Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.더 많이 알고 계신 듯 하네요. 감사합니다
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.Приятно вас видеть.Спасибо большое Murray Gell-Mann
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.זה היה לנו לכבוד. תודה מארי גל-מאן.
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.لذا كان هذا شرفا. شكرا لك موراي جيل-مان
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.(会場拍手)
Şeref verdiniz. Çok sağolun, Murray Gell-Mann.所以好榮幸(可以請到你過來)。多謝你
Şimdi birşeyler içebilir miyiz lütfen? STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.Kunnen we nu iets te drinken?
Şimdi birşeyler içebilir miyiz lütfen? STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.Most már kaphatok valamit inni? <b>Norvég katonai légibázis Stryn</b>
Şimdi birşeyler içebilir miyiz lütfen? STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.Να πιούμε κάτι τώρα; <i>Νοβηγικό στρατόπεδο στο Στριν</i>
Sonra da Alman esir kampını boylayayım değil mi? Yo sağol kalsın!Och hamna i tyskt fångläger?
Sonra da Alman esir kampını boylayayım değil mi? Yo sağol kalsın!Και να καταλήξω σε ένα στρατόπεδο αιχμαλώτων; Όχι ευχαριστώ.
Sonra da Alman esir kampını boylayayım değil mi? Yo sağol kalsın!И да свърша в немски затвор, или лагер, не, не благодаря!
Sonra da Alman esir kampını boylayayım değil mi? Yo sağol kalsın!ולגמור במחנה שבויים גרמני .לא תודה, לעזאזל
Sonra da Alman esir kampını boylayayım değil mi? Yo sağol kalsın!و أنتهي في معسكر ألماني للأسرى؟ كلا ، شكرا لك
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.CAMPAMENTO MILITAR NORUEGO EN STRYNISSÄ
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.Kamp Militer Norwegia, Stryn.
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.NORSK MILITÆRLEJR VED STRYN
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.NORSKT MILITÄRLÄGER VID STRYN
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.NORWEGIAN военен лагер в Stryn
STRYN'DEKİ NORVEÇ ASKERİ KAMPI ...diğerleri iyi durumda. Sağol.Норвежки военен лагер "Стрин" ...останалите са в добра форма.
Suudilerin başı sağolsun. pic.twitter.com/M5nLYVWwWd — Etch H (@TheRockH2012) Ocak 23, 2015Otro usuario escribe:
Suudilerin başı sağolsun. pic.twitter.com/M5nLYVWwWd — Etch H (@TheRockH2012) Ocak 23, 2015Соболезнования народу Саудовской Аравии.
Suudilerin başı sağolsun. pic.twitter.com/M5nLYVWwWd — Etch H (@TheRockH2012) Ocak 23, 2015ملك عظيم، شكرًا لكل جهودك في مساعدة مصر.
- Tamam, iyi görünüyor, Bear. Zamana dikkat edin, Independence ekibi. Sağol, Harry.Aperta com ela. <i>Atenção ao tempo, Independence.</i> <i>- Eu dirijo a minha equipa, Harry.
- Tamam, iyi görünüyor, Bear. Zamana dikkat edin, Independence ekibi. Sağol, Harry.Verrouille-le. - <i>Attention à l'heure.</i> - <i>Je peux diriger tout seul.</i>
Tamam, sağolun.Api.
Tamam, sağolun.Bine, mulţumesc.
Tamam, sağolun.Bi. Okay, tak.
Tamam, sağolun.Dzięki.
Tamam, sağolun. (Gülüşmeler)(Risas)
Tamam, sağolun.Igen, köszönöm.
Tamam, sağolun.Mikä ettei.
Tamam, sağolun.Oké, bedankt.
Tamam, sağolun.Oui, merci.
Tamam. Sağolun.Sė, grazie.
Tamam, sağolun.Да, спасибо.
Tamam, sağolun.Пчела.
Tamam. Sağolun.حسنا ، شكرا
- Tanrı seni de kutsasın, önce seni kutsasın. -Sağol. Bence bana bir katkısı olmadı.C'est parce que nous sommes élevés avec des contes de fées, des histoires sans raison
Telefondaki sesinden daha enerjik görünüyorsun. Sağolun.- Pareces más activo que por teléfono.
Telefondaki sesinden daha enerjik görünüyorsun. Sağolun.V živo deluješ odločnejše.
Teşekkürler... Sağolun... (Alkışlar)감사합니다. 감사합니다.
Teşekkürler... Sağolun... (Alkışlar)شكراً جزيلاً. شكراً جزيلاً.
Teşekkürler, sağolun.Applaus.) Danke.
Teşekkürler, sağolun.(Applausi) Grazie. Grazie.
Teşekkürler. Sağolun. Çok teşekkürler.Gracias, gracias, muchas gracias.
Teşekkürler. Sağolun. Çok teşekkürler.감사합니다. 감사드려요. 진심으로 감사의 말씀을 전합니다.
Teşekkürler. Sağolun. Çok teşekkürler.バイデン副大統領 裁判長 合衆国議会議員の皆様
Teşekkürler, sağolun.(Ủng hộ, vỗ tay.) Cảm ơn. Cảm ơn.
Teşekkürler, sağolun.감사합니다~X4
Teşekkürler, sağolun.Ευχαριστώ. Ευχαριστώ.
Teşekkürler, sağolun.تصفيق.) شكرا لكم . شكرا لكم .
Teşekkürler tamamdır, gitmem gerek. SağolBene, ascolta, io devo riattaccare, grazie.
Teşekkürler tamamdır, gitmem gerek. SağolBueno, escucha, tengo que irme, gracias.
Teşekkürler tamamdır, gitmem gerek. SağolDobra, słuchaj, muszę kończyć, dzięki.
Teşekkürler tamamdır, gitmem gerek. SağolΕντάξει, άκου, πρέπει να κλείσω.
Teşekkürler tamamdır, gitmem gerek. Sağolええと、よい知らせと、悪い知らせがある。
(Tezahurat, alkış) Teşekkürler, sağolun.(Acclamations, applaudissements.) Merci.
(Tezahurat, alkış) Teşekkürler, sağolun.(Gritos, aplausos,) Gracias, Gracias.
Tommy, sağol ama, bak sana söylemem gereken bir şey var.¡Sara, mi amor! Sí, ¡está borracho! - ¡No estoy borracho!