sağlık ile cümle
sağlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1879 yıllından sonra sürekli olarak sağlık sorunlarıyla boğuştuğu.After 1874 he was constantly in failing health.
Sağlıklı bir makaroni pengueni bir yumurtlama döneminde iki yumurta bırakır.A fertile macaroni penguin will lay two eggs each breeding season.
Köyümüz Sağlık Ocağı ve personeli için Lojmanı mevcuttur.The Health Lodge houses the Health officer and staff members.
Protokolün şifreleme açısından sağlıklı olduğu sonucuna vardılar.They concluded that the protocol was cryptographically sound.
Sağlıklı niyetler oluşturma yeteneği de sona erer.The need to build healthy institutions comes into play as well.
Dünya Sağlık Örgütü günlük besinin en fazla %10’u geçmemesini tavsiye etmektedirler.The World Health Organization recommends that this number should be no higher than 10%.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.The program encourages healthy eating.
Avustralya kafilesinde sporcuların yanında, 418 hakem ve 38 sağlık personeli vardı.In addition to competitors, 418 officials and 38 medical personnel were part of the Australian team.
Sağlıklı yaşam için yapılan spor insan sağlığını tehdit etmemelidir.The average daily exposure does not pose a threat to human health.
T.C. Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı ilk Türk ürünüdür.It is the first Turkish medical product officially accredited by the Turkish Ministry of Health.
Çocukluğunda oldukça sağlıklı olsa da Aralık 1984'te şiddetli zatürre hastalığına yakalandı.Healthy for most of his childhood, White became extremely ill with pneumonia in December 1984.
Fakat idam cezası sağlık sorunları sebebiyle kaldırıldı.However, the case was dropped on health grounds.
Sağlık merkezi vardır.Here is a Healthcare centre.
Sağlık hizmetini Mobil Aile Hekimi haftada 3 gün vermektedir.Residents receive support from a support worker 3 hours per week.
Sezona sağlık sorunları nedeniyle devam edemedi.The season was not finished due to security issues.
Sağlık ocağı ve sağlık vardır.Bilje i zdravlje.
Sağlıklı hale getir: Alanı temiz tut.Clean it Fast, Clean it right.
Sağlık ocağı ekipmanı ve sağlık evi vardır.A room contains equipment for health activities and body building.
Sonradan Eğitim ve Sağlık Bakanı oldu.He was later appointed Minister for Education and Health.
Sağlık ocağı bulunmakta olup 1 personel bulunmaktadır(hemşire) ve sağlık evi yoktur.There is only one health clinic (with a non-resident doctor) and one school.
Halkın Doktoru Madalyası Yüksek Sovyet Başkanlığı adına Sovyet Sağlık Bakanlığınca verilirdi.It was conferred by the Supreme Soviet's presidency on behalf of the Ministry of Health.
Sağlık ocağı vardır ancak sadece 1 ebe vardır.They have only one medicine capsule, and only one chance of administering it.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.Our bodies became more healthy.
Cēpacol, boğaz pastilleri dahil olmak üzere farklı sağlık ve hijyen ürünlerini piyasaya sürdü.Cēpacol has released different health and hygiene products including throat lozenges.
Sağlık ocağı'na 2008 Yılında personel atanmıstır.2008 Addressing Stress in National Staff.
Nanotoksikoloji nanomalzemelerin potansiyel sağlık risklerini inceleyen bir dalıdır.Nanotoxicology is the field which studies potential health risks of nanomaterials.
Gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkileri hem sağlıksal hem davranışsal yönde ortaya çıkabilir.Noise pollution affects both health and behavior.
Patecatl: Sağlık ve bereket tanrısı.Light and darkness! bless the Lord.
100.000 metrekarelik sağlık / fitness merkezi kampüsün kuzeybatısında bulunmaktadır.A 100,000-square-foot (9,300 m2) fitness center is located in the northwest of the campus.
