sabırla ile cümle

sabırla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha sabırla, başarırdın.With a little more patience, you would have succeeded.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.After patiently listening to the audience's complaints, the judges changed the results.
O kızgındı, ama sabırla beni dinledi.He was angry, but he listened to me patiently.
Öfkesine rağmen, sabırla beni dinledi.In spite of his anger, he listened to me patiently.
Tom sabırla Mary'yi bekledi.Tom waited patiently for Mary.
Tom üç saat sabırla bekledi.Tom waited patiently for three hours.
Tom sabırla Mary'nin gelmesini bekledi.Tom waited patiently for Mary to arrive.
Sabırla dinliyorum ama ilgilenmiyorum.I am patiently listening, but I don't feel interested.
O, sabırla onu bekledi.She patiently waited for him.
O, sabırla öğretti.He taught with patience.
Tom sabırla oturdu.Tom sat patiently.
Tom sabırla bekledi.Tom waited patiently.
O beni sabırla ve çok dikkatle dinledi.She listened to me patiently and very attentively.
O beni sabırla ve çok dikkatli olarak dinledi.She listened to me patiently and very carefully.
Tom, Mary'yi sabırla dinledi.Tom listened to Mary patiently.
Tom üç saattir lobide sabırla bekliyor.Tom has been waiting patiently in the lobby for three hours.
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.Tom patiently tried to explain the situation to Mary.
Tom Mary'yi beklerken sandalyesinde sabırla oturdu.Tom sat patiently in his chair, waiting for Mary.
Tom sabırla üç saat bekledi, sonra gitti.Tom waited patiently for three hours, then left.
Mary sabırla arabada beklerken Tom bankaya gitti.Tom went into the bank while Mary waited patiently in the car.
Sabırla, o gerçekleri tek tek topladı.Patiently, he collected the facts, one by one.
Tom Mary'nin valizini hazırlamasını bitirmesi için sabırla bekledi.Tom waited patiently for Mary to finish packing her suitcase.
Sabırla bekleyeceğim.I'll wait patiently.
Tom sabırla Mary'nin hikayesini bitirmesini bekledi.Tom patiently waited for Mary to finish her story.
Sabırla bekleyeceğiz.We'll wait patiently.
Mary sergiyi görmek için onun dönüşünü sabırla bekledi.Mary waited patiently for her turn to see the exhibition.
Tom sabırla Mary'yi dinledi.Tom patiently listened to Mary.
Biri sabırla gülleri toplar.With patience one picks roses.
Tom bütün sabah sabırla bekliyor.Tom has been patiently waiting all morning.
Sabırla dinledi.She listened patiently.
Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently.
Tom bütün gündür sabırla bekliyor.Tom has been patiently waiting all day.
Fadıl doğru anı sabırla bekledi.Fadil waited patiently for the right moment.
Tom bütün sabah Mary'yi sabırla bekledi.Tom patiently waited for Mary all morning.
Tom, sabırla Mary'yi bekliyor.Tom is waiting patiently for Mary.
Tom bütün gün sabırla bekliyor.Tom has been waiting patiently all day.
Yaşlı adam abuk subuk konuşurken Tom sabırla dinledi.Tom listened patiently as the old man rambled on.
Vardvan sabırla kendisine güvenileceği umudunu besler.Karan agrees to patiently wait for her.
Şahin,sabırla hata yapmasını bekliyorThe hawk patiently waits to see if she drops her guard
Bu yüzden, sabırla.. onu ilaçla tedavi edeceğiz.So, with patience, we will treat him with medicine.
Bu sefer Alice kadar sabırla bekledi Tekrar konuşmak için seçti.This time Alice waited patiently until it chose to speak again.
Ama sabırla bekledi.But she waited patiently.
Beni sabırla dinleyin ama bir kelime konuşmak.Hear me with patience but to speak a word.
O uyanır ve Octavianus onu ileri gelip, sabırla bu cennet işi ayı:She wakes; and I entreated her come forth And bear this work of heaven with patience:
Fakat butun bu insanlar Sanhayin yeniden insasini sabirla bekliyorlar.But these are a whole series of guys holding out in this reconstruction of Shanghai.
Ben sabırla bekledi.I waited patiently.
Bir adamın, nefes alıp bazı sesler çıkarmasını, sabırla dinliyor olacaksınız.Now, why would you do something like that?
Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, Tatlı dil en güçlü direnci kırar.By patience a ruler is persuaded. A soft tongue breaks the bone.
Oysa görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz.But if we hope for that which we don't see, we wait for it with patience.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Thus, having patiently endured, he obtained the promise.
RABbi sabırla bekledim; Bana yönelip yakarışımı duydu.I waited patiently for the LORD; and he inclined unto me, and heard my cry.
Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
Artık sabret güzel bir sabırla.So persevere with becoming patience.
Aileni namaza/duaya özendir kendin de ona sabırla devam et!Enjoin on your people service to God, and be yourself constant in it.
Artık güzel bir sabırla sabret!So persevere with becoming patience.
Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et.Enjoin on your people service to God, and be yourself constant in it.
(Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et.Enjoin on your people service to God, and be yourself constant in it.
Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,

İlgili Sayfalar