Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Parece una conversación que me encantaría en realidad continuar durante horas.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Questa è una conversazione che mi piacerebbe continuare per ore.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Tämä keskustelu on sellainen, jota haluaisin todellakin jatkaa tuntikausia.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Toto je rozhovor, v ktorom by som skutočne veľmi rád pokračoval celé hodiny.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.V tomhle rozhovoru bych moc rád pokračoval celé hodiny.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Wygląda na to, że jest to dyskusja, którą z przyjemnością mógłbym kontynuować godzinami.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Κ.Α:
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.К.А.:
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.Това е един разговор, който бих продължил с часове.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.כריס אנדרסון: זוהי שיחה שהייתי שמח להמשיך במשך שעות.
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.كريس أندرسون : لكم اود ان اكمل هذا الحوار معك لعدة ساعات مقبلة
Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi çok isterdim.時間がありません 今回はありがとう
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Detta kan vara slutet.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.[Englisch] [Holländisch]
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Esta puede ser nuestra hora final.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Mungkin ini saat- saat terakhir kita.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Pravděpodobně se blíží konec.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Questa potrebbe essere la nostra ultima ora.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Tämä voi olla viimeinen hetkemme.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.To je morda naša zadnja ura.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Ütött az emberiség utolsó órája. Befejezzük adásunkat.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Ίσως αυτές να είναι οι τελευταίες μας ώρες.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Може би ни остават да живеем само няколко часа.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.Може би ни остават да живеем само няколко часа.
Bu, son saatlerimizi yaşadığımız anlamına geliyor.ربما تكون هذه بالفعل ساعتنا الأخيرة
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,Arbetstidsarrangemanget och lönen ska framgå ur avtalet.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,L’accord doit stipuler les horaires et le salaire.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,Sopimuksessa täytyy lukea työaikajärjestelyt ja palkka.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,В договоре должны быть указаны размер заработной платы и рабочее расписание.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,يجب أن يكون مدون في الاتفاق تنظيمات أوقات العمل والراتب.
Bu sözleşmede iş saatleri düzenlemesi ve maaş belirtilmiş olmalıdır,最近 6 个月的工资单,如果您的收入较之前有所提高的话
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.그리고 그곳 사람들은 보통의 미국인들을 질투로 울게 할 정도의 시간만을 일하지요.
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.l'americano medio.
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.llorara de envidia.
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.Ľudia tam pritom pracujú toľko, že bežný Američan by zaplakal od závisti.
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.וכמות השעות שעובדים שם בשבוע היתה גורמת לאמריקאי הממוצע לבכות מקנאה.
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.وهم يعملون بنفس متوسط ساعات العمل لدى الامريكيون أنوح مع الحسد
Bu ülkelerde insanlar, ortalama bir Amerikalıyı kıskançlıktan ağlatacak saatlerde çalışıyorlar.泣いてうらやましむほどです 国レベルではなくミクロレベルで
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Bunicul suna mereu la ora asta.
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Dziadek zawsze dzwoni do studia o tej porze..
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Großvater ruft immer um diese Uhrzeit im Studio an...
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Kakekku selalu menelpon Dojo jam segitu.
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Nonno chiama sempre lo studio a quest'ora...
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Ο Παππούς πάντα τηλεφωνεί στην σχολή τέτοια ώρα...
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...Дедушка звонит в школу через каждый час.
Büyükbabam hep bu saatlerse stüdyoyu arar...جدي يتصل دائما في مثل هدا الوقت بالاستوديو
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.Dans les grandes villes, il peut y avoir des pharmacies qui sont ouvertes plus tard le soir.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.En las ciudades grandes podrá encontrar farmacias que tengan abierto hasta más tarde.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.I större städer kan det finnas apotek som har öppet till sent på kvällen.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.Suurissa kaupungeissa saattaa olla apteekkeja, jotka ovat auki myöhemmin illalla.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.В крупных городах могут быть аптеки, которые работают до позднего вечера.
Büyük şehirlerde akşamın geç saatlerine kadar açık olan eczaneler bulunabilir.في المدن الكبيرة من الممكن أن توجد صيدليات تبقى مفتوحة لأوقات متأخرة مساءً.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf전 몇시간 동안이나
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Alors j'ai passé des heures et des heures à essayer de donner un sens à cet étrange jour de la marmotte.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Also verbrachte ich Stunden um Stunden damit, den Nutzen dieses Wiederholungsspiels aufzudecken.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Așa că am petrecut ore în șir încercând să găsesc sensul acelei zile ciudate a Cârtiței.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Así que pasé horas y horas tratando de encontrar el sentido de este extraño "Día de la Marmota".
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Ho passato ore e ore a cercare di dare un senso a questo strano Giorno della Marmotta.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Ik heb lang geprobeerd iets te begrijpen van deze bizarre herhaling van de geschiedenis.
Bu yüzden saatlerimi bu tuhaf Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.Órákat és órákat töltöttem azzal, hogy értelmet találjak ebben a furcsa "Idétlen időkig" szituációban.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod