sabırsız ile cümle
sabırsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Io invece non vedo l'ora di poter tornare a mangiare, e via dicendo, quando riavrò il mio corpo!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Jeg glæder mig til det, jeg skal spise, - - når jeg får min krop tilbage.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Päinvastoin, odotan kovasti, että voin syödä- -kun saan ruumiini takaisin.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Pelo contrário, mal posso esperar pelo que vou comer e fazer, quando recuperar o meu corpo!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Tvärtom, jag ser fram emot vad jag ska äta- -och så vidare, när jag får min kropp tillbaka.
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Αντιθέτως, ανυπομονώ να ξαναφάω, και τα λοιπά, αφού ξαναβρώ το σώμα μου!
Aksine, ben bedenimi geri aldığım zaman yiyeceğim şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum!Зато я мечтаю о том, что буду есть, когда вновь обрету своё тело!
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes hitaasti uudelleen silmänsä ja katseli kärsimättömänä hänen jättimäinen asiakas.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes langzaam heropend zijn ogen en keek ongeduldig op zijn gigantische cliënt.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes počasi ponovno odpre oči in pogledal nestrpno na njegovo velikansko stranko.
Avrupa enerjik ajan. Holmes yavaşça açtı gözlerini baktı sabırsızlıkla onun devasa istemcide.Holmes se pomalu otevřel oči a podíval se netrpělivě na jeho obrovský klienta.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.간절히 바랍니다.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.אלא לקדמו וללמד מדענים אחרים לעשות זאת.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.ولكن أيضا لتعزيز وتعليم العلماء الآخرين كيفية القيام بذلك.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.皆さんご存知のように、学者の世界は内向的になりがちです
Babamı görmek için sabırsızlanıyordum.Czekałem na to by odwiedzić mojego tatę.
Babamı görmek için sabırsızlanıyordum.Ich habe mich darauf gefreut meinen Papa zu besuchen.
Babamı görmek için sabırsızlanıyordum.Těšil jsem se na setkání s tátou.
Babamı görmek için sabırsızlanıyordum.Προσδοκούσα να συναντήσω τον πατέρα μου.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.웨스트 서섹스의 주민은 활발한 조바심을 나타내는 습관입니다.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.l'abitante del villaggio West Sussex suole indicare una vivace impazienza.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.le villageois West Sussex a coutume d'indiquer une impatience vive.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Nyugat Sussex falu szokta jelezni egy gyors türelmetlenség.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Ţăranului West Sussex este obiceiul de a indica o impatience spumos.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex bybo har för vana att ange en rask otålighet.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex dân làng là wont để chỉ một sự thiếu kiên nhẫn nhanh.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex kyläläinen on tapana osoittaa reippaan kärsimättömyyttä.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex wieśniak ma w zwyczaju, aby wskazać energiczny niecierpliwość.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Zahod Sussex vasi je navada, ki označuje živahne nestrpnost.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Западен Съсекс селянин е свикнал да се посочи един жив нетърпение.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.قروي في غرب ساسكس هو متعود للإشارة إلى نفاد الصبر السريع.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık."ジョージ!あなたが杖をwhad GART?"
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Ciertamentamente, a veces no puedo controlar la ansiedad, la impaciencia y la energia agresiva que sale.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Di certo, a volte non riesco a controllarmi quando l'ansia, l'impazienza e l'energia aggressiva vengono fuori.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.Σίγουρα, ενίοτε δεν μπορώ να ελέγξω την αγωνία, την ανυπομονησία και την επιθετική ενέργεια που έχω.
Bazen kesinlikle endişelerimi ve sabırsızlığımı kontrol edemiyorum, o zaman sinirli bir enerji ortaya çıkıyor.לגמרי, לפעמים אני לא יכול לשלוט בחרדה, בחוסר הסבלנות והאנרגיה האגרסיבית יוצאת.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Ainsi, vous pouvez attendre et passer par le Congrès, même si vous êtes très impatient.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Also man könnte warten und durch den Kongress handeln, obwohl man dann sehr ungeduldig sein sollte.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Czekanie na Kongres wymaga dużej cierpliwości.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Deci, ați putea aștepta să treacă asta prin Congres, deși ați putea fi foarte nerăbdători.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Je zou kunnen wachten en het plan door het congres sturen, hoewel je erg ongeduldig moet zijn.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Podemos esperar e ir ao Congresso, embora devamos ficar muito impacientes.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Quindi potete aspettare e passare per il Congresso, anche se dovreste essere molto impazienti.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Se podría esperar y pasar por el Congreso, aunque deben ser muy impacientes.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Takže byste mohli počkat a protlačit to Kongresem, i když byste měli být velmi netrpěliví.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Vì vậy, bạn có thể chờ đợi và Quốc hội thông qua, mặc dù bạn phải rất kiên nhẫn.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Може да чакате и да минете през Конгреса, въпреки, че би трябвало да сте много нетърпеливи.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.Можно подождать и пойти через Конгресс. Но для этого нужно быть уж очень терпеливым.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.אז אפשר לחכות ולהעביר את זה בקונגרס, למרות שודאי תהיו מאד חסרי-סבלנות.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.لذلك يمكنك الإنتظار والذهاب عبر الكونغرس، بالرغم من أنه يجب أن تكون عديم الصبر.
Bekleyebilir ve direk Kongreye gidebilirsiniz, ki sabırsız olmanız gerektiği halde.忍耐強くなければ できません そこで 型破りな方法で 下院を通さないでやってしまうことも出来ます
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Abia aștept să-ți văd cursul.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Estou ansioso por assistir ao teu curso.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Ich freue mich darauf, deinen Kurs zu sehen.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Ik zie er naar uit om jouw vak te volgen.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Jeg glæder mig til at se dit fag.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Je suis impatient de découvrir ta classe.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Non vedo l'ora di vedere il tuo corso
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Oczekuję z niecierpliwością tych zajęć.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.Odotan innolla kurssiasi.