"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".מספר הפעימות של הפעמון ציינו את השעה.
Üretilen saatlerin büyük kısmı Alman ve Fransız üretimiydi.מרבית הארטילריה הייתה מתוצרת צרפתית ומיעוטה מתוצרת גרמנית.
Fakat günlerin uzunluğu arasındaki farkı hesaplayacak kadar kesin ölçüm yapabilen saatleri yoktu.הבעיה העיקרית הייתה שלא היו שעונים מדויקים שניתן לסמוך עליהם לחישוב קו האורך.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.ההפצצה הייתה בשעות הבוקר המוקדמות.
30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında ölmüştür.ברגמן נפטר ב-30 ביולי 2007 בביתו באי פוֹרֶה (Fårö), בדרום מזרח שוודיה, בגיל 89.
Maç saatleri Mısır'ın yerel saati UTC+02:00'ye göre verilmiştir.כל שעות המשחקים התקיימו לפי שעון ישראל (UTC+02:00).
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.הוא יצא בשנה החדשה, בחצות.
11 Ocak 2017 NXT bölümünde günün erken saatlerinde Billie Kay ve Peyton Royce, Asuka'ya saldırırken göründü.ב-11 בינואר 2017 בפרק של התוכנית NXT, בילי קיי ופייטון רויס תקפו את אסקה בתחילת התוכנית.
29 Temmuz'un ilk saatlerinde ölmüştür.הוא מת ב-29 ביולי אותה שנה.
30 Ekimde savaş, sabahın erken saatlerinde yine aynı tertiple başladı.ב-5 באוקטובר התפרץ הר הגעש שוב בשעות הבוקר.
Avlarını sabahın erken saatlerinde ya da geceleyin avlarlar.הרציחות בוצעו בשעות לילה או לפנות בוקר.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.את רב זמנו הוא מבלה בשינה, אכילה וצפייה בטלוויזיה.
Günün belli saatlerinde Hastane Metro dan 217 numaralı EGO otobüs hattı geçmektedir.בשעות הלילה, האוטובוס החלופי הוא קו N7.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.בעקבות הלוחמה הקשה נאלצו כוחות האמריקאים להיכנע אחר הצהריים באותו יום.
Şehirliler akşam saatlerinden itibaren, gece olmuş gibi perdelerini örterler.הספרדים הצליחו לנתק מגע, בסופו של דבר, בשעות הערב.
Su saatleri güneş saatleri ile birlikte en eski zaman ölçüm yöntemlerinden biridir.Заедно със слънчевите часовници, водните са едни от най-древните.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Часовете на търгуване са от 9:00 до 16:00 ч.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Reigns, Joe ve Strowman'ı üçlü tehdit maçında mağlup etti.По-късно Рейнс побеждава Джо и Строуман в мач Тройна заплаха.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.По тази причина той не почива по това време на деня.
11 Ocak 2017 NXT bölümünde günün erken saatlerinde Billie Kay ve Peyton Royce, Asuka'ya saldırırken göründü.На 11 януари 2017, в епизод на NXT, се показва, че Били Кей и Пейтън Ройс са атакували Аска по рано през деня.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Музеят работи всеки ден от 09 00 часа до 17 часа.
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".Този часовник и днес отмерва времето.
Geri kalan saatlerinde uyur, yemek yer ve video oyunu oynar.Той прекарва по-голямата част от свободното си време да играе видео игри, да яде, да гледа телевизия и да спи.
Gerçeküstücü tablo eriyen cep saatlerini konu almaktadır.Часовник Общомедия разполага с мултимедийно съдържание за Пясъчен часовник.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Слънчевите часовници отбелязват местно време.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Провежда се в 11:00 – 12:00 часа на площад в кинотеатър „Родина“.
Kış aylarında 9:00-18:00 ve yaz aylarında 10:00-19:00 saatleri arasında hizmet vermektedir.През лятото работи от 9:00 до 18:30, а зимата от 9:00 до 17:00.
Akşam yemeği günün ana öğünü olup genellikle akşam üzeri veya akşam saatlerinde yenir.Той се изпълнява от събралите се хора, обикновено при сутришна или вечерна молитва.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.U podne, Longstreetova vojska je stigla na bojište i zauzela položaj na Jacksonovom desnom krilu.
Bu çatışmalar, kalan Alman birliklerinin sabahın ilk saatlerinde teslim olmalarına dek sürdü.Ove borbe su trajale cijelu noć, prestavši tek ujutro kad su se posljednji njemački vojnici predali.
