nannte es "Ungeduldigkeit mit Unschlüssigkeit".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Ezt hívta a "határozatlanságból fakadó türelmetlenség"-nek.
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Hij noemde het, "een ongeduld jegens niet-oplossing."
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Il appelle cela "une impatience face à la complexité".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.그는 이것을 "우유부단에 대한 초조함"이라고 불렀습니다.
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.La chiama: "un'impazienza per la irrisoluzione".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Nazval to "netrpělivostí s nevyřešeným."
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Ông ấy gọi nó là:"sự thiếu kiên nhẫn và do dự"
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Το ονόμασε, "Ανυπομονησία με την αναποφασιστικότητα."
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Он назвал это "нетерпимость к нерешённости".
O buna "belirsizliğe karşı sabırsızlık" diyor.Той го наричаше, "нетърпение с колебливост."