Tam üç saatimiz var.We've got three whole hours.
Sadece bir saatimiz var.We've only got an hour.
Tom saatimi çaldı.Tom stole my watch.
Tom yanındaki adama döndü ve ona saatin kaç olduğunu sordu.Tom turned to the man next to him and asked him what time it was.
Karar vermek için sadece 24 saatim kaldı.I only have 24 hours left to decide.
Karar vermek için sadece 24 saatin kaldı.You only have 24 hours left to decide.
Sanırım saatini kimin çaldığını biliyorum.I think I know who stole your watch.
Tom tekrar saatine baktı.Tom looked at his watch again.
Bir sonraki randevumdan önce hâlâ yaklaşık bir saatim var.I still have an hour or so before my next appointment.
Eve varmak neredeyse Dan'ın üç saatini aldı.It took Dan almost three hours to get home.
Neredeyse kapanış saati.It's nearly closing time.
Yepyeni olmasa bile iyi bir saatim var.I have a good watch, even if it is not brand-new.
O saatin dokuz olduğunu söyledi.He said it was nine o'clock.
Saatim çalışmayı durdurdu.My watch has stopped working.
Bu onların birkaç saatini alacak.It will take them some hours.
Bana yeni cep saatini göster.Show me your new pocket watch!
Saatini bulan genç burada.Here is the boy who found your watch.
Oturma odasının duvar saati yanlış.The wall clock of the living room is inaccurate.
Tom bana bu saati verdi.Tom gave me this watch.
Kaç tane saatin vardı?How many clocks did you have?
Saatimi onardım ama yine bozuldu.I fixed my watch, but it broke again.
Bu saati sana kim verdi?Who gave you this watch?
Tom Mary'ye saatin 2:30 olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was 2:30.
Üç saati bile bulmadı.It didn't even take three hours.
Boston'a ulaşmak üç saatimi aldı.It took me three hours to reach Boston.
Bu raporu yazmayı bitirmek için üç saatim var.I have three hours to finish writing this report.
Sadece üç saatimizi aldı.It only took us three hours.
Eski saatimi Tom'a vermeliyim.I should give my old watch to Tom.
Saatin üç olmasına birkaç dakika kaldı.It's a few minutes before three o'clock.
Günümüzde pek çok çocuk kadranlı saati okumasını bilmiyor.Nowadays, many children can't tell time on analog clocks.
Günümüzde çoğu çocuk analog saatlere bakıp saati söyleyemiyor.Nowadays, many children can't tell time on analog clocks.
Bunu bir araya getirmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to put it together.
Sixel'in görüntüleri kurgulamak için 480 saati vardı; gözlemleri 3 ay sürdü.Sixel had 480 hours of footage to edit; watching it took three months.
Açıldığında, bilgisayarda ayarlanmış saati ve tarihi gösterir.When opened, it would show the time and date set on the computer.
Atom saati icadının öncülüğüyle bu mevcut zamanın ölçümde en güvenilir kaynak oldu .Prior to the invention of the atomic clock this was the most reliable source of accurate time.
Günümüzde genel olarak kullanılan ölçme aletleri saat ve kol saatidir.Today, the usual measuring instruments for time are clocks and watches.
"İşte Gary Medel'in geliş saati!"."Gary Medel".
Avrupa Birliği yaz saati uygulamasını takip etmektedir.Bulgaria observes the European Union rules for summer time.
Michael saati enkazın içinde bulduğunu, bir önemi olduğunu bilmediğini söyler.Michael says he just found it in the wreckage and it's nothing important.
LG G Watch R yuvarlak yüz ve bir OLED ekrana sahip bir LG saatidir.The G Watch R is a variant featuring a round face and an OLED screen.
1721 de ise saatin gelişmesi için güzel şeyler oluyordu.From 1759 things seemed to be going very well for him.
Kullanıcılar kendi telefon kontrol etme ile Android Wear Saati kullanabilirler.Users can use their Wear OS watch to control their phone.
Saati tanımla (çoğunlukla sıfır değerinde başlar).Fixes exist, but most of them are pricey".
Yıllık güneşli günler sayısı ortalama 3000 saati geçer.The average annual sunshine is about 3000 hours.
Kol Saati: İçine konan yumurtayı pişirir.Pindang telur: eggs cooked in pindang process.
Dünya çapında yaz saati uygulaması ^ "Yaz Saati Uygulamasi Anketi".준호, 6년 연속 日서 여름 앨범 발표·투어 개최".
Gecenin bu saatinde bana kutsanmış alarm kalenin ne demek?What do you mean by alarming the citadel at this time of night consecrated to me?
"Günün her saati ulaşılmak istemem doğrusu." diyorsunuz."Ooh, I don't want to be reached at any hour."
Hikaye anlatma saatine hoţgeldiniz.Welcome to story reading time.
Dikey elemetler günün belli bir saatini saptıyor.The vertical elements are assigned a specific hour of the day.
Günün 24 saati haftanın 7 günü müsait olmalı.It's got to be available 24 hours a day, seven days a week.
8 saatimiz var.We got eight hours.
Hadi ama, hemen şimdi kalkarsan, gezinmek için bir saatimiz olacak.Come on now, if you get up right away, we'll have an hour to potter around.
Şimdi kalkarsan, oynamak için bir saatimiz olacak!If you wake up now, we have one hour to play around!
Gerçekten? Kum Saati, Iowa'daki bir çocuğun büyüyünce başkan olacağını söylüyor.Hourglass says she knows a kid in Iowa who grows up to become president.
Saati neden yazmış ki?And why the exact time?
Restoranın bilmediğim bir arka kapısı vardı... ...kapanış saatine kadar onu bekledim.The restaurant had a back door, which I didn't know, so I waited for him till closing time.
Sadece gecenin bu saatinde boşum.This late at night is the only time I have.
Şimdi çıkmak için 13 saatimiz var... ...ne yapsak?Now we have 13 hours to date, what should we do?
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.If I'd had a stopwatch, I could have timed the explosion.