sabıkalı ile cümle
sabıkalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.48
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Polis sabıkalının nerede olduğunu buldu.The police found out where the criminal lived.
Sabıkalı rehinelerin gitmesine izin vermedi.The criminal didn't let the hostages go.
Bir sabıkalı mısın?Are you a criminal?
Tom Mary'nin bir sabıkalı olmadığını biliyordu.Tom knew Mary wasn't a criminal.
O bir sabıkalı.He's an ex-con.
Ben bir sabıkalı değilim.I'm not a criminal.
O bir sabıkalı değil.She's not a criminal.
Tom aranan bir sabıkalı.Tom is a wanted criminal.
Tom sabıkalı.Tom is an ex-con.
Tom sabıkalı değil.Tom is not a criminal.
İlk tanıştığımızda Tom'un bir sabıkalı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was a criminal when I first met him.
Tom'a bir sabıkalı olduğunu söylemedin, değil mi?You haven't told Tom you're an ex-con, have you?
Ben bir sabıkalıydım.I was a criminal.
Ne cüretle bana sabıkalı diyorsun?How dare you call me a criminal?
Ben bir sabıkalı oldum.I became a criminal.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.These were criminals, thugs, dangerous, destroying their own environment.
Matthew Francis Nolan adında sabıkalı bir abisi ve Jonathan adında bir kardeşi vardır.У него есть старший брат, Мэтью Фрэнсис Нолан, осуждённый преступник и младший брат Джонатан.
Matthew Francis Nolan adında sabıkalı bir abisi ve Jonathan adında bir kardeşi vardır.Ma starszego brata, Matthew Francisa Nolana, skazanego przestępcę, i młodszego brata, Jonathana.
Sabıkalı olduğu için daha kıyıda köşede kalmış işlere bakmaktadır.그는 항변을 묻는 자리에서 건방진 태도로 되려 감옥에 갇히게 됐다.
Sabıkalılara ait olan bölüm (Regelvollzug), 845 kişilik kapasiteye sahiptir.Prevzgojni dom ima kapaciteto 68 obsojencev.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Aceştia erau delicvenți, infractori periculoşi, acţionând în propriul lor mediu.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Byli to niebezpieczni kryminaliści i przestępcy przebywający w swoim własnym środowisku.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.C'étaient des criminels, des escrocs, dangereux pourchassant leur propre environnement.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Có nhiều tội phạm, kẻ lười đảo nguy hiểm vùng vẫy trong chính môi trường của chúng.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Das waren Kriminelle, Ganoven, die waren gefährlich, die zerstörten ihr eigenes Umfeld.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Eran criminales, ladrones peligrosos productos de su propio entorno.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Erano criminali, delinquenti pericolosi che distruggevano la loro città.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Estes eram criminosos, bandidos, perigosos perseguindo o seu próprio ambiente.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Ezek bűnözők voltak, veszélyesek, akik csak a saját környezetüket követték.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Het waren criminelen, gevaarlijke boeven die hun eigen buurt onveilig maakten.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.이들은 자기 삶의 환경을 때려부수고 있는 범죄자, 사기꾼, 위험인물 이었습니다.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Mereka ini kriminal, penjahat, berbahaya memburu lingkungan mereka sendiri.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Takto nebezpeční kriminálnici a zlodeji ničili svoje vlastné prostredie.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Ήταν εγκληματίες, απατεώνες, επικίνδυνοι που καταδίωκαν το ίδιο τους το περιβάλλον.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Те бяха опасни престъпници, отрепки, преследващи собственото им обкръжение.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.Это были опасные преступники и мошенники, держащие с страхе собственное окружение.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.הם היו פושעים, גנבים, מסוכנים מחבלים בסביבה של עצמם.
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.كانو مجرمين ,محتالين,خطرين يتبعون أهوائهم .
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.呢班罪犯、歹徒同危險分子 用盡手段同環境抗爭
Bu adamlar sabıkalı, düzenbaz, tehlikeliydi, kendi çevrelerini yaymaya çalışıyorlardı.自分の置かれた状況に乗るやつらです その時 見た光景に まさかと思いました
Eski bir sabıkalının kızı... ...basın konferansında ortaya çıkmadı.Comme tu n'es pas venue à la conférence de presse,
Eski bir sabıkalının kızı... ...basın konferansında ortaya çıkmadı.Egy börtönviselt ember lánya nem jelent meg a sajtókonferencián.
Eski bir sabıkalının kızı... ...basın konferansında ortaya çıkmadı.Η κόρη ενός πρώην κατάδικου... Δεν εμφανίστηκε στην συνέντευξη.
Eski bir sabıkalının kızı... ...basın konferansında ortaya çıkmadı....ابنت مجرم سابق لم تظهر خلال اللقاء الصحفي
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.A börtönviselt ember másik lánya azt mondja, nem rokona a hercegnőnek.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.Et il y en a qui disent que tu ne mérites pas ta famille adoptive à cause de ce que tu as fait.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor.Η άλλη κόρη του κατάδικου... Λέει ότι δεν είναι οικογένεια με την πριγκίπισσα.
Eski sabıkalının diğer kızı... ...prensesin ailelerinden olmadığını söylüyor...الابنة الاخرى للمجرم السابق تقول انها ليست من عائلة الاميرة