Kütüphaneler ve çalışma saatleriFince _ İsveççe _ İngilizce图书馆及其开放时间芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.America de Nord este o exceptie notabila, orele de munca s-au redus.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Észak Amerika kivételével -- a munkaidő egyre rövidebb lesz.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.북미는 확연히 예외가 되고 있지만 -- 근무시간이 줄어들고 있습니다.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.l'Amérique du Nord étant une exception notable -- les heures de travail ont diminué.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.las horas de trabajo han ido disminuyendo.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.le ore di lavoro stanno diminuendo.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Na całym świecie, z wyjątkiem Ameryki Północnej, skracają się godziny pracy.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Noord-Amerika is een vermeldenswaardige uitzondering -- zijn de werkuren aan het dalen.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Nordamerika er den bemærkelsesværdige undtagelse -- arbejdstiden er blevet reduceret.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Severní Amerika je nápadnou vyjímkou - se pracovní čas zkracuje.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Като Северна Америка е определено изключение -- работните часове започнаха да намаляват.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.Північна Америка є помітним винятком - кількість робочих годин зменшується.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.צפון אמריקה, כידוע, חריגה בנושא הזה -- כמות שעות העבודה החלה לרדת.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.أمريكا الشماليه بها استثناء ملحوظ -- ساعات العمل أصبحت تقل.
Kuzey Amerika farkedilir bir istisna-- çalışma saatleri gittikçe azalıyor.短くなっています ヨーロッパは労働時間を
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.Ce n'est pas l'heure de faire cours, alors s'il vous plaît laissez-moi tranquille.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.Ha már nincs óra, akkor hagyjon magamra.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.Σας παρακαλώ αφήστε με ήσυχο όταν δεν είναι ώρα διδασκαλίας.
Lütfen beni ders saatleri dışında rahat bırakın.من فضلك دعيني لوحدي عندما لا نكون في وقت الدرس
MARGARET WARNER: Venezuela liderinin ölüm haberi bugün akşam saatlerinde başkan yardımcısıأتت أنباء وفاه الرئيس الفنسويلي متاخره بعد ضهر اليوم
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Ako môžete ísť do banky, keď ste v práci?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Comment pouviez-vous aller à la banque quand vous étiez au travail ?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.¿Cómo podías ir al banco cuando estabas trabajando?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Cum poți să mergi la bancă când ești la servici?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Hoe kon je naar een bank als je aan het werk was?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Làm sao mà bạn có thể đi đến ngân hàng khi bạn đang trong giờ làm việc?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Wie kann man zur Bank gehen, wenn man arbeiten muss?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Πώς θα μπορούσες να πας στην τράπεζα όταν δούλευες; Δεν είχε σημασία.
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Как можно пойти в банк, когда ты на работе?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Як ви могли піти в банк, коли ви були на роботі?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Come si poteva andare in banca quando si lavorava?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Hur man skulle ta sig till banken när man jobbade?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Hvordan kunne man komme i banken mens man var på arbejde?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Jak można było iść do banku, kiedy było się w pracy?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?여러분이 직장에 있는 동안
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?איך יכולת ללכת לבנק
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?كيف يمكنك الذهاب إلى البنك
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?你要開工點去銀行?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?銀行に行けっていうんですか? 知ったこっちゃなかった
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.A tanulók sem ülnek nagyon sokáig az iskolában.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.De schooldagen zijn kort.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Die Schüler müssen nicht stundenlang lernen.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Elevii nu stau multe ore la școală.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Gli studenti non hanno molte ore di scuola.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.학생들도 장시간의 수업을 받지 못하죠.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Les élèves ne passent pas beaucoup d'heures à l'école.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Los estudiantes no tienen largas horas de estudio.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Os estudantes não têm longas horas de ensino.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Sinh viên không có nhiều giờ học.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Studenterna får inte så många timmars undervisning.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Uczniowie nie mają długich dni lekcyjnych.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Žáci netráví ve škole tolik času.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Οι μαθητές δεν έχουν δυνατότητα ολοήμερου σχολείου.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.И учебные дни не такие длинные.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.Учні витрачають на навчання менше часу.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.אין לתלמידים הרבה שעות לימוד.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.لا يقضي الطلاب ساعات طويلة بالدراسة.
Öğrencilerin uzun öğrenme saatleri yok.また教師は基本的に授業しかしません
O günün erken saatlerinde, okuldan geldiğinde yüzünde morluklar olduğunu fark etmiştim.Antes, naquele dia, eu tinha notado algumas contusões no seu rosto, quando ele veio da escola.