Bunun çözümlenmesi kişinin kendini anlamasını sağlar.Vì vậy, sự nhận biết là sự hiểu biết chính nó.
Kabuklardaki yarık biçimli açıklık, iğnenin kumaş altına rahatça geçebilmesini sağlar.Tính linh động của vữa lỏng đảm bảo cho việc rót bê tông vào khuôn được dễ dàng.
Magnezyum sitrat çözeltileri genellikle bir ile üç buçuk saat içinde bağırsak hareketi sağlar.Đặc biệt, khi hết nhiên liệu động cơ vẫn có thể hoạt động tốt trong khoảng nửa giờ.
Her ortama uyum sağlar.Chúng còn phù hợp với mọi thời tiết.
Onları bir araya getirip mahalledeki huzurun yerine gelmesini sağlar.Chỉ nên để cho nó thoải mái quanh khu vực gần nhà.
Bir filmin yönetici prodüktörü genellikle film bütçesine katkı sağlar ve sette çalışmıyor olabilir.Giám đốc sản xuất cũng đóng góp vào ngân sách của bộ phim và không hoạt động trọn bộ.
Bu yeşil görünüm ağacın dalları arasında zor bulunmasınıda sağlar.Màu xanh lá cây của nó làm cho nó rất khó để nhìn thấy trong số những chiếc lá xanh của các tán rừng.
Matematikte, işaret fonksiyonu (öteki adıyla signum fonksiyonu) gerçel sayının işaretini bulmamızı sağlar.Trong toán học, hàm sign là một hàm toán học lẻ cho ra kết quả sign của số thực.
R-27EM füzeleri anti-gemi füzelerini engellemekte büyük destek sağlar.Tên lửa R-27EM cung cấp cho Su-33 khả năng ngăn chặn các tên lửa đối hạm.
Bu fonksiyonlar dosyalardan veri okunmasını ve bu dosyaların içerisine veri yazılmasını sağlar.Hợp đồng sẽ đọc các giá trị này từ dữ liệu thông điệp và đưa chúng vào lưu trữ một cách hợp lý.
Köpekbalığı yüzgeçleri doku sağlarken tadı diğer çorba malzemelerinden gelmektedir.Vi cá mập cung cấp kết cấu, trong khi hương vị đến từ các thành phần súp khác.
Yani VPN, güvenliği ve gizliliği sağlar.Ngoài ra P-CSCF còn có các chức năng liên quan đến bảo mật và nén báo hiệu.
Sigorta şirketleri, sermayelerinin izin verdiğinden çok daha büyük miktarlarda teminat sağlarlar.Bên cung cấp dịch vụ bảo hiểm chấp nhận mức trả bảo hiểm cao cho khách hàng ít nguy cơ.
Bu ona düşman karşısında avantaj sağlar.Đó quả là một lời khen ngợi đối thủ.
Köy yasamını daha çok tarımla saglar.Người ta có cảm giác là các quận gần gũi công dân hơn.
Bu, ev halkı için büyük kolaylık sağlar.これには,居住のために人々が高密度に集積していることも含まれる。
Nxt protokolü sadece son 720 bloğun yeniden düzenlenmesini sağlar.ネクストのプロトコルは最後の720ブロックの再編成のみを許可する 。
Buna yanında, bir gölgelik ek güvenlik sağlar.その背後には人ならざる者の影がちらついている。
Gece geç saatte askerler attan çıkarak kapıları açarlar ve Yunan ordusunun içeri girmesini sağlarlar.夜になり、ギリシア兵たちが木馬の中から出てきて、味方の軍を招き入れるために城門を開ける。
Ayrıca L ile ilk direk teması da kurmalarını o sağlar.また、L への追加は先頭に行うことに注意。
Kendilerini iyi olarak görmeleri değerler yaratmalarını sağlar.面倒見のいい性格で主人公らの世話を焼いてくれる。
Nova bir süpernovanın 1/50 si bir kırmızı dev ya da superdevin 1/200 ü kadar madde sağlar.星間物質への新星の寄与は少なく、超新星の1/50、赤色巨星や超巨星の1/200程度である。
Aynı sayı kullanılmadıkça tekrar saldırılarına karşı biraz daha direnç sağlar.何度も同じ手で勝てばさらに下げることができるほか、一度下げられた攻撃力は元に戻らない。
Tek ölçekli okuma, yukarıdan aşağıya (dolum hacmi) ölçülmesini sağlar.またツモ切りのときは分かりやすくするために下向きの矢印のみを書く。
Bağımsız bir GPS yaklaşık 30-40 saniye içinde ilk pozisyonu sağlar.ネットワークに繋がっていないGPSは、最初の位置の特定までに約30秒から40秒を要する。
Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.吐き気や疲れ易さなどである。
RETScreen Expert'te "İzleyici modu" ücretsizdir ve yazılımın tüm işlevselliğine erişime izin sağlar.RETScreen の「Viewer Mode」は無料で、ソフトのすべての機能性に対するアクセスが可能です。
Cumartesi günleri evlerinin yanına kurulan pazarda köfte satarak geçimlerini sağlar.^ 周一は柊と立ち寄ったコンビニで購入している。
Kar ona her açıdan avantaj sağlar.スコア的にも全ての面において最も有利。
Bazı teknolojileri ilk olarak bulmak oyunculara büyük avantaj sağlar (uçak yapımı gibi).最初に有効な技術を手に入れることは大きな優位をもたらす。
Bunu Dijkstra’nın en kısa yol algoritması ile sağlar.最短経路の計算にはダイクストラのアルゴリズムが用いられる。
Evler Birliğe yalnızca para değil gıda, giyecek, silah ve at da sağlardı.店舗では靴の販売だけでなく、食品や衣料、家電等も扱っている。
Alcantara, yaklaşık% 68 polyester ve% 32 poliüretandan oluşur, artan dayanıklılık ve leke direnci sağlar.アルカンターラの組成は約68%のポリエステルと約32%のポリウレタンからなり、耐久性と洗濯クリーニング性が高い。
Periler katıldığınız savaşlara sizinle katılırlar ve size katkı sağlarlar.兄弟たち、私と共に闘う者たちよ、集まれ。
Alt+Sol ok bir önceki sanal konsola ve Alt+Sağ ok da bir sonraki sanal konsola geçişi sağlar.Alt + 左カーソルキーで前の仮想コンソールに移動し、Alt + 右カーソルキーで次の仮想コンソールへ移動できる。
Çocukların uygun biçimde büyümelerini ve sağlıklı kalmalarını sağlardı.優しい両親に育てられ、健やかに育った。
Bu büyü gizli yerleri ortaya çıkararak oraya geçiş sağlar.この魔法で作り出した魔法陣の中に入ると、離れた位置へ出る。
Enerjiden tasarruf sağlar.エネルギーを貯める為である。
İlçe halkının büyük bir kısmı geçimini tarımdan sağlar.大半の事件は彼の席から始まる。
Amorf bölgeler elastiklik sağlar, kristalin bölgeler dayanıklılık ve sertlik sağlar.アモルファス領域は弾力性に、結晶性領域は強度に寄与している。
Toplum içinde rahatlatır, sempati yaratır, sosyal kaynaşma sağlar.1. 親切をつくし、あたたかい社会をつくりましょう。
Böylesi bir kültürde dahi akran denetimi yayımlanacak malzemenin yüksek standartlara sahip olmasının sağlar.そのような文化の中でも、査読は出版されるのに十分な高い基準をもたらしている。
Bunun çözümlenmesi kişinin kendini anlamasını sağlar.ただ人間はこれを自覚せねばならない。
Bu da uçağa uzunlamasına eksende yuvarlanma momenti sağlar.飛行機が到着地へ近づいたことを表現していることは明白である。
Güvenlik ve Gizlilik:Opera Internette güvenle sörf yapmanızı sağlar.本業は外科医でネットを介して遠隔手術も行っている。
Bunu yaparak hücum takımının olabildiğince ileriden başlamasını sağlar.骨折の整復はできるだけ早期に行うべきである。
Incendio: Asadan ateş çıkmasını sağlar.緑色:火柱からのダメージを防ぐ。
Hafif hareket etmemizi sağlar.軽快な動きをする。
Bu, kullanıcıya cihazını kullanmaya devam etmesini sağlar ve belirli bir süre sonra kaybolur.これによりユーザーはデバイスの使用を継続でき通知センターは一定時間後に表示されなくなる。
Bir süre beraber soygunlar yaparak kazandıkları paraları bölüşerek geçimlerini sağlarlar.毎ターン1両ずつお金を盗んでいく。
Yeryüzüne aydınlık sağlar.光明をこの地に。
Sırtındaki kabuğu ataklara karşı önemli koruma sağlar.背中の甲羅はあらゆる攻撃を防ぐ。
Gıdanın ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar.食事は口から管を伸ばして行う。
Hem Einstein modeli hem de Debye modeli, ısı kapasitesi için fonksiyonel bir form sağlar.アインシュタイン模型もデバイ模型も熱容量の「関数形式」を導く。
Onların yenilmez olmalarını sağlar.無敵でないと倒せない。
Köy halkı genellikle arıcılık ve ziraai işlerle geçimini sağlar.混沌の者はしばしば突然の欲望や気まぐれによって行動を取る。
Halk, geçimini balıkçılıkla sağlar.余暇は釣りで過ごす。
İskelet organizmanın kendine özgü şeklinin oluşmasını sağlar.認識はそれ自体構造を持つものか?
Çiçek soğanı aynı zamanda onun besin ihtiyacını sağlar.薬草を与えると貝の縦笛をくれる。
Her bir "tık", bir kap yemek bağışlanmasını sağlar.盛り付け(もりつけ)は、完成した料理を食器に盛ること。