saatin ile cümle

saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Kislány koromban nagyapám nekem adta az ő kis ezüst zsebóráját.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.제가 어렸을때 제 할아버지가 그의 자그마한 은 회중시계를 주셨는데
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.När jag var en liten tjej, så gav min morfar den här lilla silverklockan till mig.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Quand j'étais enfant, mon grand-père m'a offert sa petite montre de poche en argent.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Quando ero piccola mio nonno mi regalò il suo piccolo orologio d'argento da taschino.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Quando eu era pequena, o meu avô ofereceu-me o seu relógio de bolso, de prata.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Saat saya masih kecil, kakek saya memberikan jam saku perak kecil ini.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Toen ik een klein meisje was, gaf mijn grootvader zijn klein zilveren zakhorloge.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Όταν ήμουν μικρή, ο παππούς μου μού έδωσε το μικρό ασημένιο ρολόι τσέπης του.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Когато бях малко момиче, дядо ми ми подари неговия малък сребърен джобен часовник.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Когда я была маленькой девочкой, мой дедушка дал мне свои маленькие серебряные карманные часы.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.Коли я була маленькою, мій дідусь подарував мені невеликий срібний кишеньковий годинник.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.כשהייתי ילדה קטנה, סבי נתן לי את שעון הכיס הקטן והכסוף שלו.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.عندما كنت طفلة صغيرة، أعطاني جدي ساعة جيبه الفضية الصغيرة.
Küçük bir kızken, dedem bana küçük gümüş cep saatini vermişti.小さな銀の懐中時計をもらったのですが この50年前の技術は 私にとって
Kum saatinin kaybolmasını beklemem gerek.Csak meg kell várnom, amíg eltűnik a homokóra...
Kum saatinin kaybolmasını beklemem gerek. Tamam.-Sólo tengo que esperar que se vaya el reloj de arena...
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameCeas mondial KDE de Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameCzas uniwersalny w KDE autorstwa Matthiasa Hoelzera- KluepfelaName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameEl reloj mundial de KDE por Matthias Hoelzer-KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameKDE: s världsklocka av Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameKDE Verdensur af Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameKDE-WeltzeituhrName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameKDE WorldClock avtorja Matthiasa Hoelzer- KluepfelaName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameMaailmankello, tehnyt Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameMatthias Hoelzer- Kluepfel이 만든 KDE 세계 시계Name
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameRelógio Global do KDE de Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameΠαγκόσμιο ρολόι του KDE από τον Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameВсесвітній годинник KDE від Matthias Hoelzer- KluepfelName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameהשעון העולמי של KDE מאת מתיאס הולצר- קליפפלName
Matthias Hoelzer- Kluepfel' den KDE Dünya SaatiNameكدي أداءName
Nasıl? Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?Πως; Νομίζεις οτι το ρολόι θα εμφανιστεί αν κλαις έτσι εδώ;
Nasıl? Burada böyle ağlarsan saatin ortaya çıkacağını mı sanıyorsun?كيف ؟ هل تعتقدين ان الساعة سوف تظهر اذا بكيتي هكذا ؟
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?평소에 그들은 6시+t분에 집에 도착합니다
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi? Bu normal olan.Por tanto, normalmente llegan a casa a las 6 en punto más t ¿verdad?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?De ankommer normalt til 6 kl plus t, ikke?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Normálne teda dorazia domov o 6:00 plus "t" , áno?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Normálně tedy dorazí v 6 hodin plus "t", ano?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Quindi normalmente arrivano a casa alle 6 + t, giusto?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Tak więc, normalnie, oni przyjeżdżają do domu o godzinie 6 dodać t, zgadza się?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Vagyis normál esetben, 6 óra plusz t időben érnek haza, igaz?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Vai ser a mesma quantidade de tempo. É a mesma quantidade de tempo.
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Обычно это 6часов плюс t, правильно?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?Така че, нормално, те пристигат в 6 часа плюс t, нали така?
Normalde eve 6 artı t saatinde varıyorlar, değil mi?これは通常です。
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.A mediodía, marcas la nueva posición, y lo mismo por la tarde, y así tienes un reloj.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.A mezzogiorno, segnate la nuova posizione del girasole, e la sera di nuovo, e questo è l'orologio.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.À midi, vous notez la nouvelle position du tournesol, puis à nouveau le soir, et vous avez votre horloge.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Ao meio-dia, marca-se a mudança de posição do girassol, e à noite de novo, e aí está o nosso relógio.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Délben bejelölhetjük az új pozícióját, este pedig a következőt, tehát ez a mi óránk.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Đến trưa, bạn đánh dấu vị trí thay đổi của hướng dương, và làm lại vào buổi tối, đó là đồng hồ của bạn.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.정오에도 해바라기의 바뀐 위치에 표시를 하고 저녁에도 이와 같이 합니다. 그러면 그것이 시계가 됩니다.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.La prânz marchezi poziţia nouă, iar seara la fel şi, gata ceasul.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Om 12 uur geef je aan hoe de bloem gedraaid is. 's Avonds doe je dit weer en zo heb je een klok.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Saat siang, anda menandakan perubahan posisi bunga matahari, dan saat malam hari lagi, itulah jam anda.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Ved middag markerer du den ændrede position af solsikken, og igen om aftenen, og det er dit ur.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.W południe zaznaczamy jego zmienioną pozycję, ponownie wieczorem.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Το μεσημέρι, σημειώνετε την αλλαγμένη θέση του ηλιοτρόπιου, και ξανά το βράδυ, και αυτό είναι το ρολόι σας.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Днём вы снова делаете пометку на основании. Ещё раз вечером. Ваши часы готовы.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Опівдні ви помічаєте зміну положення соняшника, і ввечері знову, і це є ваш годинник.

İlgili Sayfalar