Ana içeriğe geç
Sözlük

saatler ile cümle

saatler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Destek ancak sabah erken saatlerde orada olacaktı.^ 担当は午前中のみ。
Gözde çok fazla ağrı olmamasına rağmen, ağrı gibi bir dondurma baş ağrısı saatlerce sürebilir.頭痛 軽度のものでは発症しないこともあるが、重度の場合 数ヶ月間に渡り運動に伴い痛むこともある。
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.^ 早朝の時間帯は通過。
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.正午、ロングストリート軍がサラフェアギャップから戦場に到着し、ジャクソン軍の右翼に陣取った。
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.虫が嫌いで多足動物を長時間見ていると気絶する。
Öğle saatlerinde 174.4点で17位。
Yumurtlama akşamın geç saatlerinde veya gece 1-2 gibi başlar.祝祭は通常深夜0時の1時間か2時間前に始まる。
O günün ilerleyen saatlerinde, Cydia 1.1.11 hata düzeltmeleri ile birlikte serbest bırakıldı.そしてクリスマス前後にiOS 11.1.2の開発者向け脱獄ツールがリリースされた。
Apollo 17'nin 00:33 (EST)'te fırlatılması, Afrika'nın uçuşun ilk saatlerinde aydınlık görünmesini sağlamıştır.アポロ17号が打ち上げられた12月7日12時33分(東部標準時)は、宇宙船が月へ旅立ってまもない間はアフリカが昼間であることを意味していた。
Yakaladığı kişiye saatlerce yır (şarkı) veya kay (destan) okuttuğu olur.期限は到来の時期が確定しているか否かによって確定期限と不確定期限とに分けられる。
Destek saatler sonra gelecekti.援軍がやってきたのは二ヵ月後のことだった。
Geceye özgü (noktürnal) olan bu hayvanlar akşamın erken saatlerinde ortaya çıkar ve gece avlanırlar.譬(たと)えば闇夜に諸の営作する所が一切、皆(みな)息(や)むも、もし未だ訖(おわ)らざる者は、要(かな)らず日月を待つが如し。
Bazı dermatologlar güneşin en yoğun saatlerinde dışarı çıkmamayı öneriyor.絢士曰く、陽に引けを取らないほどの精鋭達。
Mekanik saatler 20.yüzyılın başına kadar Dünya’nın yıldız saatinin kesinliği öğrenemedi.機械時計が地球の自転による天然の「恒星時計」並の精度に達したのは20世紀に入ってからであった。
Kalan saatlerinin çoğunu bir komada geçirdi ve ertesi sabah 04: 30'da öldü.翌日早朝に倒れ、午後10時30分に死去。
Yakın çatışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürdü.この衝突は、深夜遅くまで繰り広げられた。
Sabahın erken saatlerinde veya gecenin ilerleyen saatlerinde sefer sıklığı 10-15 dakikada bir yapılmaktadır.早朝および夜間は10 - 15分間隔である。
(GMT+4) Tüm saatler yereldir.アリウ・シセ (監督) 日時はすべて現地時間。
Braun'un saatlerini piyasada bulmak gitgide daha zorlaşmaktadır.そして置時計購入の背景にあった妙子の想いが明らかになる。
Ertesi günü olaylar daha sabahın erken saatlerinde başladı.しかしそれはその日の午後早くに始まっていた。
Bu, kuvars saatlerde kullanılan değerle aynıdır.タイムフリー配信においても同じ扱い。
Gecenin ilerleyen saatlerinde Erdem Gündüz ayrıldı.まず起きてくるのは毎日正午を過ぎた昼日中であった。
Gündüz saatlerine göre akşam daha fazladır ya da sadece akşam saatlerinde ortaya çıkar.彼らはふつう正午に一時間か、或いは夜の間に現れる。
On yılın sonlarına doğru bazı saatlerin yüzlerinde Roma rakamları kullanılmıştır.これでその後の数十年ローマの路線網の特徴がつくられた。
Biri tekrar olmak üzere sabah ve akşam saatlerinde hafta içi her gün iki kez yayınlanmaktaydı.朝と夕、一日に二回「勤行」を行う。
Otobüs hareket saatleri yazlık ve kışlık tarifeye göre değişmektedir.夏期と冬期で波照間発の時刻が変更された。
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.明日のお昼ごろ来てね。
Bütün saatler Orta Avrupa Saatine göredir.時刻は中部標準時。
Havalimanı Resmi Sitesi Havalimanı Otobüs Saatleri村営バス路線図・時刻表
