sabır ile cümle
sabır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Mentre li guardavamo, si sono stufati e se ne sono andati per cercare qualcuno da aiutare per conto loro.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Oni stawali się coraz bardziej sfrustrowani, aż w końcu wyszli, żeby znaleźć kogoś potrzebującego pomocy.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Terwijl we stonden te kijken, raakten ze gefrustreerd en gingen ze zelf iemand zoeken om te helpen.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Und als wir sie beobachteten, wurden sie frustriert und gingen, um selbst Hilfsbedürftige zu finden.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Và khi chúng tôi đứng nhìn, họ tức giận và bỏ đi tự tìm ai đó cần sự giúp đỡ.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.Y después de un rato se frustraron y se fueron a ayudar a alguien por su cuenta.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.И, как мы заметили, они расстроились и отправились искать сами кого-нибудь, кому нужна была помощь.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.ולנגד עינינו, הם נעשו מתוסכלים ועזבו כדי למצוא בעצמם מישהו לעזור לו.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.وكما شاهدنا، فلقد أصيبوا بالاحباط وتركوا المكان ليجدوا احدا يساعدوه من تلقاء انفسهم.
Biz onları izlerken, sabırsızlandılar ve kendi başlarına yardım edebilecekleri birini bulmaya gittiler.助けられる人を 自力で探しに出て行きました そこで まとめ役を始めました
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Ich kann es kaum erwarten, was wir TEDster gegen die Krise unternehmen.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Ik kan niet wachten om te zien wat wij TEDsters aan deze crisis doen.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Je suis impatient de voir ce que les TEDsteurs feront contre cette crise.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Nie mogę się doczekać co TEDowicze zrobią z kryzysem.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Non vedo l'ora di scoprire quello che noi TEDster faremo per questa crisi.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.No puedo esperar a ver que hacemos los TEDsters respecto a esta crisis.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Sunt nerăbdător să văd ce vom face noi, cei din comunitatea TED, în privința acestei crize.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.나는 우리 TED인들이 이 비극에 대해 무엇을 할 지 보는 것이 기다릴 수 없을 만큼 기대됩니다.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Не терпится узнать, что мы, завсегдатаи TED, сделаем для решения этого кризиса.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.Нямам търпение да видя какво ще направим с TED относно тази криза.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.אני מת לראות מה נעשה לגבי המשבר הזה, אנו, אנשי TED.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.لا أستطيع الصبر لأرى ما سنفعله بخصوص هذه الأزمة.
Biz TEDcilerin bu krizle ilgili ne yapacağını görmek için sabırsızlanıyorum.そして我々全員のエネルギー、才能、影響力を使って
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Abraham bleef geduldig wachten tot God hem een zoon gaf, zoals Hij had beloofd.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Abraham menunggu dengan sabar, maka ia menerima apa yang dijanjikan Allah kepadanya
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.A tak długo czekając, dostąpił obietnicy.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.A tak trpělivě očekávaje, dosáhl zaslíbení.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.A tak trpezlive vyčkajúc dosiahol zasľúbenie.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Ấy , Áp - ra-ham đã nhịn_nhục đợi_chờ như_vậy , rồi mới được điều đã hứa .
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Ấy, Áp-ra-ham đã nhịn nhục đợi chờ như vậy, rồi mới được điều đã hứa.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Così, avendo perseverato, Abramo conseguì la promessa
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.E assim, tendo Abraão esperado com paciência, alcançou a promessa.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.És ekképen, békességestûrõ lévén, megnyerte az ígéretet.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Et c`est ainsi qu`Abraham, ayant persévéré, obtint l`effet de la promesse.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.In tako je Abraham, stanovitno čakajoč, dosegel izpolnitev obljube.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.ja näin Aabraham, kärsivällisesti odotettuaan, sai, mitä luvattu oli.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.저가 이같이 오래 참아 약속을 받았느니라
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Och när denne tåligt förbidade, fick han så vad utlovat var.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.og da han således hadde ventet tålmodig, opnådde han det som var lovt.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Og således opnåede han Forjættelsen ved at vente tålmodigt.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Şi astfel, fiindcă a aşteptat cu răbdare, a dobîndit făgăduinţa.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Und also trug er Geduld und erlangte die Verheißung.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.Y así Abraham, esperando con suma paciencia, alcanzó la promesa
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.και ουτω προσμεινας με υπομονην, απηλαυσε την επαγγελιαν.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.А помислете, колко велик беше тоя човек, комуто патриарх Авраам даде и десетък от най-добрата плячка.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.И так Авраам, долготерпев, получил обещанное.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.І так, бувши довготерпилив, одержав обітницю.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.ויהי בהאריך נפשו השיג את ההבטחה׃
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.وهكذا اذ تأنى نال الموعد.
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.這 樣 、 亞 伯 拉 罕 既 恆 久 忍 耐 、 就 得 了 所 應 許 的
Böylece İbrahim sabırla dayanarak vaade erişti.這樣 、 亞伯拉罕 既 恆 久 忍耐 、 就 得了 所 應許的
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Det finns ingen anledning för dig att vara så skam otålig, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Ei ole mitään tarvetta voit olla niin häpeään kärsimätön, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Er is geen noodzaak voor u om zo verward worden ongeduldig, meneer.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Es besteht keine Notwendigkeit für Sie, so verwechselt werden ungeduldig, Mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Il n'est pas nécessaire pour vous d'être confondu impatient, monsieur.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Không có cần cho bạn để được như vậy xấu hổ thiếu kiên nhẫn, mister.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.그래서, 참을성 아저씨 실마리를 못찾고 수에 대한 필요가 없습니다.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Não há necessidade de você ser tão confundidos impaciente, senhor.
Böylece, sabırsız bayım eleştirilmiştir olması sizin için gerek yoktur.Není třeba, abyste se tak zmatený netrpělivý, pane.
İlgili Sayfalar