"Kemerhisar 2 Nolu Sağlık Ocağı"."Žvejų Street 2".
Sağlık için tapınak.Dancing for Health.
Ulusal Sağlık Sistemi.National Health Service.
Ancak sağlık personeli atanmamaktadır.It’s not just about training DoD personnel however.
O da sağlık problemi olarak görülmeli."We also want it to be viewed as entertainment."
Romanya Sağlık Bakanlığı GUV.roMinistry of Health Ministry of Health on Facebook GUV.ro
Konakçıda ileri düzeyde enfeksiyona ve ciddi sağlık problemlerine neden olur.Unsuspecting consumers face serious health and safety risks.
Bu sektörler finans, ulaşım, medya, kültür ve sanat, eğitim ve sağlık sektörleridir.These accords involved the sectors of finance and economy, culture and education, and the military.
Sağlık ocağı ve sağlık evi de yoktur, en yakın sağlık ocağı Tahtaköprü'dedir.There are no shops or public houses - the nearest are in Colsterworth.
Erkek hemşirelik eğitimi almış ve sağlık görevlisi olarak çeşitli hastanelerde çalışmıştır.He was an uneducated man who worked as a nurse in different hospitals.
Sosyal sağlık, iki zevkli ve işlevsel bakış açısıyla ele alınmıştır .It is useful to consider housing quality under two sub headings physical and social.
Bu görevi sağlık sorunlarıyla 1999 yılında istifa edene dek sürdürdü.He remained in this post until he had to withdraw in 1991 because of serious health problems.
Sağlık İlçede bir Devlet Hastanesi ve bir sağlık ocağı bulunmaktadır.There's dignity in a health clinic or hospital.
1946 yılında Dünyâ Sağlık Teşkilâtı sıtma eradikasyonunu geniş çaplı olarak ele almıştır.In 1964 the Department of Health ordered adequate treatment for the sewage.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.Air pollution in the United Kingdom has long been considered a significant health issue.
Köyde her ailede en az bir kişi herhangi bir sağlık kuruluşuna üyedir.Each family in the village has at least one person in the teaching profession.
Sağlık ocağı ve okul yoktur.There is no shop or school.
Erişim tarihi: 27 Mayıs 2013. ^ "Sağlık Kuruluşları".Retrieved May 27, 2013. "Medici Society".
'Cosby' ile savaşmayız, biz sadece sağlıklı reytingler elde etmek istiyoruz."Stanford Pole Vaulter Turning To Hurdle Races".
PTT şubesi ve PTT acentesi vardır Sağlık ocağı ve sağlık evi hastane vardır.Tabby's Place acts as an adoption center, and hospital and hospice for cats.
Bitkilerin bol çiçek açması ve sağlıklı olmaları için sulanmaları gereklidir.This encourages the wild flowers to flourish and to spread.
Türkiye'de Halk Sağlığı disiplininin kurucusu ve sosyalleştirilmiş sağlık hizmetlerinin mimarıdır.In Northern Ireland they are provided by the Health and Social Care Trusts.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır ancak personel ve malzeme olmadığından kullanılmamaktadır.Hunting is allowed, though there are no staff or facilities available.
Sağlık ocağı var ama hemşire yok,çalışmıyor.It lacks doctors, it lacks nurses, it lacks beds.
Dünya Sağlık ÖrgütüWorld Health Organization
1947 yılında sağlık durumu kötü olmuştu.In 1924, her health deteriorated.
"Hilbert'in Sağlık Kontrolü"."Hilbert's Program".
Sağlık ocağı sağlık evine dönüştürülmüştür.The building has been converted into a nursing home.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Otherwise the vaccine is just recommended for those who are at high risk.
Sağlık sorunları ve yaşlılığı nedeniyle bu görevde zorlandı.Declined due to health problems and advanced age.
Çaylak yılında sağlık sorunları nedeniyle 29 maçta oynayabildi.He had only lost 26 tournament games in 29 years.
İlgili Sayfalar