Ana içeriğe geç
Sözlük

saatleri ile cümle

saatleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.Er änderte eigentlich auch die Anzahl der Stunden des Tages .
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.사실 하루가 몇 시간인지를 조금 바꿨어요
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.Si de fapt se schimbase numarul orelor din zi
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.Zmieniono również ilość godzin w ciągu dnia.
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.В результаті це змінило кількість годин на добу.
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.И всъщност променят броя на часовете в деня.
Bu , gündeki saatleri değiştirdi.وكذك تغيير عدد الساعات في اليوم
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Detta kan vara slutet.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.[Englisch] [Holländisch]
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Esta puede ser nuestra hora final.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Mungkin ini saat- saat terakhir kita.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Pravděpodobně se blíží konec.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Questa potrebbe essere la nostra ultima ora.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Tämä voi olla viimeinen hetkemme.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.To je morda naša zadnja ura.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Ütött az emberiség utolsó órája. Befejezzük adásunkat.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Ίσως αυτές να είναι οι τελευταίες μας ώρες.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Може би ни остават да живеем само няколко часа.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Може би ни остават да живеем само няколко часа.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.ربما تكون هذه بالفعل ساعتنا الأخيرة
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,Arbetstidsarrangemanget och lönen ska framgå ur avtalet.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,L’accord doit stipuler les horaires et le salaire.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,Sopimuksessa täytyy lukea työaikajärjestelyt ja palkka.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,В договоре должны быть указаны размер заработной платы и рабочее расписание.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,يجب أن يكون مدون في الاتفاق تنظيمات أوقات العمل والراتب.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,最近 6 个月的工资单,如果您的收入较之前有所提高的话
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.Dans les grandes villes, il peut y avoir des pharmacies qui sont ouvertes plus tard le soir.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.En las ciudades grandes podrá encontrar farmacias que tengan abierto hasta más tarde.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.I större städer kan det finnas apotek som har öppet till sent på kvällen.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.Suurissa kaupungeissa saattaa olla apteekkeja, jotka ovat auki myöhemmin illalla.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.В крупных городах могут быть аптеки, которые работают до позднего вечера.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.في المدن الكبيرة من الممكن أن توجد صيدليات تبقى مفتوحة لأوقات متأخرة مساءً.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf전 몇시간 동안이나
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Alors j'ai passé des heures et des heures à essayer de donner un sens à cet étrange jour de la marmotte.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Also verbrachte ich Stunden um Stunden damit, den Nutzen dieses Wiederholungsspiels aufzudecken.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Așa că am petrecut ore în șir încercând să găsesc sensul acelei zile ciudate a Cârtiței.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Así que pasé horas y horas tratando de encontrar el sentido de este extraño "Día de la Marmota".
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Ho passato ore e ore a cercare di dare un senso a questo strano Giorno della Marmotta.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Ik heb lang geprobeerd iets te begrijpen van deze bizarre herhaling van de geschiedenis.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Órákat és órákat töltöttem azzal, hogy értelmet találjak ebben a furcsa "Idétlen időkig" szituációban.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Så jeg har brugt timer på timer på at prøve at få denne mærkelige Groundhog Day til at give mening.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Spędziłam wiele godzin próbując zrozumieć ten dziwny Dzień Świstaka.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Tôi đã phải trải qua hàng giờ cố gắng hiểu cái điều chán nản kì quặc này.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Έχω ξοδέψει ώρες επί ωρών προσπαθώντας να καταλάβω την περίεργη Μέρα της Μαρμότας.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Прекарвах часове след часове, опитвайки се да осмисля този странен Ден на Мармота.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Я размышляла часами, пытаясь разобраться в этом странном Дне Сурка.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafאז ישבתי שעות על גבי שעות
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafلقد قضيت ساعات وساعات
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafこの妙な冬眠からの目覚めの意味を考えました
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Arbetstagaren kan även komma överens om någon annan tid med arbetsgivaren.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.El trabajador también puede acordar con el empleador otro horario de trabajo.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Le travail peut également convenir d'autres horaires de travail avec son employeur.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Työntekijä voi myös sopia työnantajansa kanssa toisenlaisesta työajasta.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Работник может также договориться с работодателем об иной продолжительности рабочего дня.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.بإمكان العامل أن يتفق مع رب العمل لديه على أوقات عمل مختلفة.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.工作时间通常为每日八小时。员工也可和用人单位协定其他工作时间。在芬兰,员工通常不会经常加班。员工只需完成劳动合同中规定的工作任务。
Çalışma saatleriArbetstid
Çalışma saatleriAvoinna
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Arbetstiden ska följa arbetslagstiftningen och kollektivavtalet.
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Ces horaires doivent être conformes à la loi sur les heures de travail et à la convention collective.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
saatleri ile cümle - Sayfa 18 - saatleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App