Piaget, mekanik saatlerini kendi bünyesinde tasarlar, geliştirir ve üretir.Piaget osmišljava, razvija i proizvodi u internom krugu svoje mehaničke mehanizme.
Bu saatlerin günde bir saat hatalı zaman göstermesine sebep olabiliyordu.Ovi se sati zbog toga ponekad nazivaju nejednaki sati.
Ziyaretçiler için çalışma saatleri 9:00-16:00'dır.Vrt je otvoren za posjetitelje od 9 h do 20 h.
Sabahın erken saatlerinde kalabalık grup saraya girdi.Rano ujutro hrvatska policija došla je u Pakrac.
Çatışmalar yağmura rağmen gece saatlerine kadar sürdü.Tu se noćilo, a kiša je padala cijelu noć, sve do jutra.
Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı.To je predstavljalo značajan napredak nad grubom točnošću satova.
Su saatleri güneş saatleri ile birlikte en eski zaman ölçüm yöntemlerinden biridir.Vodeni i sunčani satovi se smatraju najstarijim instrumentima za mjerenje vremena.
Gece yapılan çekimler akşam saatlerinde, öğleden sonra 5'ten sabah 5'e kadar sürmüştür.Zlostavljanje je, prema njegovu svjedočenju, trajalo od pola šest ujutru do šest uvečer.
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.Start je u prijepodnevnim satima.
Bu yüzden, günün bu saatlerinde her zaman huzursuzdu.Žao mi je dječaka kojem je u to vrijeme sve bilo lagodno.
Patlamanın iş çıkışı saatlerine denk gelmesi nedeniyle ölü ve yaralı sayısı çok fazla olmuştur.Taj broj je zbog ranjavanja i pogibija bio u stalnom opadanju.
Mekanik saatler (13 ila 14. yüzyıllar) Mekanik saatlerin ilk kez ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir.V 13. alebo 14. storočí sa objavili prvé kolieskové hodiny.
Liste durumları her Cumartesi radyolarda 12:00 ilâ 14:00 saatleri arasında açıklanmaktadır.Rebríček je publikovaný v rozhlasovom programe Radio Contact, v sobotu od 12:00 do 14:00.
Karşılaşma saatleri yerel saat ile gösterilmiştir.Nachádza sa v súhvezdí Hodiny.
Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanılarak zamanlanır.Atómový čas je čas udávaný atómovými hodinami.
Tam-zamanlı işlerin çalışma saatleri ve ücreti yarı-zamanlı işlere göre daha fazladır.Pracujú za mzdu, a to len na polovičný úväzok.
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.V druhý deň sa nesúťažilo v rannom programe, ale až vo večernom.
Arıburnu Cephesi’nde 1 Mayıs taarruzları sabahın erken saatlerinde başlamıştı.Koza však v ranných hodinách 2. decembra zhorela.
Filmin çekimlerine çoğunlukla öğleden sonra başlanıyor bazı bölümler gecenin geç saatlerine kadar sürüyordu.Otvárala o šiestej ráno a záverečná sa niekedy posunula až do neskorých nočných hodín.
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.Boje však trvali do neskorej noci.
Nüfus iş saatleri içinde DOSAB sayesinde yükselir.Sem pa sodi tudi delo prek obsega delovnega časa.
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.Ob izstrelitvi Apolla 17 (12:33 EST) je bil v Afriki dan.
Kanser tedavisi gören İnanç 6 Mart 2015 sabah saatlerinde hayatını kaybetti.Po kratkotrajnem boju z rakom, je v zgodnjih jutranjih urah 6. marca 2014 umrl.
Gece 23:00-02:00 saatlerinde talk-show veya sinema filmi verilir.Po 22.00 se vrtijo popularne svetovne serije in oddaje za starejše.
Ertesi gün öğle saatlerinde yeniden evden çıktı.Moja žena je včeraj opoldne vzela slovo.
Bu saatlerin günde bir saat hatalı zaman göstermesine sebep olabiliyordu.Ura nima obraza, ker so vse ure tistega časa zadonele uro na zvon.
Akşam yemeği, öğleden sonra ya da akşam saatlerine denk gelen öğün.Sestajajo se tedensko ob zajtrku, kosilu ali večerji.
Kubizek ise bunu "dünyevi varlığımın en mutlu saatleri" olarak ifade etmiştir.Sam je temu rekel "najsrečnejši dan v mojem življenju".
Çoğu gündüz ve erken akşam saatlerinde faal olur.Delimo jih na zgodnje in pozne.
Müze hafta içi 9-17 saatlerinde ziyaret edilebilmektedir.Cerkev je odprta dnevno med 9 in 19 uro.