Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Så jeg har brugt timer på timer på at prøve at få denne mærkelige Groundhog Day til at give mening.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Spędziłam wiele godzin próbując zrozumieć ten dziwny Dzień Świstaka.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Tôi đã phải trải qua hàng giờ cố gắng hiểu cái điều chán nản kì quặc này.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Έχω ξοδέψει ώρες επί ωρών προσπαθώντας να καταλάβω την περίεργη Μέρα της Μαρμότας.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Прекарвах часове след часове, опитвайки се да осмисля този странен Ден на Мармота.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Я размышляла часами, пытаясь разобраться в этом странном Дне Сурка.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafאז ישבתי שעות על גבי שעות
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafلقد قضيت ساعات وساعات
Bu yüzden saatlerimi bu tuhafこの妙な冬眠からの目覚めの意味を考えました
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.내일 이맘때면 내가 중한 우박을 내리리니 애굽 개국 이래로 그 같은 것이 있지 않던 것이리라
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.Ето, утре около тоя час ще наваля много тежък град, небивал в Египет, откак се е основал, дори до днес.
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.הנני ממטיר כעת מחר ברד כבד מאד אשר לא היה כמהו במצרים למן היום הוסדה ועד עתה׃
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.ها انا غدا مثل الآن امطر بردا عظيما جدا لم يكن مثله في مصر منذ يوم تاسيسها الى الآن.
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.到 明 天 約 在 這 時 候 、 我 必 叫 重 大 的 冰 雹 降 下 、 自 從 埃 及 開 國 以 來 、 沒 有 這 樣 的 冰 雹
Bu yüzden, yarın bu saatlerde Mısıra tarihinde görülmemiş ağır bir dolu yağdıracağım.到 明天 約 在 這時候 、 我 必 叫 重大 的 冰雹 降下 、 自從 埃及 開國 以來 、 沒有這樣 的 冰雹
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.C'est une tâche ardue, chronophage, à laquelle elles consacrent des heures chaque semaine.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Đây là một công việc nặng nhọc và tiêu tốn thời gian mà họ phải làm trong nhiều giờ mỗi tuần.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Det är ett tungt och tidskrävande arbete, vilket de måste göra i timtals varje vecka.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Det er hårdt, tidskrævende arbejde, som de hver uge må bruge timevis på.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.E' dura, un lavoro che porta via tempo, che devono fare tante ore a settimana.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.E o muncă manuală grea, care consumă timp, pe care trebuie s-o facă ore în șir, în fiecare săptămână.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Es ist eine schwere, zeitaufwendige Arbeit, die sie jede Woche für Stunden machen müssen.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Es un trabajo duro, cansado, que deben hacer durante horas cada semana.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.É um trabalho duro, que consome muito tempo, que elas têm de fazer durante horas todas as semanas.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Ez kemény, időigényes munka, amit hetente órákig kell csinálniuk.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Het is zwaar, tijdrovend werk, dat ze uren per week moeten doen.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Itu pekerjaan yang keras, makan waktu, dimana mereka harus melakukannya beberapa jam setiap minggu.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Je to ťažká a časovo náročná práca, ktorú musia robiť dlhé hodiny každý týždeň.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Je to těžká a časově náročná práce, kterou musí dělat několik hodin každý týden.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.매주 수시간 동안 해야만 하는 힘들고 시간이 소요되는 노동입니다.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.To ciężka, czasochłonna praca, która zabiera im całe godziny każdego tygodnia.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.To je težko, zamudno delo, ki ga opravljajo ure in ure vsak teden.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Και είναι σκληρή, χρονοβόρα δουλειά, που πρέπει να κάνουν για ώρες κάθε εβδομάδα.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Това е трудна, отнемаща време работа, която те трябва да правят с часове наред всяка седмица.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Ця тяжка праця відбирає багато часу - вони витрачають на неї кілька годин щотижня.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.Это тяжёлый, отнимающий много времени труд, которым они обязаны заниматься часами каждую неделю.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.זוהי מלאכה קשה שגוזלת זמן רב, שהן צריכות לעשות במשך שעות רבות בכל שבוע.
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.انه امرٌ صعب .. انها مهمة شاقة عليهم ان يقوموا بها لساعات كل اسبوع
Bu zor ve çok zaman alıcı bir iş, ve her hafta saatlerce bunu yapıyorlar.しかも毎週何時間もしなくてはなりません 家で洗濯するため遠くから
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Arbetstagaren kan även komma överens om någon annan tid med arbetsgivaren.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.El trabajador también puede acordar con el empleador otro horario de trabajo.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Le travail peut également convenir d'autres horaires de travail avec son employeur.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Työntekijä voi myös sopia työnantajansa kanssa toisenlaisesta työajasta.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.Работник может также договориться с работодателем об иной продолжительности рабочего дня.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.بإمكان العامل أن يتفق مع رب العمل لديه على أوقات عمل مختلفة.
Çalışan işvereni ile farklı iş saatleri konusunda da anlaşabilir.工作时间通常为每日八小时。员工也可和用人单位协定其他工作时间。在芬兰,员工通常不会经常加班。员工只需完成劳动合同中规定的工作任务。
Çalışma saatleriArbetstid
Çalışma saatleriAvoinna
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Arbetstiden ska följa arbetslagstiftningen och kollektivavtalet.
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Ces horaires doivent être conformes à la loi sur les heures de travail et à la convention collective.
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Työajan on oltava työaikalain ja työehtosopimuksen mukainen.
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.Время работы должно соответствовать Закону о времени работы и коллективному трудовому соглашению.
Çalışma saatleri, Çalışma Saatleri Yasası ile toplu iş sözleşmesine uygun olmalıdır.وقت العمل يجب أن يكون مطابقاً لقانون العمل وعقد شروط العمل.
Çalışma saatleriHoraires de travail
Çalışma saatleriHorario de trabajo
Çalışma saatleriHorario
Çalışma Saatleri@ info: whatsthisArbeits-/Bürozeiten@info:whatsthis
Çalışma Saatleri@ info: whatsthisArbejdstimer@ info: whatsthis
Çalışma Saatleri@ info: whatsthisArbetstid@ info: whatsthis
Çalışma Saatleri@ info: whatsthisDelovne ure
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod