Almanya'da sağlık hizmeti ücretsiz mi?Is health care free in Germany?
Bir yıldan kısa bir zaman içinde sağlık hizmeti kariyerinize başlayın.Start your health care career in less than one year.
Sağlık hizmetinin pahalı olduğunu biliyoruz.We know health care is expensive.
Herkes uygun fiyatlı bir sağlık hizmetini hak eder.Everybody deserves affordable health care.
Sağlık hizmeti işindeyim.I'm in the health care business.
Yeni bir birinci basamak sağlık hizmeti sunucusu bulmalıyım.I need to find a new primary care provider.
Ulusal Sağlık Hizmetinin başlatılmasıyla dispanserlere artık ihtiyaç kalmamıştı.With the introduction of the National Health Service, dispensaries were no longer needed.
Bir sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından takılması genellikle gereklidir.Fitting by a healthcare provider is generally required.
1920 Arap ayaklanmalarında Hadassah hemşireleri her iki taraftaki yaralılara sağlık hizmeti sağladı.During the Arab riots of 1920, Hadassah nurses cared for the wounded on both sides.
Ancak ücretsiz sağlık hizmeti, uygulamada zorunlu kayıt nedeniyle bazen sınırlı olabilmektedir.In practice, however, free health care is partially restricted because of mandatory registration.
Sağlık hizmetini Mobil Aile Hekimi haftada 3 gün vermektedir.Residents receive support from a support worker 3 hours per week.
'Sağlık hizmetimiz bizi sağlıklı kılar' isteği çok güçlü bir istek.This aspiration that our healthcare keep us healthy is an enormously powerful one.
Ve bunun hakkında düşündüğüm, sağlık hizmetinin herhangi başka bir sistem gibi olduğu.And the way I think about this is that healthcare is like any other system.
İnanıyorum ki, hepimiz bu ülkedeki sağlık hizmeti adına bir hayale sahibiz.I believe that we all have a vision for healthcare in this country.
Bu şekilde yavaş yavaş sağlık hizmetine olan güveni geliştirmek için.So that there would be a very slow way of developing confidence in health care.
Size sağlık hizmeti sağlayanlarla etkileşime geçiş şekliniz artık daha farklı.The ability to interact with your health care provider is different.
Günümüzde, organ yokluğu nedeniyle ciddi bir sağlık hizmeti krizi yaşamaktayız.There's actually a major health crisis today in terms of the shortage of organs.
Biliyorsunuz, bu ülke hep duyduğumuz gibi bu büyük sağlık hizmeti tartışmasının içerisinde.You know, this country is involved as we've all heard, in this great healthcare debate.
Biri nasıl olur da bir sağlık hizmeti sağlar paranın herşey olduğu şu dünyada.How does one supply healthcare in a world in which cost is everything?
Orada nasıl bir sağlık hizmeti veriliyor bilmiyorum.I don't know what kind of healthcare is delivered there.
Yaptı çünkü ulusal sağlık hizmeti olan bir ülkeyi yönetiyordu.She did it because she ran a country that had a national health service.
Bu, müşteri talebi ile yönlenen sağlık hizmetini ortaya çıkıyor, herşeyin başladığı yer de bu.This sets up consumer-driven healthcare. That's where this is all starting.
Sağlık hizmetinin ana çerçevesini indirgeyerek kişisel bir modele çevirmemiz gerekli.We have to shift from this mainframe mentality of healthcare to a personal model of healthcare.
"Sağlık hizmeti... ilk aklınıza gelen kelimeyi söyleyin.""Quick response: healthcare."
Bundaki esas sorun bizim sağlık hizmeti deyince ne anladığımıza, değil mi?And the problem with this is the way we conceive healthcare. Right?
Tüm işletmeler gibi sağlık hizmeti de zedelenmiş drumda ve farklı birşeyler yapmak lazım.Business as usual in healthcare is broken and we've got to do something different.
Sağlık hizmetini nasıl finanse edeceğimiz önemli değil.It doesn't matter how we finance healthcare.
Yani ilk konu kenar mahallelere yüksek kaliteli temel sağlık hizmeti götürmektir.So the first point is bring basic services inside the favelas with high quality.
Yami Lester adında Aborijin bir adam, sağlık hizmeti vermekteydi.A man called Yami Lester, an Aboriginal man, was running a health service.
Bizim buradaki amacımız, hamile kadınlara, yetişkin ve çocuk hastalara sağlık hizmeti vermektir.We are here to give medical care to pregnant women, sick children and sick adults.
Bu rakam Amerika'da saglik hizmeti alamayan tum insanlara yetecek kadar.That's enough to provide care to all the people in America who don't have it.
"Geoff, bu sağlık hizmetini neden veriyorsun?""Geoff, why do you provide these health services?"
Kuzenim Polle, yeterli sağlık hizmeti alamadığı için öldü.My cousin Polle died because he could not get adequate healthcare.
Evlere elektrik geldi. Eğitim düzeyi arttı. Birinci basamak sağlık hizmeti ağı kuruldu.They got electricity in their homes, they increased education and they got primary health care.
Sağlık hizmeti sunmak için özel bir yapı yoktu.There were no private structures for providing health services.
Doktorlar ve diğer sağlık çalışanları bu sağlık hizmetinin bir parçasıdır.Physicians and physician associates are a part of these health professionals.
Çoğu kabile toplumu, nüfusun tamamı için sağlık hizmeti garantisi sağlamamaktadır.Most tribal societies provide no guarantee of healthcare for the population as a whole.
Çatışmalar sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında veya aile üyeleri arasında da ortaya çıkabilir.Conflicts can also arise between health care providers, or among family members.
Sağlık hizmetini Mobil Aile Hekimi haftada 3 gün vermektedir.Elle propose trois services religieux par semaine.
Köylerde sağlık hizmeti vermek amacıyla köy sağlık kuruluşları kuruldu.En los municipios, se construyeron los Centros de Salud Rurales.
Memorial Sağlık Grubu, Türkiye'de özel sağlık hizmeti veren işletme.Los menonitas tienen seguro médico privado y están muy bien organizados en este sector.
Ancak ücretsiz sağlık hizmeti, uygulamada zorunlu kayıt nedeniyle bazen sınırlı olabilmektedir.Tuttavia tale gratuità appare parzialmente limitata a causa della registrazione obbligatoria.
Sağlık ocağı vardır ancak sağlık hizmeti verilmemektedir.Una patente di guida europea è riconosciuta, ma non vale la copertura sanitaria.
Sağlık hizmeti, gelire bakılmaksızın İngiltere'de ikamet eden herkese verilir.È disponibile senza la prescrizione medica in tutto il territorio britannico.
1920 Arap ayaklanmalarında Hadassah hemşireleri her iki taraftaki yaralılara sağlık hizmeti sağladı.Во время арабских восстаний 1920х годов медсёстры ухаживали за ранеными с обеих сторон.
1920 Arap ayaklanmalarında Hadassah hemşireleri her iki taraftaki yaralılara sağlık hizmeti sağladı.أثناء أعمال الشغب العربية في عام 1920، كانت الممرضات التابعات لهداسا تعتنين بالمصابين من كلا الجانبين.
Bir sağlık hizmeti sağlayıcısı tarafından takılması genellikle gereklidir.عادة ما تكون استشارة طبيب مختص أمرا ضروريا.
İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi 9 anabilim dalında klinik sağlık hizmeti vermektedir.كلية علوم التمريض ( كوستي ) تمنح الكلية درجة البكالريوس في علوم التمريض 9.
Sağlık hizmetini Mobil Aile Hekimi haftada 3 gün vermektedir.Dispõe de um posto do Programa Saúde da Família com atendimento médico de três vezes por semana.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.Przetwórstwo żywności stanowi 4,7% całości sektora przemysłowego.
Sağlık hizmeti, gelire bakılmaksızın İngiltere'de ikamet eden herkese verilir.Vården är helt kostnadsfri för personer bosatta i Storbritannien.
Sağlık ocağı muhtarlık binasının içerisinde sağlık hizmeti verilmektedir.Uvnitř sídlí ústav sociální péče.
Ülke nüfusunun %24,7'si tam teçhizatlı sağlık hizmeti alabilmektedir.42,7% din populație sunt alfabetizați.
Diplomatik Pasaport taşıyan Kuveyt hükümeti ücretsiz sağlık hizmeti ve ücretsiz eğitim alma hakkına sahiptir.Guvernul lui Stalin a pus un accent mare pe asigurarea de servicii medicale gratuite.
Ancak ücretsiz sağlık hizmeti, uygulamada zorunlu kayıt nedeniyle bazen sınırlı olabilmektedir.Namun, pada prakteknya, biaya kesehatan gratis dibatasi sebagian karena registrasi wajib.
Sağlık ocağı vardır fakat içinde sağlık hizmeti verecek sağlık personeli yoktur.Mereka di beri persediaan makanan, tapi tidak ada tenaga yang menangani kesehatan mereka.
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.Cô còn thổ lộ việc thiếu điều kiện chăm sóc sức khỏe miễn phí tại Hoa Kỳ khiến cô "cực kỳ giận dữ".
Köylerde sağlık hizmeti vermek amacıyla köy sağlık kuruluşları kuruldu.また農村部の医療を担える人材を地域で育てようと農村医科大学の設立を目指した。
Sağlık ocağı muhtarlık binasının içerisinde sağlık hizmeti verilmektedir.保健衛生部内に保健所準備室を設置。
ABD'de ücretsiz sağlık hizmeti verilmemesini eleştirerek bunun "tam anlamıyla bir delilik" olduğunu söyledi.她还表示,美国缺乏免费医疗把她“彻底搞疯”。