Olaydan 1 gece önce geç saatlerde veya bulunduğu gün erken saatlerde öldüğünün sanıldığını belirtti.警察は前日か前々日に死亡していたと結論づけた。
Tüm saatler yereldir.時間帯は全て現地時間。
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.呼称は時代や国、信仰によって千差万別にあり、神として崇められる地域も存在する。
"Beşiktaş artık saatleri sayıyor!".セシウム時計が搭載されていて時刻を刻んでいる。
Derin jhānalar saatlerce sürebilir.短時間のホバリングが可能。
Kanalın Türkiye'deki yayın saati 06.00 - 22.45 saatleri arasıydı.放送時間は東京よりも長く、6:45 - 10:00で設定された。
Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.夜更かしをしたので、とても眠いんだ。
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.世界鐘:能顯示全世界各大城市時間的時鐘。
Geminin saatlerce su üstünde kalması sayesinde mürettebat güvenli bir şekilde tahliye edildi.舰只在海上维持漂浮了数小时,使船员得以安全撤离。
Piaget, mekanik saatlerini kendi bünyesinde tasarlar, geliştirir ve üretir.朗格的手表均为自己研发、生产并组装。
Sabah erken saatlerdeki bu taarruzla büyük muharebe ve çarpışmalar meydana geldi.昨天晚上和今天上午,那里有好多上访的人。
Meksika Ordusu, 6 Mart sabahının erken saatlerinde Alamo'ya doğru ilerledi.3月6日晨墨西哥军开始了阿拉莫战役。
Enstrüman ekliptik yolunu belirlemek için öğle saatlerinde Güneş'in yüksekliğini ölçmek için kullanılırdı.這架儀器用於測量太陽在正午的高度,以確定黃道的路徑。
Akşam ve gece saatlerinde aktif olurlar.牠們是夜間或暮晨活動的。
Ziyaret saatleri 09:00-18:00'dir.服務時間為9:00~18:00。
Anafilakside genelde dakikalar veya saatler içerisinde birçok farklı semptom görülmektedir.過敏性休克通常在数分钟或小时内产生许多不同症状。
Bazı kum saatlerinde bulunan kadrandaki gösterge, saatin her başaşağı edilişinde bir saat ileri alınıyordu.將所有貝殼以順時鐘方向由外朝內成一漩渦狀。
Son saatlerinizi yaşadığınızı öğrenseydiniz, hayatınızda neleri değiştirmeye çalışırdınız?然後開始憧憬,如果妳能遇上另一個男人,妳的生活會是如何的改變。
Öyle ki, programda belirtilenden saatler sonra sahneye çıkıyordu.几秒钟后,她按计划继续表演。
Gündüz saatlerine göre akşam daha fazladır ya da sadece akşam saatlerinde ortaya çıkar.並不是每天都有下午課或是上到傍晚。
Bununla birlikte şafakta değil öğleden sonranın geç saatlerinde ölmüş olmalıdır.但是清晨、深夜部分班次除外。
Çalışma saatleri genelde güneşin doğuşuyla başlar, öğleden sonra biterdi.工作天一般由日出時分開始,至日落結束。
Öte yandan, güç frekansı kullanan saatler de bulunmaktadır.但实际上用得更多的是时频谱。
17 Ocak sabahının erken saatlerinde, bir Fransız donanma birliği, Ko Chang adasına demir attı.1月17日早晨,法国海军在象岛(Koh Chang)附近截住了一支泰国海军舰队。
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.同時,經常輕視自己以外的動物。
Normal iş saatleri sırasında açık olup tatil ve hafta sonları kapalıdır.餐廳在正常營業時間開放,在節日和周末休息。
"Sen aptalsın, hayır sen" olayına saatlerce devam ederler.進士久不第,生性“放懷不羈”。
Bugünün en iyi atom saatleri, soğuk atomlar ve atomik çeşmelerle çalışan, ileri fizik ürünü aletlerdir.今天最好的原子鐘是以原子噴泉中冷原子的吸收光譜法作爲基礎的。
Öğle saatleri olmasına rağmen hava sisliydi ve filoların büyük gemileri birbirlerini ilk başta göremediler.尽管已是中午时分,海面上仍然被浓雾笼罩,苏雄的舰队起初也没有发现任何敌方主力舰。
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.大部份時間是在開闊的海面上飛翔。
Günün erken saatlerinde orada unutmuştur.乃改為早一日。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod