Göçmen bayanların yüzme saatleriFince _ İngilizce外籍人士游泳时间芬兰语 _ 英语
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Dorthin begebe ich mich bis zum frühen Morgen und arbeite an neuen Songs.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.És bemegyek oda a hajnali órákig. És új dalokon dolgozom.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Et donc j'y vais jusqu'au petit matin. Et je travaille sur de nouvelles chansons.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Fico lá até de manhã cedo e trabalho em novas canções.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Ik ga naarbinnen tot de vroege ochtenduurtjes. Ik werk aan nieuwe songs.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.그래서 저는 아침의 이른 시간까지 그곳에 갑니다. 그리고 새로운 노래를 짓습니다.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Quindi mi rifugio lì fino alle prime ore del mattino. E lavoro a nuovi brani.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Şi aşa stau acolo până dis de dimineaţă. Şi lucrez la noile mele cântece.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Spędzam tam całą noc pracując nad nowymi piosenkami.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Y sigo ahi hasta las primeras horas de la mañana. Y trabajo en nuevas canciones.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Κι έτσι πάω εκεί μέχρι τις πρώτες πρωινές ώρες, και δουλεύω νέα τραγούδια.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.Влизам вътре и оставам до ранните сутрешни часове. И работя по нови песни.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.И тогда я иду туда до раннего утра. И работаю над новыми песнями.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.אני נשאר בפנים עד שעות הבוקר המוקדמות ועובד על שירים חדשים.
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.لذا اذهب دوما الى هناك واقضي الليل بطوله حتى ساعات الصباح الاولى واعمل على الاغاني الجديدة
Günün erken saatlerine kadar oraya girip, yeni şarkılar üzerinde çalışırım.新曲に取り組んでいます では 演奏しましょう
Hergün 17–10 saatleri arasında açık.Abierta todos los días de 17 a 10 horas.
Hergün 17–10 saatleri arasında açık.Avoinna joka päivä klo 17–10.
Hergün 17–10 saatleri arasında açık.Öppet varje dag kl. 17–10.
Hergün 17–10 saatleri arasında açık.Ouvert tous les jours de 17 h à 10 h.
Hergün 17–10 saatleri arasında açık. Tel.Приют открыт каждый день с 17:00 до 10:00.
Hergün 17–10 saatleri arasında açık.مفتوح كل يوم من الساعة 17 – 10.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.Asiakkaiden suojelemiseksi klinikan sijaintia ja aukioloaikoja ei ilmoiteta julkisesti.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.För att skydda kunderna uppges inte klinikens adress eller öppettider offentligt.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.В интересах защиты клиентов местонахождение клиники и часы её работы в открытом доступе не публикуются.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.لا يتم الإبلاغ بشكل علني عن موقع العيادة ولا عن مواعيد افتتاحها من أجل حماية الزبائن.
Hizmet görenleri korumak için kliniğin yeri ve çalışma saatleri açık olarak bildirilmez.诊所的地址和服务时间也不对外公布。
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Domnul i S'a arătat la stejarii lui Mamre, pe cînd Avraam şedea la uşa cortului, în timpul zădufului zilei.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.In prikaže se mu GOSPOD pri hrastih Mamrejevih, ko je sedel pri vratih šatora svojega ob dnevni vročini.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.여호와께서 마므레 상수리 수풀 근처에서 아브라함에게 나타나시니라 오정 즈음에 그가 장막 문에 앉았다가
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Megjelenék pedig õ néki az Úr a Mamré tölgyesében, és õ ûl vala a sátor ajtajában, a hõ napon.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Potem ukazał mu się Pan w równinie Mamre, a on siedział we drzwiach namiotu swego, gdy był najgorętszy dzień.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Potom sa mu ukázal Hospodin v dúbrave Mamreho, keď sedel pri dveriach stánu za horúčavy dňa.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Siden åbenbarede HERREN sig for ham ved Mamres Lund, engang han sad i Teltdøren på den hedeste Tid af Dagen.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Ukázal se pak jemu Hospodin v rovině Mamre; a on seděl u dveří stanu, když veliké horko na den bylo.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Und der HERR erschien ihm im Hain Mamre, da saß er an der Tür seiner Hütte, da der Tag am heißesten war.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.Και εφανη εις αυτον ο Κυριος εις τας δρυς Μαμβρη, ενω εκαθητο εν τη θυρα της σκηνης εις το καυμα της ημερας.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.И явился ему Господь у дубравы Мамре, когда он сидел при входе вшатер, во время зноя дневного.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.וירא אליו יהוה באלני ממרא והוא ישב פתח האהל כחם היום׃
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.وظهر له الرب عند بلوطات ممرا وهو جالس في باب الخيمة وقت حر النهار.
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.耶 和 華 在 幔 利 橡 樹 那 裡 、 向 亞 伯 拉 罕 顯 現 出 來 . 那 時 正 熱 、 亞 伯 拉 罕 坐 在 帳 棚 門 口
İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü.耶和華 在 幔利 橡樹那裡 、 向 亞伯拉罕 顯現 出來 . 那 時正熱 、 亞伯拉罕 坐在 帳棚 門口
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Aj v dopravnej špičke je prakticky nevyužívaná.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.De gemeenschap ontwikkelde een alternatief vervoersplan die de verwijdering van de snelweg mogelijk maakt.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Incluso en las horas pico, casi no se utiliza.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.I v dopravní špičce je prakticky nevyužívaná.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Kể cả trong giờ cao điểm, nó cũng không được sử dụng.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.차가 막히는 시간에조차도, 사실상 사용되지 않고 있습니다.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Liikenneruuhkankin aikaan se on käytännöllisesti katsoen tyhjä.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Még a legforgalmasabb időkben is alig használják.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Même pendant les heures de pointe, elle n'est quasiment pas utilisée.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Mesmo nas horas de ponta, mantém-se quase sem utilização.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Nawet w godzinach szczytu jest praktycznie pusta.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Persino durante le ore di punta, non viene praticamente usata.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Selbst während der Hauptverkehrszeit bleibt er praktisch ungenutzt.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Даже в час пик она практически не используется.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.Дори по време на пиковите часове, той е почти неизползваем.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.אפילו בשעת השיא, לא משתמשים בו כמעט.
İş çıkış saatlerinde bile neredeyse hiç kullanılmıyor.وحتى في ساعات الذروة، تكون غير مستغلة تقريباً