Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Ma c'era un senso di orgoglio nel fare delle cose, nel fatto che il mondo intorno a noi fosse creato da noi.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Namun itu memberikan rasa bangga bahwa kita membuat sesuatu, bahwa dunia di sekitar kita dibuat oleh kita.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Nhưng đó mang chút tự hào rằng chúng ta chế tạo mọi thứ rằng thế giới xung quanh ta, được tạo ra bởi chúng ta
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Pero había orgullo por hacer cosas; hicimos el mundo que nos rodea.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Но было чувство гордости, что мы создаем вещи, что весь мир вокруг нас создан нами.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.Но това беше с чувство на гордост, че правехме нещата, че светът около нас е направен от нас.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.אבל היתה מין תחושת גאוה כאשר יצרנו דברים, שהעולם סביבנו נוצר על-ידינו.
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.وكان هذا فخراً لنا ان نقوم بصناعة ما نحتاج اليه ان العالم من حولنا من صناعتنا
Ama bir şeyler yapıyor olmak gurur duymamızı sağlar, çünkü etrafımızdaki dünyayı bizim yaptığımızı düşünürüz.世界の様々な物を作っているのだ という一種の自負となっていたのです。 存在していないものを作り、
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Aber profitieren alle Individuen davon, Entscheidungen so entgegenzutreten?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Ale czy każdy człowiek korzysta z takiego podejścia do wyboru?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Ale mají všichni stejný užitek z takového přístupu k možnosti volby?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Ale majú všetci jedontlivci prospech z tohto prístupu k voľbe?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Dar oare fiecare individ se bucură de această abordare asupra posibilităţii de a alege?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?De minden embernek előnyére válik, ha így áll a választási lehetőségekhez?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?하지만 이런 접근법을 통한 선택으로 개별적으로 모두 이익을 볼 수 있을까요?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Maar hebben alle individuen baat bij een dergelijke aanpak van keuze?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Ma davvero tutti gli individui traggono beneficio dall'avere questo approccio riguardo le scelte?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Mais tous les individus bénéficient-ils de cette approche du choix?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Mas será que todos os indivíduos beneficiam com esta forma de abordagem da escolha?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Men drager alle individer fordel af at have sådan et tilgang til valg?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Men vinner alla individer på att välja så?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Nhưng có phải tất cả cá nhân đều có lợi từ các tiếp cận sự lựa chọn này?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Pero, ¿todos los individuos se benefician de enfocar al acto de elegir desde tal perspectiva?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Sitä kutsutaan 'oman äänensä seuraamiseksi'.
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Tapi apa benar semua orang cocok dengan gaya memilih seperti ini?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Αλλά επωφελούνται όλα τα άτομα από αυτήν την προσέγγιση στις επιλογές;
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Але чи всі люди отримують користь від такого ставлення до вибору?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Но все ли могут извлечь выгоду из такого подхода к выбору?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?Но печелят ли всички индивиди от този подход към избора?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?אבל האם כל האנשים מרוויחים מגישה כזו לבחירה?
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?ولكن هل يستفيد الجميع من هكذا نوعية مفهوم بالنسبة للاختيار
Ama bütün bireyler seçim yaparken bu yaklaşımdan fayda sağlar mı?万人に有利と言えるでしょうか マーク リッパーと共に
Ama daha önemlisi sanal görüntünün ne olduğunu daha iyi anlamanızı sağlar.Como podemos imaginar, vamos dizer que se trata de terreno Este é o nosso espelho
Ama daha önemlisi sanal görüntünün ne olduğunu daha iyi anlamanızı sağlar.I drugi, myślę że ważniejszy, to by wyjaśnić ci ideę obrazu pozornego.
Ama daha önemlisi sanal görüntünün ne olduğunu daha iyi anlamanızı sağlar.더 중요한 이유는 허상이라는 개념을 더 친숙하게 만들어 주기 위해서입니다
Ama daha önemlisi sanal görüntünün ne olduğunu daha iyi anlamanızı sağlar.שתרגישו יותר בנוח עם המושג של דמות מדומה
Ama en Sn söylemek sağlar.Aber sagen wir Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.Ale powiedzmy Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.Mas vamos dizer Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.Pero supongamos que Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.Sn이라고 합시다.
Ama en Sn söylemek sağlar.Takže máme Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.Просто Sn.
Ama en Sn söylemek sağlar.لنقل Sn
Ama formüle baktığımızda çemberin çevresine benzemesi bize bir önsezi sağlar. -Pero al menos le da un sentido de la mirada, hay un Fórmula poco para circunferencia de un círculo aquí.
Ama formüle baktığımızda çemberin çevresine benzemesi bize bir önsezi sağlar. -Но поне виждатe смисъла, виждате тази малка формула за обиколка на окръжност.
Ama formüle baktığımızda çemberin çevresine benzemesi bize bir önsezi sağlar. -אבל, זה נותן לפחות תחושה נכונה, כשרואים את הנוסחה של היקף המעגל כאן.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.Az "Ó" azt jelenti, hogy ez a dolog megragadta a figyelmünket, jelen vagyunk, törődünk valamivel.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.El "Oh" es que ha captado tu atención, te hace estar presente y ser consciente.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.Le " Oh " veut dire que ça a attiré votre attention, ça vous a rendu conscient et présent.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.'Oh' betekent dat het je aandacht heeft, je alert en bewust maakt.
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır."O" vă atrage atenţia, vă face să fiţi prezent, atent,
"Aman" demek, sizin dikkatinizi çektiğini gösterir, o anda olmanızı sağlar, sizi uyandırır.ה"אוה" משמעו שזה לכד את תשומת ליבכם, גרם לכם להיות נוכחים, להיות ערניים.
Ancak başta kayıplık halini ortaya çıkaran neydi? Doğru, din huzurlu bir ölüm sağlar.Религията предлага спокойна смърт, вярно е.
Ancak bir fizikçi olarak, Düşündüm ki; bana biraz veri sağlarsanız, Belki bunu nedenini anlayabilirim.Ale ako fyzik som si povedal, ak mi dáte nejaké dáta, možno to pochopím.
Ancak bir fizikçi olarak, Düşündüm ki; bana biraz veri sağlarsanız, Belki bunu nedenini anlayabilirim.Ale jako fizyk myślałem, że jeśli dostanę jakieś dane, to może uda się to zrozumieć.
Ancak bir fizikçi olarak, Düşündüm ki; bana biraz veri sağlarsanız, Belki bunu nedenini anlayabilirim.Ale jako fyzik jsem si myslel, pokud mi dáte nějaká data, možná tomu můžu přijít na kloub a pomoci nám.
Ancak bir fizikçi olarak, Düşündüm ki; bana biraz veri sağlarsanız, Belki bunu nedenini anlayabilirim.Als fysicus dacht ik: geef me wat data, dan kan ik dit misschien begrijpen.
Ancak bir fizikçi olarak, Düşündüm ki; bana biraz veri sağlarsanız, Belki bunu nedenini anlayabilirim.Ca fizician însă, mi-am spus: dacă mi s-ar da date, poate aş putea să înţeleg.