saatin ile cümle
saatin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. NameСинхронизация на датата и часа на мобилно устройство с часовника на компютъраName
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. NameЦей акведук синхронізує час у кишеньковому пристрої з часом комп' ютера. Name
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. Nameממשק זה מסנכרן את מכשיר הפיילוט שלך עם התאריכון של KOrganizerName
Bu bileşen, el bilgisayarınızın saatini PC saatine bakarak ayarlar. Nameهذه القناة ضبط الوقت على محمولك مع ساعة الحاسوب. Name
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.이것은 12분의 19시간과 같네요.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Det her er altså lig med 12/19 af en time.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Výsledek je 12/19 hodin.
Bu da bir saatin 12 /19'u kadar yapıyor.Така че, това е равно на 12/19 от един час.
Bu farkýndalýđýn geri dönüţü yoktu. Hikaye anlatma saatine hoţgeldiniz. Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Se ridică întrebări despre exces de zel din partea procuraturii, și eu aș zice chiar de comportament greșit.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všecko množství lidu bylo vně, modlíce se v hodinu zápalu.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A všetko množstvo ľudu modlilo sa vonku v hodinu kadenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.A wszystko mnóstwo ludu było na dworze, modląc się w godzinę kadzenia.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương , cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu_nguyện .
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ðương giờ dâng hương, cả đoàn dân đông đều ở ngoài cầu nguyện.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.És a népnek egész sokasága imádkozék kívül a jó illatozás idején;
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.e toda a multidão do povo orava da parte de fora, � hora do incenso.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.În ceasul tămîierii, toată mulţimea norodului se ruga afară.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.In vsa množica ljudstva je bila zunaj in je molila ob uri kajenja.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Ja kaikki kansa oli suitsuttamisen aikana ulkopuolella rukoilemassa.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.모든 백성은 그 분향하는 시간에 밖에서 기도하더니
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Och hela menigheten stod utanför och bad, medan rökoffret förrättades.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.og hele folkemengden stod utenfor og bad i røkofferets stund.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Og hele Folkets Mængde holdt Bøn udenfor i Røgelseofferets Time.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Sementara upacara pembakaran kemenyan diadakan, orang banyak berdoa di luar
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Terwijl hij in het heiligdom bezig was, stonden op het tempelplein vele mensen te bidden.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toda la multitud del pueblo estaba fuera, orando a la hora del incienso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Toute la multitude du peuple était dehors en prière, à l`heure du parfum.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Tutta l'assemblea del popolo pregava fuori nell'ora dell'incenso
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.Und die ganze Menge des Volks war draußen und betete unter der Stunde des Räucherns.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.και παν το πληθος του λαου προσηυχετο εξω εν τη ωρα του θυμιαματος.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.а все множество народа молилось вне во время каждения, –
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.А все множество народу молилось ізнадвору під час кадження.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.И като свещенодействуваше той пред Бога по реда на своя отред,
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.וכל קהל העם היו מתפללים בחוץ בעת הקטרת׃
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.وكان كل جمهور الشعب يصلّون خارجا وقت البخور.
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.燒 香 的 時 候 、 眾 百 姓 在 外 面 禱 告
Buhur yakma saatinde bütün halk topluluğu dışarıda dua ediyordu.燒香 的 時候 、 眾百姓 在 外面 禱告
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Acesta este banda care se leagă la ceasul cu alarmă.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Das ist das Stirnband, das zu diesem Wecker gehört.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Dit is de band die bij de wekker hoort.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Ésta es la banda que va con este despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Isto é a tira da cabeça, ligada ao despertador.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Jár hozzá egy fejpánt.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.지금 보시는건 이 알람시계와 함께 제공되는 머리띠 입니다.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Oto opaska, która działa razem z tym budzikiem.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Questa fascia da indossare sulla fronte è collegata a quest'orologio.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Voici le serre-tête qui va avec le réveil.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Вот повязка из того же комплекта.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.Това е лентата за глава, която върви с будилника.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.זו רצועת הראש שמגיעה עם השעון המעורר הזה.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.هذه عصابة الرأس التي تعمل مع الجهاز المنبه.
Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası.睡眠中に連続的に脳波を計測します
Bunu kim söyleyebilir? Saatin yok mu senin?Δεν έχεις ρολόι;
Bunu kim söyleyebilir? Saatin yok mu senin?الا تملك ساعة
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisA Gantt- diagramon az esemény kezdő időpontját és napját helyezi a középpontba@ info: whatsthis
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisCentra el diagrama de Gantt en la fecha y hora de inicio de este evento@info: whatsthis
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisCentra il diagramma di Gantt rispetto all' orario o alla data di inizio dell' evento@info: whatsthis
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisCentra o diagrama de Gantt na hora e dia de início do evento@ info: whatsthis
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisCentrerar Gantt- diagrammet på starttiden och dagen för händelsen@ info: whatsthis
Bu olayın başlangıç gün ve başlama saatinde Gantt tablosunu ortalar. @ info: whatsthisCentrér Gantt- diagrammet på starttidspunkt og - dato for begivenheden@ info: whatsthis