sağlık ile cümle

sağlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Allopürinol Dünya Sağlık Örgütü'nün Temel İlaçlar Listesinde de yer alır.إرينوتيكان مدرج ضمن قائمة منظمة الصحة العالمية للأدوية الأساسية.
Kasaba'da 1 sağlık ocağı bulunmaktadır.يوجد بالمدينة مستشفى ريفي واحد.
Sağlıklı olmasına rağmen mutlu görünmüyor.على الرغم من ثرائها إلا أنها لا تبدو سعيدة .
Ellerine sağlık.تسلم إيدك.
Sağlık hazineye benzer, kıymeti ise hasta olduğunda anlaşılır.الصحة كنز لا يعرف قيمته إلا المرضى.
1993 - Gerçek Kesit 2012 - Çay ve Sempati 2013 - Sağlıcakla 2015- Perihan'la Sağlıklı Ramazanlar1993 -Gerçek Kesit 2012 - Çay ve Sempati 2013 - Sağlıcakla 2015- Perihan'la Sağlıklı Ramazanlar
Claire Dharma'nın sağlık istasyonuna götürülür ve bebeği için ilaç verilir.Claire é levada a uma estação médica Dharma, onde ela toma remédios para o bebê.
"Yiyeceklere monosodyum glutamat eklenmesi yaşlıların sağlık durumunda iyileşme sağlayabilir mi?".«A suplementação alimentar de glutamato monossódico pode melhorar a saúde dos idosos?».
Sovyet sağlık prensibi 1918 yılında Sağlık Halk Komiserliği tarafından oluşturulmuştu.O princípio soviético de assistência médica foi concebido pelo Comissariado do Povo para a Saúde em 1918.
Mısırlı sağlıkçılar her türlü gastroentestinal tedavi için safranı kullanırdı.Os curandeiros egípcios usavam o açafrão para tratar todas as variedades de distúrbios gastrointestinais.
Adventistler çok sayıda hastane ve sağlık kurumu işletmektedir.Os Adventistas administram um grande número de hospitais e instituições relacionadas a saúde.
Bormann ise Göring'in sağlık nedenleriyle istifa ettiğini radyoda bir anons yaparak duyurdu.Bormann anunciou, via rádio, que Göring se tinha demitido por razões de saúde.
Hangi özellikler baskının sonucu, hangileri de sağlıklı ve otantik?" diye yazar.Quais são os traços da opressão e quais são saudáveis ​​e autênticos?"
ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı.Departamento de Saúde e Serviços Humanos dos Estados Unidos.
Bu sağlık sorunları sonucunda 8 Temmuz 1937 yılında Yokohama'da hayatını kaybetti.Esses problemas de saúde levaram à sua morte, na manhã de 8 de julho de 1937, em Yokohama.
Levi 1952-1970 Danimarka Ulusal Sağlık Kurulu danışmanı oldu.Levi foi consultora do Conselho Nacional de Saúde da Dinamarca entre 1952 a 1970.
Sidse Babett Knudsen Elizabeth Sinskey, Dünya Sağlık Örgütü Görevlisi.Sidse Babett Knudsen como Elizabeth Sinskey, chefe da Organização Mundial da Saúde.
Avrupa'da KOAH sağlık harcamalarının %3'ünü oluşturur.Na Europa, a DPOC é responsável por 3% das despesas de saúde.
Ve bu gerçekten sağlıksız, işlevsiz bir ilişki.E é um relacionamento realmente nada saudável.
John Harvey Kellogg Adventist sağlıklı beslenme çalışmasını başlatanlardan biriydi.John Harvey Kellogg foi um dos pioneiros que trabalhou na área da saúde.
Ma Eun-jin'nin şirketi Clear Company dördüncü bölümde sağlık nedenlerinden dolayı ayrıldığı açıklandı.Ma Eun-jin, da Clear Company, entrou e deixou o programa no quarto episódio, devido a problemas de saúde.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Apesar de sua saúde, ela continuou a escrever prolificamente.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Dormir com animais também piora a qualidade do sono.
O’Kelley suçlu bulunsa da sağlık sorunları nedeniyle cezası indirildi ve 1902’de serbest kaldı.A sentença de O'Kelley foi comutada por causa da sua saúde e ele foi solto em 3 de outubro de 1902.
1948 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak kuruldu.1948 — A Organização Mundial da Saúde é criada pelas Nações Unidas.
Bununla birlikte, daha fazla sağlık sıkıntısı, 1961 ve 1962 başlarında revizyonları yavaşlattı.Porém, outros problemas de saúde acabaram por atrasar a revisão final em 1961 e no começo de 1962.
Saglıkocagı var da biz niye bilmiyoruz.Excesso de cautela, quem sabe.
