Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radioВідкласти до дати/ часу: @ option: radio
Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radioОтлагане до дата/ час: @ option: radio
Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radioОтложить на дату/ время: @ option: radio
Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radio& דחה לתאריך\\ שעה:
Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radioأرجأ إلى التاريخ وقت:
Bu tarihe/ saate ertele: @ option: radioこの日付/時刻に延期:@option:radio
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Ai carri troppo grandi non è permesso entrare in città fino a dopo l'ora nona ma le strade sono affollate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Carroças grandes não são permitidas na cidade até depois da nona hora mas mesmo assim as ruas estão cheias.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Duże wozy nie mogą wjeżdżać do miasta przed godziną dziewiątą, ale i tak ulice są zatłoczone.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Gerobak besar tak diizinkan di dalam kota sebelum jam ke-9 namun jalanan tetap saja padat.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Grote wagens zijn pas na het negende uur toegestaan in de stad, maar de straten zijn nog steeds propvol.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Những chiếc xe ngựa lớn thì không được phép vào thành phố cho đến sau 9 giờ tối nhưng phố xá vẫn đông đúc.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Trăsurile mari n-au voie în oraş până la ora 9 dar străzile sunt oricum aglomerate.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Μεγάλα βαγόνια δεν επιτρέπονται στην πόλη πριν την ένατη ώρα αλλά οι δρόμοι είναι ήδη συνωστισμένοι.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.Большие телеги не пускают в город до девяти часов.
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.עגלות גדולות לא מורשות להכנס לעיר לפני השעה התשיעית
Büyük yük arabalarının dokuzuncu saate kadar şehre girmesi yasak, ama yine de sokaklar çok kalabalık.لا يسمح للعربات الكبيرة الدخول إلى المدينة إلا بعد الساعة التاسعة ولكن الشوارع تكون مازالت ممتلئة.
Çünkü paranın miktarı çalışılan saate bağlıdır.버는 돈의 양입니다. 왜냐하면, 돈의 양은
Daha gitmesi gereken 1 saate var. Tüm yolculuk "a" saat sürüyor.그녀에게 얼마의 시간이 걸릴까요?
Daha gitmesi gereken 1 saate var. Tüm yolculuk "a" saat sürüyor.彼女は1時間残っているので、 彼女の全体の旅行の時間はa時間で、
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.250시간이 걸려서 100부셸을 생산하던 것이(부셸:곡물량의 단위로 약 36리터)
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.250時間かかったのが 40から15そして5時間まで短縮しました
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Basicamente, para produzir 100 alqueires, passou-se de 250 horas para 40, para 15, para 5 horas.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Básicamente, pasas desde tomar 250 horas para producir 100 almudes, a cuarenta, a quince, a cinco.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Im Grunde brauchen sie statt 250 Stunden für 100 Buschel Weizen nur noch 40, dann 15, dann fünf.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Kortom, je gaat van 250 uur om 100 bushels (= 3,6 m3) te produceren naar 40, 15, tot 5 uur.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Pour faire simple, on passe de 250 heures pour produire 2,5 tonnes, à 40, à 15 jusqu'à 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Praticamente, si passa da 250 ore per produrre 100 bushels [2720 tonnellate], a 40, 15, 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.W skrócie, zamiast 250 godzin potrzebnych na wyprodukowanie 100 buszli potrzeba 40, 15, a potem 5 godzin.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.Количество часов для производства ста бушелей снижается с 250 до 40, до 15 и затем до 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.По същество се минава от 250 часа за производството на 100 бушела до 40, до 15, до 5.
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.בעצם, אתה עובר מ250 שעות לייצור 3.5 מטר קוב
Esasında, 100 kile üretmek için 250 saatten, 40 saate, sonra 15 sonra 5 saate.أساسا، تنتقل من 250 ساعة لإنتاج 100
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?A propósito, quem sonharia em ter um eletrocardiograma em casa, ligado a um despertador?
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?스스로 자신의 뇌파(EEG)를 측정할 수 있다고 생각한 사람이 있었을까요? 집에서, 아주 좋은 알람시계를 누르는 것 만으로요.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Ki gondolta volna, hogy lehet egy házi EEG készüléked, mely egy igazán jó ébresztőórához kapcsolódik.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Kto by kiedyś pomyślał, że można mieć własne EEG w domu, do teho połączone z bardzo fajnym budzikiem.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Qui aurait pensé avoir son propre EEG à la maison, relié à un très joli réveil d'ailleurs.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?Wie had gedacht dat je je eigen EEG kan krijgen, gewoon thuis, verbonden met een erg mooie wekker trouwens.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?מי אי פעם חשב שיוכל להחזיק EEG משלו בבית, מחובר לשעון מעורר נחמד מאד, דרך אגב.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?من كان يظن يوما أنه سيحصل على تخطيط لنشاط دماغه في منزله، و مزود بمُنبِّهٍ جميل بالمناسبة.
Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi?ちなみに素敵な目覚まし時計に組み込まれていますね こちらは先ほどの目覚まし時計と一体になったヘッドバンドで
Hemen şimdi deneyin, saate bakın, gözünüzü çevirin ve geri bakınПосмотрите на часы, отвернитесь и снова проверьте время.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Chúng tôi làm việc đến đêm khuya.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Delali smo pozno v noč.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Dřeli jsme až do noci.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.E lavoravamo fino a notte inoltrata.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Kami bekerja giat setiap malam.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.저희는 밤이 될 때까지 계속 일했습니다.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Lucram până noaptea târziu.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Mindig késő estig dolgoztunk.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Nous avons travaillé très tard dans la nuit.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Pracovali sme až do noci.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Pracowaliśmy do późna w nocy.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Trabajábamos hasta bien entrada la noche.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Trabalhávamos pela noite adentro.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.We werkten door tot 's nachts.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Wir arbeiteten bis spät in die Nacht.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Δουλεύαμε καλά κάθε βράδυ.
Her gece geç saate kadar çalışırdık.Ми працювали до ночі.