sağlıklı ile cümle
sağlıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
1950'lerde, Finler dünyadaki en az sağlıklı diyetlerden birine sahip olarak belirtildiler.In the 1950's, the Finns were cited as having one of the least healthy diets in the world.
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.You look as healthy as ever.
Adil rekabet sektörünün sağlıklı büyümesi için gereklidir.Fair competition is necessary for the healthy growth of industry.
Deniz havası saf ve sağlıklıdır.The air by the sea is pure and healthy.
Her şeyden önce sağlıklı olmalıyız.Above all, we must be healthy.
Her şeyden önce sağlıklı olmak istiyorum.Above all, I want to be healthy.
Doktorlar ve hastaneler tekrar sağlıklı olabilecek insanlara yardım etmelidir.Doctors and hospitals should help the people who can get healthy again.
Doktor, çocuğu muayene etti ve sağlıklı olduğunu söyledi.The doctor examined the child and said she was healthy.
Sağlıklı olsaydım, çalışmalarıma devam edebilirdim.If I were in good health, I could pursue my studies.
Tom'un büyükannesi sağlıklı görünüyor.Tom's grandmother looks healthy.
Görünüşe bakılırsa, o sağlıklıdır.To all appearances, she is healthy.
Her zaman sağlıklı olmanızın nedeni odur.That's why you were always healthy.
Kirli hava sağlıklı akciğerlerin düşmanıdır.Smog is the enemy of healthy lungs.
Spor hem zihni hem bedeni sağlıklı yapar.Sports make us healthy in mind as well as in body.
Bu oğlanın güçlü ve sağlıklı bir vücudu var.This boy has a strong and healthy body.
Bu video kaydedici sağlıklı çalışmıyor.This video recorder doesn't work right.
Çocukların sağlıklı görünüyorlar.Your children look healthy.
Baharat tam sağlıklıydı.The seasoning is just right.
O bebek tombul ve sağlıklı.That baby is fat and healthy.
O zaman kendini daha iyi eğitmiş olsaydı, o şimdi daha sağlıklı olacaktı.If he had trained himself harder at that time, he would be healthier now.
Sağlıklıyken çalışmaya devam etmelisin.You ought to keep working while you have your health.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.A healthy man does not know the value of health.
Taze hava sağlıklı olmak için gereklidir.Fresh air is necessary to good health.
Sağlıklı kalmanın en iyi yolu yürümektir.Walking is the best way to stay healthy.
Erkek kardeşim sağlıklı.My brother is healthy.
Büyük annem sağlıklı ve yalnız yaşıyor.My grandmother is in sound health and lives alone.
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.I exercise because I want to stay healthy.
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.I want to live as long as I can stay in good health.
Ben sağlıklı bir çocuktum.I was a healthy child.
Ben eskisi kadar sağlıklı değilim.I'm not as healthy as I used to be.
Ben sağlıklıyım.I'm healthy.
Derin nefes almak sağlıklıdır.It's healthy to breathe deeply.
Mayumi sağlıklı bir kişidir. O neredeyse hiç hastalanmaz.Mayumi is a healthy person. She almost never gets sick.
Büyük babam çok sağlıklı.My grandfather is very healthy.
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
O sizin için sağlıklı değil.It's not healthy for you.
Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.Taking moderate exercise will keep you healthy.
Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
O yaşına rağmen sağlıklı.He is in good health in spite of his age.
Onun büyükannesi sağlıklı görünüyor.His grandmother looks healthy.
Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.His grandfather is still very healthy for his age.
Seksenden fazla olmasına rağmen hâlâ sağlıklı.Though he is over eighty, he is still healthy.
O her zamanki gibi sağlıklı.He is as healthy as ever.
O, birkaç yıldır sağlıklı değil.He has not been in good health for some years.
O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.He appears to be strong and healthy.
O sağlıklı görünüyor.He looks healthy.
O hem zihinsel hem de bedensel olarak sağlıklıdır.He is sound in both mind and body.
Yaşlı olmasına rağmen çok sağlıklıdır.Though he is old, he is very healthy.
O yaşlanıyor ama her zamanki kadar sağlıklı.He is getting old, but he is as healthy as ever.
Bazıları sağlıklıdır ama diğerleri sağlıklı değildir.Some of them are healthy, but others are not healthy.
Onlardan bazıları sağlıklı ama diğerleri değil.Some of them are healthy, but others are not.
Onlar sağlıklı görünüyorlar.They look healthy.
Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.She gave birth to a fine healthy baby.
O, güzel ve sağlıklı görünüyor.She looks nice and healthy.
Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.She prepares wholesome meals for her family.
Sağlıklı bir bebek doğurdu.She gave birth to a healthy baby.