Ofelia: Alfea'nın sağlık görevlisidir.Enfermeira Ofelia: trabalha na enfermaria de Alfea.
Genel olarak, Pomeranian sağlam, sağlıklı bir köpek ırkıdır.No geral, o lulu-da-pomerânia é um robusto e saudável cão.
Protokolün şifreleme açısından sağlıklı olduğu sonucuna vardılar.Ele conclui que a hospitalização foi comportamental.
Kaliforniya Üniversitesi - Los Angeles Sağlık Araştırmaları (2011, 12 Eylül).University of California – Los Angeles (11 de outubro de 2010).
26 Temmuz 1934 yılında Gustavo Capanema, Eğitim ve Sağlık Bakanlığı görevine atandı.Em 1934, Gustavo Capanema assumiu o Ministério da Educação e Saúde.
7 Nisan - Dünya Sağlık Örgütü kuruldu.7 de abril — A Organização Mundial da Saúde é criada pelas Nações Unidas.
İyi sağlık durumu : İnsanların sağlaıklı olması sağlanmalı ve her yaşta sağlıklı olmak desteklenmelidir.Assegurar vidas saudáveis e promover o bem-estar para todos e em todas as idades.
Nebülizasyon, sağlık durumu daha kötü hastalar için kullanım kolaylığı sağlayabilir.A nebulização pode ser um método mais fácil para aqueles que se encontram em piores condições.
Mevcut Sağlık Bakanı Filiz Besim'dir.A atual ministra da Saúde é Marta Temido.
Sağlık ocağıbulunmaktadadır.Saúde em Debate.
Ayrıca 10 tane özel hastane ve 24 sağlık ocağı (Aile Sağlık Merkezi) bulunmaktadır.Além disso, também trabalha na saúde (quatro hospitais e 25 clínicas).
Sağlık durumu nedeniyle görevden ayrıldı.Renunciou ao cargo por motivo de saúde.
Sağlık ocağı vardır (sağlık evi vardır ) .O seu nome significa Há uma casa aqui (there's a house here).
Vanga önceki yıllarda oldukça sağlıklıydı, ancak 1939 yılında Plörezi'ye yakalandı.Em 1939 Vanga contraiu pleurisia, embora tivesse sido bastante saudável em anos anteriores.
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.A Organização Mundial de Saúde fornece medicamentos para o tratamento da doença a custo reduzido.
Bu görevi sağlık sorunlarıyla 1999 yılında istifa edene dek sürdürdü.Manteve o posto até sua retirada definitiva em 1991 por problemas de saúde.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.Todavia, passou a sofrer de problemas de saúde.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Manter um ambiente de trabalho seguro e saudável.
Hastalıktan etkilenen insanların çoğu hastalığa yakalandıklarında sağlıklı ve normal kilodadırlar.Pelo contrário: a maioria dos afetados são, e permanecem saudáveis.
Aralık 1930’da Eğitim ve Sağlık Bakanlığı oluşturuldu.Em 1930, foi criado o Ministério dos Negócios da Educação e Saúde Pública.
11 Ocak 2007'den 2 Aralık 2008'e dek Sağlık ve Aile Bakanı olarak görev yapmıştır.Ministro de Minas e Energia desde 21 de janeiro de 2008.
[ Sağlık evi vardır."Casa de Saúde".
Sağlık ocağı vardır fakat aktif değildir.A rampa de carga existe, mas não é funcional.
Sağlık giderleri GSYİH'nın %2'sidir (2006).Despesas com saúde foi de 2% do PIB em 2006.
Mahallede sağlık ocağı vardır fakat kapalıdır .Existe um posto de polícia na comunidade, mas que se encontra fechado.
Sağlık ocağı vardır yalnız pek kullanılmaz.Possui ainda baias de acesso remoto, apenas raramente utilizadas.
Güve tarafından yenmiş buğdayla yapılan ekmek sağlık için tehlikelidir.O alto consumo de alimentos com salitre é prejudicial à saúde.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak görülmektedir.No entanto, a vacinação é recomendada pela Organização Mundial de Saúde.
Üçüncü gerekçe sağlıkla ilgilidir.A terceira questão é a privacidade.
Gerekçe olarak da sağlık problemleri gösterildi.Também foram feitas menções a problemas na área da saúde.
Eğitim ve sağlık hizmetleri yetersizdir.A infraestrutura e os serviços são inadequados.
24 Ağustos'ta sağlık nedenlerinden dolayı SM Entertainment'a kontratını sona erdirmek için dava açtı.Em 24 de agosto, ele apresentou uma ação judicial contra a SM Entertainment para encerrar seu contrato.
2004 yılında sağlık sorunları sebebiyle siyaseti bıraktı.Em 2003, afastou-se da política para tratar de seus problemas de saúde.
İlgili Sayfalar