Ana içeriğe geç
Sözlük

saatin ile cümle

saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
'Sorun değil, aile yemeğimizin saatini kaydırırım."Без проблем, я просто делаю семейный обед посменно.
Saatine bak. Bakıyor musun?Schauen Sie auf die Uhr.
Saatine bak.Bardzo dobrze. Nie wygrał jeszcze.
Saatine bak.Erittäin hyvä. Et ole voittanut vielä.
Saatine bak.Kijk op je horloge.
Saatine bak.Meget god. Du har ikke vundet endnu.
Saatine bak.Molto buona. Non hai ancora vinto.
Saatine bak.Mycket bra. Du har inte vunnit ännu.
Saatine bak.Nézd meg az óráját.
Saatine bak.Podívejte se na hodinky.
Saatine bak.Poglej na svojo uro.
Saatine bak.Rất tốt. Bạn đã không chiến thắng được nêu ra.
Saatine bak.Regardez votre montre
Saatine bak.Sangat baik. Anda belum menang.
Saatine bak.Uită-te la ceas.
Saatine bak.Veľmi dobre. Ste nevyhrali ešte.
Saatine bak.Πολύ καλή. Δεν έχει κερδίσει ακόμα.
Saatine bak.Дуже добре. Ви не виграли ще.
Saatine bak.Очень хорошо. Вы не выиграли еще.
Saatine bak.Погледни часовника си.
Saatine bak.جيد جدا. أنت لم يفز حتى الان.
Saatine bak.あなたはまだ優勝していない。 時計を見てください。
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Eu spus ca e foarte scump.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Hanno detto che è veremente costoso.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Ils ont dit que c'était vraiment cher.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Mereka bilang ini sangat mahal.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Sie sagten die Uhr ist wirklich teuer.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Είπαν οτι είναι πολύ ακριβό.
Saatin gerçekten çok pahalı olduğunu söylediler.Они сказали, что эти часы жутко дорогие.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.A uitat să-şi oprească ceasul care ticăie, un puls de metal pe încheietura mâinii.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Er vergaß, seine Armbanduhr auszustellen, die wie ein metallener Puls gegen sein Handgelenk tickt.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Ha dimenticato di spegnere l'orologio, che ticchetta con un battito metallico contro il suo polso.
Saatini çıkarmayı unutmuş, bileğinde metal bir nabız gibi tik tak atıyor.Han har glömt att stänga av sin klocka, som tickar, likt en metallpuls mot hans handled.
Saat yönünde üçte bir oranında döndürebilirim, ya da üçte bir oranında saatin tersi yönde...يمكنني أن أديره بثلث دورة باتجاه عقارب الساعة أو عكس عقارب الساعة بثلث دورة.
Saat yönünde üçte bir oranında döndürebilirim, ya da üçte bir oranında saatin tersi yönde...反時計周りに1/3回転させられます 今度は反射(鏡映)対称なので
Sabahın bu saatinde?Asa devreme?
Sabahın bu saatinde?Così di prima mattina?
Sabahın bu saatinde?Pagi-pagi begini?
Sabahın bu saatinde?Sao mà sớm vậy?
Sabahın bu saatinde?Så tidigt på morgonen?
Sabahın bu saatinde?Si tôt le matin ?
Sabahın bu saatinde?So früh am Morgen.
Sabahın bu saatinde?Tako navsezgodaj?
Sabahın bu saatinde?Tak wcześnie rano?
Sabahın bu saatinde?Zo vroeg in de ochtend?
Sabahın bu saatinde?Да еще и так рано утром.
Sadece 2 yıl içinde kullanım ömrü 2.500 saatten 1.500 saatin altına kadar düştü.Za pouhé 2 roky se snížila z 2500 hodin na méně než 1500 hodin.
Sadece 2 yıl içinde kullanım ömrü 2.500 saatten 1.500 saatin altına kadar düştü.Σε μόλις δύο χρόνια μειώθηκε από 2.500, σε λιγότερες από 1.500 ώρες.
Sadece gecenin bu saatinde boşum.C'est le seul moment dont je dispose.
Sadece gecenin bu saatinde boşum.Csak ilyen késő este tudtam megtenni.
Sadece gecenin bu saatinde boşum.Μόνο τέτοια ώρα μπορώ.
Sadece gecenin bu saatinde boşum.في هذا الوقت المتأخر هو الوقت الوحيد الذي وجدت
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Denk aan wijn drinken, aan een reis naar de Klok van 10.000 jaar.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Denken Sie an Weingenuß, oder eine Reise zur "Clock of the Long Now".
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Gândiți-vă la băutul vinului, la o călătorie la Ceasul celor 10.000 de ani.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Gondoljanak arra, hogy bort isznak, gondoljanak egy utazásra a 10000 évet mutató órához.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.와인을 마시는 걸 생각해봅시다 만년시계의 세계로 여행을 떠나는 걸 생각해 봅시다
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.O smakowaniu wina, o podróży do Clock of the Long Now.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Pensate al bere vino, a una gita all'Orologio del Lungo Presente.
Şarap içmeyi düşünün, ve "Long Now (Gelecek Şimdi)" vakfının Saatine yolculuk ettiğinizi.Penser au vin que vous buvez, à aller voir l'Horloge de l'année 10 000.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod